| Ey içi bozuk adam, iman sahibinden çekin. Onun yanına günah pisliği ile girme. Çünkü o, Allah'ın nuruyla her hâlini sezer. Derûnunda saklı şirki, küfrü ve nifakı anlar. Giydiğin elbise seni onların nazarından saklayamaz. Ne kadar örtülere bürünsen, onlar yine görür.
İyi görmekten mahrum olan, iyi olamaz. Sen bir hevesten ibaretsin, heva peşinde koşanlara sen de karışmaktasın.
Dertli bir şahıs arkadaşına şöyle sordu;
- Bu körlük, ne zamana kadar gider?..
Öbürü cevap verdi;
- Tabib bulununcaya kadar... Yılıp usanmadan bir tabib ara. Bulunca başını önüne koy ve yalvar. O tabib için iyi düşün; kötülük yapacağı aklına gelmesin. Onu töhmet altına almak isteme. Gözün hiç görmüyorsa, yavrunu yanına al. Beraberce tabib kapısına yönel. Bıkma, usanma; onun kapısında bekle. Vereceği her ilâcı itimatla kabul et. Acı gelirse de dayan. Böylece hâlin düzelir ve gözlerin açılır. Bu konuşma medresede yapıldı.
Konuşma tarihi: 5 Şevval 545 (Milâdi, 1150) |