Mehdi Aleyhisselam'ın alametleri şunlardır:
a- Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gömleği,kılıcı ve bayrağı yanındadır.Bayrağı üzerinde "Allah için biat " yazılıdır
b- Yukardan devamlı bir ses gelir: Bu Allah'ın halifesidir tabi' olun.
c- Karşısında kendine uzanmış biat eli vardır.
d- İşaret ettiği kuş eline konar.
e- Kendisine karşı gelen bir ordu, Medine ile Mekke arasında yere batar.
f- Gökten bir nida: Ey insanlar! Münafıkların, zalimlerin, tabii'lerinin sonu gelmiştir. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ümmetliğinden başkasında hiçbir şeref yoktur. Haydi, Mekke'ye doğru!. Mehdi'nin ordusuna iltihak!.
g- Yer küresi içinden madenler,sütunlar gibi kendisine fışkırır.
h- Mekke'de defnedilmiş hazineyi açığa çıkartır; ve Allah yolunda bunları harcar.
I- Musa Aleyhisselam'ın zamanındaki Tabut-us-Sekine, Antakya'nın bir mağarasından çıkartılıp ulaştırılacaktır.
j- Kendisini gören birçok yahudiler dahi müslüman olacaktır.
k- Ve özellikle Horasan tarafından siyah bayraklarıyla yardımına bir ordu ve kavim koşacaktır.
Beyhaki,İ mam Ahmed ve Hakim'in de tahric ettkleri Sevban radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
"Sizler Horasan tarafından gelen siyah bayraklıları gördüğünüz zaman, derhal ona koşun. Çünkü muhakkak onların içinde Allah'ın halifesi (Muhammed bin Abdullah olan) Mehdi vardır."
Aliyy-ul-Kari diyor ki; "Siyahtan murad müslümanların çokluğu olması da muhtemeldir."
Bu dahi kıyametin alametlerinden biridir. Halife olduğu itibariyle büyük bir hükümdardır. Halife kelimesinin Lafzatullaha izafe edilmesinden anlaşılıyor ki, kamil bir insandır. Kendisine vahiy gelmez lakin tabi'leriyle birlikte şehvet ve alçaklıklardan tertemiz ve paktır. Bütün güzel ahlaka sahibtir. Nitekim Münavi de bu hadisin şerhinde böyle demiştir: Hayrete şayan ki Hafız Zehebi,bu hadisi münker; İbnu Cevzi de mevdu' görmüşlerdir. Hafız İbnu Hacer diyor ki: "İbnu Cevzi, bunda isabet etmemiştir, zira hadisin senedinde kizble töhmet altına alınacak bir kimse yoktur." Nitekim Heysümi de Zevaid'de: "Bu hadisin isnadı sahihtir; ricali sükattır." demiştir.
6-Hakim, İbnu Mace ve Tirmizi'nin de tahric ettikleri, Ebû Hureyre'den gelen bir rivayette Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
"Gerçekte Ye'cuc ve Me'cuc her günde güneşin ışığını görecekleri derecede (önlerindeki seddi) kazıyorlar. Başlarındaki olan: "Hadi dönün, yarın kazarsınız." Der. Allah Teala onu (seddi), öncesinden daha muhkemleştirir. Zamanlarına ulaştığı ve Allah da onları insanlar üzerine göndermeyi murad ettiği zamana kadar güneşi görecek derecede (tekrar) kazarlar. Başlarındaki: " Haydi dönün, Şüphesiz yarın kazacaksınız." der İnşallahu Teala diye istisna ederler. Bunun üzerine sedde geldiklerinde bıraktıkları gibi kalmıştır. Onu kazarlar ve insanlar üzerine çıkarlar. Suları içerler. İnsanlar onlardan kal'alarına sığınırlar. Ye'cuc ve Me'cuc oklarını semaya atarlar. Okların uçları şiddetli kırmızı kana bulandığı halde üzerlerine düşer. " Biz yer yüzündeki ahaliyi kahrettik, gök ehline yükseldik " derler. Derken Allah Teala neğaf adlı böceği kafalarına gönderir. (O böcek burunlarından beyinlerine çıkar. Ve) Bununla onları öldürür." Neğaf; koyun ve devenin burnundan beyinlarine çıkan bir böcektir.
Hasılı kıyamet insanların en şerlilerinin başında kopar.O zaman da yer yüzünde Allah Allah diyen kalmayacaktır. Bu hususta dahi birçok hadisler vardır. Nitekim Müslim'in de tahric ettiği Enes Radıyallahu Anh'tan gelen bir rivayette Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellam şöyle buyurdu:
"Yer yüzünde Allah Allah denilmeyinceye kadar kıyamet kopmaz."
İktibas: Dilara yayınları - Ehli Sünnetin Nazarı – |