13 Şevval 1429
13 Ekim 2008, Pazartesi
13 Şevval 1429
13 Ekim 2008, Pazartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 21 (6 Kayıtlı ve 15 Misafir) bulunmaktadır.

Online   barika, DeRCan, MafraK, rüya, turkish
Tekil Mesaj gösterimi
molla
Şeref Üyesi
 
molla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 239




Teşekkür etti: 39
Teşekkür aldı: 140 konuda 373 kere
kucult  büyük
Kâfirlere Benzemek

Kâfirlere Benzemek


Başına, —mecûsî'nin giydiği— şapkayı giyen kimse, kâfir olur. Ancak, sıcağı veya soğuğu def için giyerse; bu müstesnadır.

Beline, zünnar kuşanan (= bağlayan) kimse, kâfir olur. Ancak, bunu, harbde, foîle olarak kuşanmış olması müstesnadır.

Bir kimse: "Mecûsî, benim içinde bulunduğum, şu hâlimden iyidir." dese; veya,

"Nasranîlik (= hiristiyanhk), mecûsilikten hayırlıdır." dese; —"Mecusîlik, hıristiyanlıktan şerlidir." sözü hâriç— veya, "Hıristiyanlık, Yahudilikten hayırlıdır." dese; veya, "Senin yaptığın işten, küfür muamelesi hayırlıdır. " dese; bu hal*lerin hepsi de, küfürdür.

Ancak, Fakıyh Ebû'1-Leys: "Bunları söyleyen şahıs, "Içüfrü güzel görürse, kâfir olur." şeklinde, bir kayıt koymuştur.

Mecûsîlere uyup, nevrûz'da, onlarla birlikte çıkıp, o günde, onların yaptığını yapmak küfürdür.

Bir kimse, yemek, içmek için değil de, sırf nevruz gününe ta'zim olsun diye, başka zaman satmadığı, bir şeyi, satmak sebebiyle de, kâfir olmuş olur.

O gün, müşrikleri ta'zim maksadı ile, onlara, bir yumurta bile hediye etmek küfürdür.

Kâfirlerin işini güzel gören kimse, küfre girmiş olur. Bu, bi'1-ittifak böyledir. Hatta, âlimlerimiz şöyle demişlerdir:

Bir kimsenin: "Yemek yerken konuşmamak, mecûsîden güzeldir." veya "Hayız hâlindeki kadına, cima' yapmayı bırakmak, onlardan daha güzeldir." demesi de, küfürdür. Batını'r-Râık'ta da böyledir.

Bir kimse, bir insanın rızâsı için, o gelirken, bir hayvan kesse veya ona benzer şeyler yapsa; Şeyhu'1-İmâm Ebû Bekr: "Bu küfürdür; kesilen ise, İaşedir; eti yenilmez." demiştir.

Şeyhu'1-İmâm İs m a ti ez-Zâhîdî: "Bir kimse, bir ineği veya bir deveyi hacı veya gazi dönünce —sırf onun rızâsı için— keserse; âlim*lerden bir topluluk: "Bu küfürdür." demişlerdir. Fetâvâyi Kâdîhân'da da böyledir.

Bir kadın, beline ip bağlasa ve: "Bu zünnardır." dese; kâfir olur. Hûlâsa'da da böyledir.

Bir kimse; başka bir kimseye —farsca olarak—: "Senin bu yaptığın işten, mecûsî daha güzeldir." dese; âlimler: "Eğer, bu sözü ile, o işin kötülüğünü kasdetmişse; kâfir olmaz." dermişlerdir. Fet&vâyi Kâdîhân'da da böyledir.

Bir kimse: "Küfür, hıyanetten daha güzeldir." dese; ekserî âlimler: "Böyle diyen kimse, kâfir olur." demişlerdir. Muhıyt'te de böyledir.

Ebû Kasım cs-Safâ da, bununla fetva vermiştir. Htolâsa'da da fböyledir.

Bir kimse, bir kadmı dövse; kadın: "Sen^ müslüman dgğil misin?" deyince, o da: "Evet. Ben müslüman değijjn," dese; Şeyhu't-İmâm Ebû Bekir Muhammed bin Fadl: "Bu kimse, bu sözle kâfir olmaz." demiştir.

