7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 33 (4 Kayıtlı ve 29 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Atmaca, Payitaht Dagistan,
Tekil Mesaj gösterimi
MafraK
kûnfeyekûn
(Konuyu Başlatan)
 
MafraK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.871




Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.480 konuda 4.936 kere
kucult  büyük
“ERKEĞİN
KALBİNE GİDEN YOL
MİDESİNDEN GEÇER”


AYIPTIR, yazıktır, günahtır! Erkek milletini aşağılayan lafların en birincisi de budur. Efendim, Cenab-ı Hak, vücud makinesini ne şekilde yaratmış bellidir. Ağızdan içeriye girmek saadetine nail olan nimet, orda öğütüle öğütüle mideye kadar gider. Midede kışrı ile lübbü—bir kez daha— birbinden ayrılır ve faidelisi tutulup, faidesizi en kestirme yoldan dışarıya atılır. İmdi bu sözü ağızlarına pelesenk edenler, iş bu mideden kalbe giden hangi yol var imiş, göstersinler!
“Canım kalpten kasıt, bir et parçası değildir. Sevmek mahallidir” der, kendilerini savunmaya kalkar iseler, o daha büyük hezeyandır!
Zira, çiçeği sevmek, böceği sevmek, insanı sevmek, anayı babayı sevmek, evladı, yarı yaranı sevmek, Kitabı, Peygamberi sevmek ve dahi Allah’ı sevmek mahalli olan kalbe, bir zeytinyağlı dolmaya ram olmak yaraşır mı?
Sırf, iyicene terbiye edilmiş diye, bir tas çorbanın ardına düşen kalp, aslında nerelere düşmüştür?
Bir er kişi, kalbini bir tepsi künefeye satar mı? Sevmek bu kadar ucuz mudur?
Hem, “Erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçer imiş” diye, kendilerini mutfaklara gömen hatun kısmısı, ne büyük bir aldanış içindedir. Onlara da, yazıktır!
“Dolma saracağım, börek açacağım, yahni kaynatacağım...” diye sabahından akşamına kadar mutfak tezgahının üzerinde inim inim inleyen taife-i nisaya merhamet ediniz. Muhabbetinize, yemek-içmek gibi dünyevî lezzetler ile kota koymayınız.
Mübarek Aişe annemizin naklettiğine göre, önüne konan hiçbir yemeğe karşı beğenmemezlik etmeyen Resul-i Ekrem Efendimiz’i (asm), bu meselede de rehber etmekliğimiz gerektir.
Hem, herbir nimeti, Rezzak’ımızın bir lütfu bildikten sonra, “sirke ne güzel katıktır!”
Hem, iki gönül bir olursa, tarhana çorbasından âlâ çorba, makarnadan leziz yemek, kimin aklına gelir. Ancaaak, üzerine ceviz yağı gezdirilmiş, çerkez tavuğu için, bir miktar ekistra muhabbet etmenin, zararı yoktur kanaatindeyim.
eski 21.02.2008, 15:44 MafraK isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 12 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:43 .


Page generated in 0,94037 seconds with 13 queries