Konferanslardan...
Bismillahirrahmanirrahim
Ey zirve-i tevhide çıkmak isteyen;nuru irfana talib olan Hak yolcusu!
Bir divan-ı mücazatta toplanacağını,bir mahkeme-i dadda hesap vereceğini iyi düşün!En aciz bir mahlukuhudaya karşı tecavüzün sonunu bil! Bir avuç su bir uykuyu tarumar ettiği gibi.. Zulm ile damlayan bir katre gözyaşı, bir dünyayı harab edeceğini duy! Hükmüilahiye rıza ve Emrihakka inkiyad göster ! Hürmete layık olan kendinden büyüğüne tazim, kendi misline liveçhillah yardım, kendinden küçüğüne rizaenlillah merhamet göster!
Dikkat!
İşte bu hikmetlerin hepsinin doğduğu yer "NAMAZ MÜESSESESİ"dir...Yalnız şunu iyi bil ki, bizim adet halinde kıldığımız namaz değil; ibadet halinde aşk ile duyarak,tadarak kılınan namazdır..
Yoksa kıyamında işiyle meşgul;rükuunda hayaliyle;sücudunda alevere daleveresiyle meşgul olarak fiziki halde kılınan namaz değil!
Namazda tadili erkan şarttır.Zahirde tadili erkan, erkanı mahsusasının hakkını vermek olduğu gibi; enfüste de,Huzuruilahiye girince alemi nasuttan soyunmaktır.
*Esrar-ı Salat-1943
"Musibet zamanı uzundur" denmesinin hikmeti o musibetin sıkıntısının uzunluğu değildir; belki, bir HAYATI CAVİDANI KAZANDIRDIĞINDANDIR. Örfü nasın nazarında musibet zamanı uzundur.Man'ası onun sıkıntısı noktasındadır.Halbuki o müsibetin altında ne büyük nimetler gizlenmiştir.
En büyük musibet ve mazarrat nedir?MUSİBETİ DİNİYYEDİR.Dinine,manana musibet gelirse Allah'a iltica edip feryad et !
Dini olmayan musibetlere gelince; onlara hakikat cephesinden bakılırsa musibet değildirler.ONLAR BİR İHTARI RAHMANİDİR...
Bir kimsenin imanı, delillere bakmıya ve akılla takyide muhtaç olursa, o kimse henüz kitab hakkında şüphesiz bir imana malik değildir.
Onun için AKAİD İLMİ denilen ilm-i kelamdaki bahislerin kaffesi, mülhidleri ve ehl-i bid'attan başkalarını müdafaa ile susturmak içindir.
Yoksa kalblerde, imanın vukuu için değildir.
Ahlak, beşerin tab'ında gizlenmiş bir emr-i meçhul gibidir. Kendi kendine oturur iken kişini ahlakı belli olmaz. İnsanlarla bir araya geldiği vakit mesleği, meşrebi, maksad-ı emeli meydana çıkar. Evet, muhtelif fikirler, mübayin maksadlar bir araya gelip, tabii çatışmalar, çarpışmalar başlayınca, infialat-ı nefsaniyye uyanır, hiddet damarlarına neşter vurulur, söz kızışır, o vakit ahlak mücadelesi başlar, işte ahlakın iyisi, kötüsü burada belli olur.
Din-i İslam;Umur-ı batıniyyede herkese geniş bir hürriyet vermişdir.Zira o,baskı ile itikad-ı vicdaniyyenin değişecegine kani' olmayıp,bil'akis İslam ne kadar soyulur ve üryan edilirse hakiki insanın ona o kadar aşık ve meftun olacağını apaşikar göstermiştir.
Efendi Hazretlerinin Ahlak Konferanslarından alınmıştır...
__________________
İnsanın topraktan,sudan yapılmış olan kısmı değişmez amma ma'nası,siyreti değişebilir.
Tezhib-i ahlak insan içün mümkündür.Olmasaydı mükellef tutulmazdı...
|