Bazı âlimlerimizin şöyle dediği rivayet olunmuştur: Bir kimseye: "Sen, müslüman değil misin?" denilince; o: "Hayır." cevabını verse; bu söz, küfür olur. Fetâvâyî Kâdîhân'da da böyledir.

Bir kadın, kocasına: "Sende, hamiyyet ve İslâm dîni yok mu? Yabancılarla, beni yalnız bırakıyorsun." dediğinde kocası: "Gerçekten, bende, hamiyyet ve îslâm dîni yoktur." dese; bu şahıs, mutlaka kâfir olur; denilmiştir.

Bir kimse, karısına: "Ey kâfire! Ey yahudiî Ey mecûsî! der; kadın da: "Ben öyleyim." veya "ben öyleyim; talâkımı ver." yahut "Öyle oljmasam, seninle beraber olur muyum?" veyahut da: "Öyle olmasam; senin eşin olur muyum?" karşılığını verirse; kâfir olur.

Fakat, kadın: "Öyle isem; beni nikâhının altında tutma." derse; bu durumda, "kâfir olmaz." diyenler olduğu gibi; "kâfir olur" diyenler de vardır.

Sahih olan, "kâfir olmaz." diyenlerin kavlidir.

KâdTI-İmâm Cemâlü'd-Dîn de, bunula fetva vermiştir.

Buna göre, bir kadın, kocasına: "Ey kâfir! Ey mecûsî! Ey Yahûdî!'' der; kocası da: ' 'Ben öyleyim; çık yanımdan!'' derse; muhakkak, kâfir olur.

Eğer koca: "Ben, Öyle olmasam; sen, benimle olmazsın." demiş olursa; bu söz ihtilaflıdır. Sahih olan ise: bu durumda, bu kocanın kâfir olmamasıdır.

Bu koca: "Sen, ona razı olmasan; benimle olmazsın." demiş olsa; bu sözün, küfür olduğu aşikardır. Bunun, hilafını söyleyenler de olmuştur.

Bir kimseye bu sözleri, bir yabancı söylemiş (yani, Ey kâfir! Ey yahudi! demiş) olsa da; bu şahıs da: "Ben Öyleyim, Benimle dost olma." veya "Öyle olmasam; senin dostun ve arkadaşm olmazdım." dese; bu husustaki hüküm de, karı-koca hakkında, yukarıda söyeldiğimiz hüküm gibidir. Muhıyt'te de böyledir.

Bir kimse, bir iş yapmak isteyince, karısı ona: "Eğer, sen, o işi yaparsan; kâfirsin." der; kocası da, onun sözüne itibar etmeyerek; o işi, yaparsa; kâfir olmaz.

Bir kimse, karısına: "Ey kâfire!" deyince; karısı: "Hayır! Belki de, sen kâfirsin." dese; veya kadın, kocasına: "Ey kâfir!" deyince; kocası: "Belki de, sen kâfirsin." dese; aralarına ayrılık düşmez. (Nikâh*ları devam eder.)

Fakıyh Ebû'l-Leys, fetvasında, böyle söylemiştir.Bir kadın, kocasına: "Gılâfm, mecûsi gibi doldu," der; kocası da ona: -"O takdirde, uzun müddet, mecûsî ile beraber durdum." veya "Niçin, mecûsî ile beraber durdun?" derse; —bu sözlerin kocadan olması halinde, bu koca— kâfir olur.

Şayet, koca, karısına; bunları söyleyip "Ey mecûsiyye!" dese; karısı da: "O halde, ne için bir mecûsiyyeyi, bu kadar zamandır, yanında tuttun?" dese; o da, kelam-ı küfür söylemiş olur.

Bir kimse, yabancı bir müslümana: "Ey kâfir!" veya bir yabancı kadına: "Ey kafire!" demiş olsa; söylenilen kimse de; —susup— bir şey söylemese;

Veya, bir kadın, kocasına: "Kâfir"; dese de, kocası bir şey söyle*mese;

Yahut, bir kimse, karısına: "Kâfire" dese de; kadın, bir şey söyle*mese; Fakıyh Ebü Bekir el-A*meş: "Bu sözün sahibi, kâfir olur." demiştir.

