| kûnfeyekûn (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.871
Teşekkür etti: 1.174
Teşekkür aldı: 1.480 konuda 4.936 kere
|
“ERKEĞİN KALBİNE GİDEN YOL MİDESİNDEN GEÇER” AYIPTIR, yazıktır, günahtır! Erkek milletini aşağılayan lafların en birincisi de budur. Efendim, Cenab-ı Hak, vücud makinesini ne şekilde yaratmış bellidir. Ağızdan içeriye girmek saadetine nail olan nimet, orda öğütüle öğütüle mideye kadar gider. Midede kışrı ile lübbü—bir kez daha— birbinden ayrılır ve faidelisi tutulup, faidesizi en kestirme yoldan dışarıya atılır. İmdi bu sözü ağızlarına pelesenk edenler, iş bu mideden kalbe giden hangi yol var imiş, göstersinler! “Canım kalpten kasıt, bir et parçası değildir. Sevmek mahallidir” der, kendilerini savunmaya kalkar iseler, o daha büyük hezeyandır! Zira, çiçeği sevmek, böceği sevmek, insanı sevmek, anayı babayı sevmek, evladı, yarı yaranı sevmek, Kitabı, Peygamberi sevmek ve dahi Allah’ı sevmek mahalli olan kalbe, bir zeytinyağlı dolmaya ram olmak yaraşır mı? Sırf, iyicene terbiye edilmiş diye, bir tas çorbanın ardına düşen kalp, aslında nerelere düşmüştür? Bir er kişi, kalbini bir tepsi künefeye satar mı? Sevmek bu kadar ucuz mudur? Hem, “Erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçer imiş” diye, kendilerini mutfaklara gömen hatun kısmısı, ne büyük bir aldanış içindedir. Onlara da, yazıktır! “Dolma saracağım, börek açacağım, yahni kaynatacağım...” diye sabahından akşamına kadar mutfak tezgahının üzerinde inim inim inleyen taife-i nisaya merhamet ediniz. Muhabbetinize, yemek-içmek gibi dünyevî lezzetler ile kota koymayınız. Mübarek Aişe annemizin naklettiğine göre, önüne konan hiçbir yemeğe karşı beğenmemezlik etmeyen Resul-i Ekrem Efendimiz’i (asm), bu meselede de rehber etmekliğimiz gerektir. Hem, herbir nimeti, Rezzak’ımızın bir lütfu bildikten sonra, “sirke ne güzel katıktır!” Hem, iki gönül bir olursa, tarhana çorbasından âlâ çorba, makarnadan leziz yemek, kimin aklına gelir. Ancaaak, üzerine ceviz yağı gezdirilmiş, çerkez tavuğu için, bir miktar ekistra muhabbet etmenin, zararı yoktur kanaatindeyim. |