Bayrak
17 Recep 1429
20 Temmuz 2008, Pazar
17 Recep 1429
20 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 29 (2 Kayıtlı ve 27 Misafir) bulunmaktadır.

Online  muhakematçı


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Ebu-zer
Tecrübeli Üye
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 181


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 162 konuda 576 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"Şeyh MUHAMMED MUTA EL-HAZNEVİ" (kuddise sirrehu)

Şeyh Muhammed Muta'nın(kuddise Sirrehu) Kısa Hayatı



seyhmuta2.jpg


Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla;Hamd tüm alemi sevgi üzerinde var eden,dünyayı kendisini çok seven ve O'nun tarafından çok sevilen dostları ile şereflendiren,böylece insanlar üzerindeki rahmetini gösteren Yüce Allah-u Teala'ya, salat ve selam sevginin en yüce öğretmeni,tüm aşıklarının serveri, alemin gözbebeği,en çok sevilen kul olan yüce resul Hz.Muhammed Mustafa'ya ve onun aşkıyla yanıp tutuşan ariflerin, kendilerine silsilelerini bağladıkları ashabı güzinine ve pak ehl-i beytine olsun.

Bilindiği gibi Nakşi-Haznevi tarikatı İslam dinini en kamil bir şekilde yaşamanın yoludur. Bu yol dini mübini tüm hurafelerden ve yanlış yorumlardan azade bir şekilde ihya etmenin yoludur.

Haznevi imamları hepsi seçkin birer alim,zamanın icaplarını bilen ve ona göre davranan birer irşad edici ve yol gösterici,alanlarında otorite olan zat-ı kiramlardır.

Yapmış oldukları hizmetin büyüklüğü sebebi iledir ki isimleri tüm dünyaya yayılmış ve her yerde hayırla anıla gelmişlerdir.

Yüce Allah emaneti kutsal kitabımızda bildirdiğine göre, yere ve göklere teklif etmiş ama onlar bunun ağırlığının doğuracağı sorumluluğu kaldıramıyacaklarını anlayıp,onu yüklenmekten kaçınmışlardı.Emaneti yüklenen insanoğlu olmuştur.

Bu ağır vazife,öyle bir şey idi ki yüce Resulün(a.s.) ifadesi ile onun belini bükmüştü.



İslam bir nurdur.

Bir emanettir.

Onu bir elbise gibi üzerine giyeni nurlandırır.

Ona izzet ve şeref kazandırır.İman da bir nurdur.

Onu kalbine yerleştireni,öylesine yüceltir ki Yüce Allah (c.c.) o kişiyi cemalini göstermekle mükafatlandırır.

İhsan da bir nimet ve büyük bir emanettir.

Yüce Allah'ı görüyormuş gibi ibadet edeni,ilahi marifetlerle ve muhabbetullah ile şereflendirir.

İnsan bu yücelikleri yaşadıkça ister ki etrafındakiler de bunları yaşasınlar.Bu nedenle etrafına gayret elini uzatır.

Öncelikle kendisine emanet edilen eş ve çocuklarına yönelir ve onları en güzel bir şekilde yetiştirmeye çalışır.

Bu yolda çok sıkı ve gayretli çalışırsa, kendisinde sadır olan nurların onlarda da ortaya çıktığı görülür.

Bir topluluk bu halini korudukça,yani ilahi emanetlere sahip çıktıkça,o nisbet onlarda kalmaya ve daha da fazlalaşmaya başlar.

Bir topluluk kendilerinde olanı değiştirmedikçe,Allah (c.c.) onlarda olanı değiştirecek değildir.

Şeyh Ahmed Haznevi(k.s.) hazretleri yüce İslam dinini,sünneti seniyyeyi ve tarikatı aliyenin düsturlarını yaşama konusunda son derece gayretli ve titiz bir zat idi.

Öylesine gayretli idi ki gece ile gündüz, bu yolda onun için aynıydı.Uyku nedir,yorulmak nedir bilmez nurani ve irfani bir zat idi.

Yüce Allah (c.c.) onun ilahi emanetlere gösterdiği bu derin bağlılıktan dolayı,ona eşine ender rastlanır evlatlar ve torunlar bahşeyledi.

Oğulları Şeyh Masum (k.s.), Şeyh Alaaddin (k.s.) ve Şeyh İzzeddin(k.s.) ile torunu olan Şeyh Muhammed (k.s.) hepsi birer ilahi armağan idiler.

