12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 35 (6 Kayıtlı ve 29 Misafir) bulunmaktadır.

Online   DeRCan, kasif_gnc, mdmd, Ninja Kedi Hak-dilaram
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hademe
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.683




Teşekkür etti: 11.129
Teşekkür aldı: 5.005 konuda 25.533 kere
kucult  büyük
Geçim sıkıntısından, İslama uygun olmayan şartlarda kadının çalışmasının caiz olup olmadığı sorulmaktadır.

Şübhesiz talimdeki şartlar, çalışmakta da aranılır. Günlük nafakasını temin edemeyen bir kadın, bu ihtiyacını giderinceye kadar çalışabilir. Fakat en asgarî derecede nafakayı bulan çalışamaz. Müslümanların üç mukaddesâtı vardır: Din; namus; vatan... Vatanı korumakta, kafirle müslüman ortaktır. Amma din ve namusta, müslümanlar ayrıdır... ve bununla tanınır.

Kadınlar hakkında el işi, ev işi güzeldir; cihaddır. Ashâb-ı kiramın hanımlarından bir çoğu yün ve pamuk ipliğini eğirmeyle çalışırlardı. Hazreti Fatıma, el değirmeniyle evinin içinde çalışırdı. Hazreti Es¬mâ kocasının atına ve hurma bahçesine bakardı. İlim ve çalışmak, şartlarıyla otursa üstün şereftir, ayıb değildir. Şayet evin içinde nafakanın temini için çalışma imkanı olmazsa, o zaman dışarda, yukardaki şartlar dahilinde çalışabilir.

Esmâ binti Yezîd el-Ensariyye şöyle anlatır: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gittim ve ona şöyle dedim: "Ben arkamdaki tabi'lerimin, kadın cemaatinin elçisiyim. Onlar dediğim gibi derler. Görüşlerimi beklerler.

Onların haklarını istiyorum. Allah Teâlâ Seni hak bir Peygamber olarak göndermiştir; erkek ve kadınlara.. Biz kadın olarak Sana inandık; tâbi' olduk. Gerçek şu ki, bizim haklarımız kısılmakta.. Örtü içindeyiz; evlerimizin ortasındayız; erkeklerin keyflerine mahku¬muz; çocuklarım karnımızda taşırız; onları doğurur ve sizin çocuklarınızı besleriz. Gerçekte erkekler cemaate gitmekle, cenazeleri kaldırmakla, cihad yapmakla (iaşeyi temin etmekle) üstünlüğü kazanmışlardır. Fakat ci¬hada çıktıkları zaman mallarını biz koruruz; çocuklarını biz terbiye ederiz. Pekala, onların sevablarına ortak olabilir miyiz? Yâ Rasûlallah bize ne buyurursunuz?"

Bunun üzerine Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, etrafındaki ashabın yüzüne bakıyor; derin derin dalıyor... ve: "Dîninden güzelce soran şu kadının sözlerini işittiniz mi?.. Kim bu?.." buyuruyor. Ashab: "Bizden birimiz bunu tanımıyoruz." dediler. Çünkü tepeden tırnağa kadar örtü içinde idi. Sonra Esmâ'ya dönerek: "Ey Esmâ, dön.. Arkandaki tâbi' kadın cemaatine, sizden birinin kocasına güzel bir kadınlık yapmasının; onun rızasını taleb etmesinin; kocasına muvafakat göstermek için ona uymasının, söylediğin şeylere (erkeğin cihad ve cemaat sevabına) muadil olacağını bildir." Esmâ tehlil, tekbirle cemaatine dönerek, Peygamber'in bu müjdesini bildirdi.

Bu hadîs-i şerîften de anlaşıldığı üzere, zamanımızda ihdas edilen kadın yürüyüşü, dînin temeline ters düşen, çirkin bir âdettir. Asker olması da öyle. Çünkü kadın, mecburiyet olmadıkça evinden çıkamaz. Hac veyahud da beşerî bir ihtiyacdan dolayı çıktığı takdirde örtülü olması gerekir. Bağırması doğru değildir. Bezzâr'ın tahric ettiği, Enes radıyallâhu Teâlâ anh'tan gelen bir rivayette ise Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

"Sizden kim evinde oturursa, gerçekte o Allah yolunda cihad eden erkeklerin ameline ulaşır."

Diğer bir rivayette:

"Evinde sizden birinin iş yapması sebebiyle, Allah yolunda erkek mücahidlerin ameline ulaşılır." buyurdu.

Bu hususta birçok hadisler vardır. Mesela:

"Erkek çocuklarınıza yüzmeyi, ok atmayı öğretin. Mü'mine bir kadının evinin içinde ip eğirmesi ne güzel oyundur. Annen baban beraber çağırırlarsa, annene cevab ver." Diğer bir rivayette: "Mü'mine kadının en hayrlı oyunu, ip eğirmesidir." Başka bir rivayette:

"Ebrar olan erkeklerin sanatı terzilik, ebrar olan kadınların sanatı ip eğirmektir." Bir diğer rivayette: "Kadınlarınızı ip eğirmekle süslendiriniz." buyrulmuştur. Binaenaleyh kadının üstün sanatı, evinin içinde nakış, dikiş ve örgüleridir. Bununla nafakayı temin etmek mümkündür. İşte buna da imkan bulamayan, yukardaki şartlarla dışarda çalışır.

Hind bin Mehleb, yani Haccac bin Yûsuf'un hanımı, elinde eğirdiği bir iple uğraşıyordu. Ziyad bin Abdullah el-Kureyşî ona: "Sen bir emîrin kızısın; nedir bu senin elindeki?!." Bunun üzerine Hind şöyle dedi: Ben Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den işittim; şöyle buyurdu:

"Takatçe sizin en boylunuz (çok elişi bileniniz), en yüce sevab kazanandır. Bu (elişi) şeytanı kovar; vehmî ve hayalî konuşmaları keser."

Bugün dışarda çalışmanın tahammülsüzlüğünden birçok kadınlar bunalım içinde. Onların tedavisine de yol gösterilmiştir.

iktibas: İnançlı Gençliğin Şuuru Dilara Yayınları Üstaz İsmail Çetin rahimehullah
eski 30.08.2006, 08:44 Hak-dilaram isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #6
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:08 .