Diğer Belh âlimleri ise: "Kâfir olmaz." demişlerdir.

Bu gibi mes'elelerde fetva: Eğer, bu sözü söyleyen kimse; şetmi ( = sövmeyi) murad ediyor ve onun kâfir olduğuna itikâd etmiyorsa; kâfir olmaz. Şayet, onun kâfir olduğuna itikad ediyorsa; işte, bu durumda, kâfir olur. Zehıyre'de de böyledir.

Bir kadın, çocuğuna: "Ey yahudinin oğlu!" veya "Ey mecûsî'nin oğlu!" dese; âlimlerin çoğunluğu: "—Bu kadın— kâfir olmaz." demişlerdir. Bazıları ise: "Kâfir olur." demişlerdir.

Bir erkeğin, bu sözlerle, çocuğuna hitap etmiş olması hâlinde; âlimler, kâfir olup olmayacağı hususunda ihtilâf etmişlerdir. Esahh olan ise, kâfir olmamasıdır. Ancak, bunun için, bu sözü ile, kendisisin kâfir olduğunu kasdetmemiş olması gerekir. Fetâvâyi Kâdîhân'da da böyledir.

Bir kimse, hayvanına: "Ey kâfirin hayvanı!" dese; bi'1-ittifak kâfir olmaz.

Bir kimse, bir başkasına: "Ey kâfir!"; "Ey yahudü"; "Ey mecûsî!" deyince; o şahıs: "Buyur." dese; kâfir olur. Keza, bu şahıs: "Evet" dese; yine kâfir olur. Ancak, bu şahıs, söyleyene: "Sensin." dese veya susup bir şey

söylemese; kâfir olmaz.

Bir kimse, başkasına: "Kâfir olmamdan korktum." dese; kâfir olmaz.

Ancak: "O kadar çok eziyet ettin ki, kâfir olmayı istedim." dese; kâfir olur.

Bir kimse: "Bu zaman, müslümanlıkla uğraşılacak zaman değil; belki de, kâfirlik zamanıdır." demiş olsa; kâfir olur; denildi.

Muhıyt Sahibi: "Bu, bizim indimizde, isabetli değildir." demiştir.

Nâtıfi'nin Vâkıâü'nda, şöyle denilmiştir:

Bir müslümanla bir mecûsî, bir yerde dururken; bir adam, mecû-siye: "Ey'Mecûsî!" diye çağırınca, müslüman cevap verse; eğer, her ikisi de, aynı işi yapıyorlar idiyse; müslüman da, bu iş için çağırıldığını veh-metmişse; kâfir olmaz. Aynı işi yapmakta değillerse; bu şahsın küfrün*den korkulur.

Bir müslüman: "Ben mülhidim."dese; kâfir olur.

Şayet: "Ben, onun küfür olduğunu, bilmiyordum." dese bile; bu sözünden dolayı, mazur sayılmaz,

Bir kimse, bir söz söyleyince; bir toplum, onu küfür zanneder; hakikatta» bu söz küfür olmamakla beraber; ona: "Sen küfrettin; senin karın boş oldu." denilir; o da: "Benim, kâfir olduğumu; karımın da, boş olduğunu farzet!" derse; kendisi, kâfir; karısı, boş olur. Füsûlü'l-Imâdiyye'de de böyledir.

Yetîme'de şöyle denilmiştir: Babama sordum:

— Bir kimse: "Ben firavunum." veya "Ben iblisim." derse;

durumu ne olur?

O, şu cevabı verdi:

— Kâfir olur. Tatarhâniyye'de de böyledir.

Bir kimse, bir fasıka öğüt verir; ona tevbe etmesini söyler; o da, bu şahsa: "Bundan sonra, her zaman, başıma mecûsî şapkası koyacağım." derse; kâfir olur.
eski 30.09.2006, 13:31 molla isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:35 .