Yemek kültürü de ne oluyor?
Bir zarurettir yemek. Doğru. Ayakta kalmak için yemek zorundayız. Sanat için, muhabbet için yemek yenir mi? Bir tas çorba, bir porsiyon yemek taş olsa kaç saatte öğütülür ki? Elbette donuk bir hayat değil!
Spor, gezi, dinlenme, sohbet, ziyaret… Hepsi gerekli. Ama vaktinde, disiplinli ve istikrarlı olduğu zaman… Âl-i himmet olmalıyız. Büyük düşünmek, iyiyi konuşmak, güzeli aramak zorundayız. Hayatı bıkıp usanmadan yaşamak için alternatifler üretmek, daha kalitelisini geliştirmek zorundayız. “Sonra” diye bir kelime yoktur.
En hileli kelimelerden birisi de “sonra” kelimesidir. Sonra var; ama o sonra mahşer yeridir. Mahşere iman edenin boş vakti hiç olmaz. Şimdi yapılacak bir işin ertelendiği sonra, sadece bir tembelliktir. Bu kelime müsrif bir kelimedir. Vakit programımızı karıştırıyor. Bizi kaçakçılığa alıştırıyor. Sözlüğümüzden kalkması gerek. Boş vaktin mi var?
Bir ilim meclisine, derse katıl.
Zikir yap, Kur’an oku. Nafile ibadet yap. Hasta ziyaret et.
Sıla-ı rahim yap.
İslamî sosyal bir çalışmaya katıl.
Çocuklarınla oyna.
Pencerenin önünde otur, Rabb’inin nimetlerini düşün.
Bir mümine telefon et, duasını al, dua et.
Sıkıntılı birisine moral ver.
Bir hadis ezberle.
Git bir mescidde iki rekât namaz kıl.
Bir mezarlığa git Fatiha oku.
Ananı babanı ziyaret et.
Evini süpür.
Kitaplarını karıştır.
Bir Allah dostuna git, elini öp, duasını al.
Teknolojik veya sanatla ilgili bir faaliyet yap.
Bu karmaşık dünyada nasıl boş kalabildin, onu düşün, anla ve ağla! |