Ed-Dirâye adlı eserin sahibi diyor ki: (Kadınların kendi aralarında cemaat olmaları -imam olan kadının ortalarında olması şartıyla (böyle olursa kerahatle cevaz var, rivayetler böyle)- mekruh oluşu hakkında) Çünkü onların cemaati şayet terki mekruh olan şeriatin emrettiği bir şey olsaydı tıpkı İslam'ın şiarından olan ve ezanla, hutbeyle, cumayla, bayramlarla tahsis edilen erkeklerin cemaatinin yaygın oluşu gibi yaygın olurdu.
Yine onların cemaati haram işlenen şeyi irtikab etmekten hali değildir; çünkü (imam olanının öne geçmesinde (avretin) açılmasının fazlalığı, ortalrında durursa öne geçmenin terki vardır ki, hepsi haramdır (ikincisi lügavi haram).
(Avretin) açılmasının fazlalığı Nur suresinin 31. ayetinde "zinetlerini açmasınlar" nehyinden dolayıdır. Öne geçmenin terki sünnetin hilafına olduğu içindir. Çünkü Nebi sallallahu aeyhi ve sellem ve sahabesinden hiç kimse böyle yapmadı.
Ümmü varaka ve Rabıta'nın hadisine gelince bu da İslam'ın ilk yıllarında (kadınların evlerinde oturmaları emrinden önce) idi veya Ümmü varaka hadisi hakkında ehl-i hadis nezdinde sözler olmakla beraber teallum (öğretmek) için caizdi.
el-Binaye, İmam Ayni, c.2, s. 322.
__________________ Yâ zabiyyâti'l-kâi kulne lenâ
Leylâye min-kunne em Leylâ mine'l-beşer...
(Ey yaylanın ceylanları söyleyin bana
Leyla'm sizden biri mi yoksa beşer mi Leyla!) |