19 Şaban 1429
21 Ağustos 2008, Perşembe
19 Şaban 1429
21 Ağustos 2008, Perşembe
Ayet
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun
Mücâdele-9
hadis
İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek..İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 79 (23 Kayıtlı ve 56 Misafir) bulunmaktadır.

Online  ...SoNsUzLuK..., Almula, canane, DeRCan, devr-i alem, dilerim, Dilnihad, haqperest, hildorgun, kardelen91, kebirulcady06, kelimat, mutasyon, Rifade, sahrud, selimbay, siyahsancaktar, Ubeydetullah, uşaklı Dagistan, efsun hayal


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
Tekil Mesaj gösterimi
leys
Super Moderator
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.631



Yarışma Puanı: 470
Teşekkür etti: 3.231
Teşekkür aldı: 1.395 konuda 5.234 kere
kucult  büyük
Sual:

Sırf olan şeytanların icadı

ve ehl-i imana musallat olmaları

ve onların yüzünden çok insanlar küfre girip Cehenneme girmeleri,

gayet müthiş ve çirkin görünüyor.


Acaba Cemîl-i Alel'ıtlak

ve Rahîm-i Mutlak

ve Rahmân-ı Bilhakkın rahmet ve cemâli,
bu hadsiz çirkinliğin ve dehşetli musibetin meydana gelmesine

nasıl müsaade ediyor ve nasıl cevaz gösteriyor?
Şu meseleyi çoklar sormuşlar ve çokların hatırına geliyor.


Elcevap:

Öyleyse neden, Allah şeytanı ve kötülükleri yaratmış da bize musallat etmiş? Kötülüğü yaratmak kötü, şerri yaratmak da şer değil mi?
şerrin yaratılması şer değildir; şerri işlemek şerdir.
Çünkü Allah bir şeyi şer olsun diye yaratmıyor.
Hayır olsun diye yaratıyor.
Allahın hayır olarak yarattığı şeyleri de bizler hakkımızda şerre çeviririz.


Mesela,
Şeytan ateşten yatılmıştır ve bu konuda en güzel örnek de ateştir.
Ateşin yaratılması şer değildir, ancak ona dokunmak şerdir.
İnsan ateşi muhafaza altına alırsa ondan faydalanır;
aksi halde zarar görür.

Buna bir başka örnek de yağmurdur.
Yağmurun gelmesinin binlerle neticeleri var, bütünü de güzeldir.
Tedbirsizliği yüzünden bazıları yağmurdan zarar görseler,
“Yağmurun yaratılması rahmet değildir” diyemezler
ve “şerdir” diye hükmedemezler.

Şeytanın vücudunda cüz'î şerlerle beraber
birçok herşeyi ilgilendiren hayırlı maksatlar ve kemâlât-ı insaniye vardır.


Evet, bir çekirdekten koca bir ağaca kadar ne kadar mertebeler var; mahiyet-i insaniyedeki istidatta dahi ondan daha ziyade merâtip var.

Belki zerreden şemse kadar dereceleri var.

Bu istidâdâtın inkişâfâtı,
elbette bir hareket ister,

bir muamele iktiza eder.
Ve o muameledeki terakki zembereğinin hareketi,mücahede ile olur.
O mücahede ise, şeytanların ve muzır şeylerin vücuduyla olur.


Yoksa, melâikeler gibi, insanların da makamı sabit kalırdı.

O halde insan nevinde binler envâ hükmünde sınıflar bulunmayacak...

Bir şerr-i cüz'î gelmemek için bin hayrı terk etmek,

hikmet ve adalete münafidir.

Çendan, şeytan yüzünden ekser insanlar dalâlete giderler.

Fakat ehemmiyet ve kıymet,
ekseriyetle keyfiyete bakar;kemiyete az bakar veya bakmaz.


Nasıl ki, bin ve on çekirdeği bulunan bir zat,
o çekirdekleri toprak altında bir muamele-i kimyeviyeye mazhar etse,

ondan on tanesi ağaç olmuş, bini bozulmuş.
O on ağaç olmuş çekirdeklerin o adama verdiği menfaat,
elbette, bin bozulmuş çekirdeğin verdiği zararı hiçe indirir.
Öyle de,
nefis ve şeytanlara karşı mücahede ile,

yıldızlar gibi nev-i insanı şereflendiren ve tenvir eden
on insan-ı kâmil yüzünden

o neve gelen menfaat ve şeref ve kıymet,
elbette, haşarat nev'inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin
küfre girmesiyle insan nevine vereceği zararı hiçe indirip

göze göstermediği için,

rahmet ve hikmet ve adalet-i İlâhiye,

şeytanın vücuduna müsaade edip musallat olmalarına meydan vermiş.

Ey ehl-i iman!
Bu müthiş düşmanlarınıza karşı zırhınız,
Kur'ân tezgâhında yapılan takvâdır.

Ve siperiniz,
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Sünnet-i Seniyyesidir.

Ve silâhınız, istiâze ve istiğfar ve hıfz-ı İlâhiyeye ilticadır.
eski 28.02.2008, 15:00 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
leys isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:45 .


Page generated in 0,34828 seconds with 16 queries