Onlarda bu yolda çok ama çok gayret gösterdiler. İnsanları irşad etmek ,yüce kitabımız Kuran-ı Kerim'in emirlerini yaymak,ilahi ve irfani değerlerle yeni bir sayfa açmak için çok himmet gösterdiler.Vazifelerini hakkıyla yerine getirdiler.

Yüce Allah(c.c.) onların bu gayret ve çabalarını boşa çıkarmadı.Onların vefasına karşılık olarak,Şeyh Muhammed Muta (k.s.) hazretlerini bir hediye olarak sundu.

Şeyh Muhammed Muta(k.s.) hazretleri Allah-u Teala'nın kendisine özel yetenekler verdiği,Haznevi ailesinin şerefini onun eliyle daha da yükseltmek istediği arif-i billah yüce bir şahsiyettir.

Tel Maruf'ta bulunan İslami ilimler medresesinde eğitimin tamamlamış ve babası Şeyh Muhammed Haznevi(k.s.) hazretlerinin elinden icazetlerini almıştır.

Şeyh Muhammed Haznevi(k.s.) hazretleri sarıklarını kendi elleri ile sarmış,gözyaşlarına hakim olamamış ve başka bir münasebette ; ‘Sana öyle bir sarık giydireceğim ki benimkinden daha büyük olacak.'buyurarak irşadının ve yapacağı hizmetlerin büyüklüğüne işaret etmişlerdir.

Şeyh Muhammed (k.s.) hazretleri yurtiçi ve yurt dışında katıldığı tüm etkinlik ve münasebetlerde Şeyh Muhammed Muta (k.s.) hazretlerini özel bir görevle görevlendirmedikçe yanlarından ayırmazlardı.

Onu her gittiği yere götürür,onunla istişare eder ve bu yolun tüm inceliklerini,Haznevi mürşidlerinin,bu büyük imamların yolunun tüm prensiplerini ve hikmetlerini kendisine gösterirlerdi.

Hayatlarının son demlerine doğru, tarikatın pek çok önemli işlerinin yürütülmesini Şeyh Muhammed Muta (k.s.) ‘ya devretmişlerdi.

Öyleki kendisine danışmaya gelen pek çok kişiyi Şeyh Muhammed Muta'ya (k.s.) gönderiyorlardı.

Onun makamından kuşkuda bulunanlara bir defasında şöyle söylemişlerdi:

'O başındaki saçtan ayağındaki tırnağa kadar akıl doludur.

'Bu en seçkin bir makamdan,Şeyh Muhammed Muta'nın(k.s.) ne kadar ferasetli,ince görüşlü, hikmetli, tedbir sahibi,zeki,olgun ve ileri görüşlü bir zat olduğunun beyanıdır.

Bilindiği gibi bir makama gelmek,bir kurum veya toplumun başına geçmek üç şekilde olmaktadır.Birincisi atama yolu iledir.

Mesala bir okula, bir müdürün atanması veya bir ile, bir valinin atanması gibi.İkincisi seçim yolu iledir.Bir köye bir muhtarın veya bir beldeye yada derneğe bir başkanın oylama ile seçilmesi gibi.

Üçüncü yol ise,bir uzman ve otoritenin bu vazifeye ehil olan şu zattır diye göstermesi iledir.

Sahasında söz sahibi olan birinin söylediği bir söz ve verdiği bir hüküm, o sahanın yabancısı binlerce insanın görüşünden ve zannından daha üstündür.

Tarikat, ilahi marifetlerin ve yüce hikmetin talim edildiği bir yoldur.

Bu yolun yürütücüsü olan mürşitler,bu ilimlerde söz sahibi olan şahsiyetlerdir.


Kamil-i mükemmel bir zat olan Şeyh Muhammed Haznevi(k.s.) hazretleri dini ihya etme,tasavvuf,irşad ve irfani ilimler alanında tam bir otorite olarak yüce vasiyetlerinde , kendilerinden sonra bu vazifeleri yapabilecek zatı Şeyh Muhammed Muta (k.s.) olarak göstermişler ve onu halifelik ile mükafatlandırmışlardır.

Onu yani Şeyh Muhammed Muta'yı (k.s.) son derece vakur,tevazu sahibi,sabırlı,halim, müritlere ve tüm Müslümanlara karşı son derece şefkatli,onları korumaya çalışan,kamil ve mükemmel bir şahıs olarak göstermişlerdir.

Bu şehadet her şeyin üstünde ve sağlam bir delildir.

Konu Ebu-zer tarafından (13.02.2008 Saat 17:04 ) değiştirilmiştir..
eski 13.02.2008, 16:42 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:08 .