Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 50 (11 Kayıtlı ve 39 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, devr-i alem, drkoyuncu, hafsa, kebirulcady06, mutasyon, ta-ha, yaralıyurek, zekai mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Dagistan
Mukallid
(Konuyu Başlatan)
 
Dagistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.355


 
Yarışma Puanı: 900
Teşekkür etti: 4.485
Teşekkür aldı: 1.302 konuda 5.774 kere
Blog-Yazıları: 1
“İsminizi bağışlar mısınız?”

Şeyh İsmâil İzzettin Efendi, Adapazarı’nın Hendek ilçesine bağlı Şeyhler köyünde yaşadı. Kabri de oradadır. Osmânlı ordusu, bu köyün yakınlarında mola verdi bir gün. Komutan çağırdı bir eri.
- Evlâdım, şu ilerideki köye git. Yiyecek bir şeyleri var mı? diye sor bakalım!

Asker giderken, yolda sevimli bir ihtiyar, onu görüp sordu:
- Nereye böyle evlât?

- Şu karşıki köye bey amca.

- Niçin gidiyorsun?

- Kumandanım gönderdi. Erat için yiyecek var mı? diye soracaktım.

- Asker evlâdım, var git kumandanına selâm söyle. Merak etmesin. Ben şimdi gider, istediği şeyleri getiririm.

Ve koştu eve:
- Hanım, yiyecek bir şeyler hazırla çabuk!

- Olur bey, kaç kişiler?

- Canım şöyle birkaç kişilik olsun işte.

Kadıncağız bir ufak tencere “Pilav”la birkaç adet “Çöreği” bir çıkın yapıp, verdi beyine:
- Bunlar yeter mi?

- Yeter yeter.

Bir eline o çıkını, bir eline de bir güğüm ayranı alıp geldi kumandana:
- Paşam! Askerin için yiyecek getirdim.

Kumandan bir ihtiyara baktı, bir de getirdiklerine. Güldü gayr-i ihtiyârî.
- Baba! Şuncağız yemek koca bir orduya yeter mi hiç?

- Yeter yeter. Haydi, bekletme eratı. Bak hem soğuyor yemekler.
Velhâsıl tabağını alan, geldi bu zâtın önüne. O, Besmele ile bir kepçe “Pilav”la, bir “Çörek” koydu her bir erin tabağına. Birer tas da “Ayran” tabii. Binlerce asker, yedi, içti ve doydular.

Sevimli ihtiyar izin alıp giderken, kumandan seslendi:
- İsminizi bağışlar mısınız?

- Mühim değil.

- Lütfen.

- Bana Şeyh İsmâil derler bu havâlide.
Ve kayboldu gözden.



Abdullatif UYAN
eski 02.03.2008, 23:21 Dagistan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #41
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 11 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:02 .