| Hirakl-Ebu Süfyan konuşması Bismillah....
Allah Resûlü, ikinci mektubunu Dihyetü'l-Kelbî ile Hirakl'e gönderdi. Hirakl, Roma İmparatoru idi. Hirakl'e gön*de*rilen mektupta şunlar vardı:
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
مِنْ مُحَمَّدٍ عَبْدِ اللّٰهِ وَرَسُولِهِ إِلَى هِرَقْلَ عَظِيمِ الرُّومِ: سَلاَمٌ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَى.
أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي أَدْعُوكَ بِدِعَايَةِ اْلإسْلاَمِ، أَسْلِمْ تَسْلَمْ يُؤْتِكَ اللّٰهُ أَجْرَكَ مَرَّتَيْنِ. فَإِنْ تَوَلَّيْتَ فَإِنَّ عَلَيْكَ إِثْمَ اْلأَرِيسِيّ۪ينَ. وَ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلاَّ نَعْبُدَ إِلاَّ اللّٰهَ وَلاَ نُشْرِكَ بِهِ شَيْئاً وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً أَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِأَنَّا مُسْلِمُونَ
"Allah'ın kulu ve resûlü Muhammed'den Rum meliki Hirakl'e; Allah'ın selâmı, hidayete uyanlar üzerine olsun! İmdi, Ben seni İslâm'a davet ediyorum. Müslüman ol selâmeti bul. Böylece Allah, senin ecrini iki kat verir. Eğer yüz çevirirsen, kendi yüz çevirişinin yanında, bütün yüz çevirenlerin vebali de sana yüklenir.
'Ey Kitap Ehli, gelin aramızdaki müşterek kelimede birleşelim (Sizinle bizim aramızda mânâsı aynı bir kelimeye geliniz): Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım; ve Allah'ı bırakıp da kimimiz, kimimizi ilâhlaştırmayalım. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse işte o zaman: 'Bizim Müslüman olduğumuza şahitler olun!' deyiniz.'"
Bu sözler Hirakl'e tesir etmişti. O gün orada, Ebû Süfyan da bulunuyordu.. ve hükümdarla Ebû Süfyan arasında şöyle bir konuşma geçti: Hirakl:
– Bu zatın nesebi nasıldır?
– Soylu ve asil bir nesebe sahiptir.
– Daha evvel atalarından böyle bir iddiada bulunan oldu mu?
– Hayır, olmadı.
– Ataları içinde hiç hükümdar var mıydı?
– Hayır, yoktu.
– Ona tâbi olanlar, zayıflar mı, ileri gelenler mi?
– Ekseriyet itibarıyla zayıflar.
– Cemaati azalıyor mu, çoğalıyor mu?
– Gün geçtikçe çoğalıyor.
– Hiç yalan söylediği oldu mu?
– Hayır, onu hiç yalan söylerken görmedik.
– Hiç vefasızlık ettiği oldu mu?
– Bugüne kadar olmadı; ancak bundan sonrasını bilemem.
İşte, Ebû Süfyan, henüz Müslüman olmamasına ve Allah Resûlü'nün amansız bir düşmanı bulunmasına rağmen, o günkü konuşmasına ancak son cümlesi kadar bir tereddüt sokuşturabilmişti.
Ve Hirakl, Ebû Süfyan'ın verdiği cevapları tekrar ederek, bütün bunların, Allah Resûlü'nün risaletine delil olduğunu söylüyor ve durumu piskoposuna da soruyor, o da aynı kanaati izhar ediyordu. Bir rivayete göre imanını izhar ediyor ve: "Çok yakın bir zaman sonra, şu benim ayaklarımı bastığım yerler, hep O'nun olacak." diyor ve dediği de aynen zuhur ediyordu.
Ancak papazların homurdanmaları sebebiyle Hirakl, sözünün mecrasını değiştiriyor "Ben sizi imtihan ettim, ta ki dininize ne derece bağlısınız göreyim..." Piskopos ise, iman etti ve Allah Resûlü'ne gaybî olarak biatta bulundu.
Allah Rasulu sallahu aleyhi vesellemin Hirakle gönderdiği mektub ve akabinde Ebu Süfyan-Hirakl arasında geçen konuşma hakkında düşünceniz nedir?
vesselam |