Erbaîn
İmam Nevevi’nin bir başka hadis kitabı da Erbaîn’dir. Bu kitapta Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait kırk hadisi derlemiştir. Kendisinden önce ve sonra yüzlerce âlim aynı isimle kitap yazdığı halde, ‘erbaîn’ adı anıldığında akla ilk gelen ‘Nevevi’nin Erbaîn’i olur. İslam âleminin doğusunda da batısında da, Arap olanında da olmayanında da ‘erbaîn’ Nevevi demektir. Erbaîn, çocukların hadisle tanışması için ilk kitaptır. Âlimlerin ilmini muhafaza etmesi için ilktir. Okunur, ezberlenir. Milyonlarca Müslüman onunla ilme başladı. Hadisle tanışması onunla olmuştur. Eğer ‘feyiz’ ve ‘bereket’ bir kitap için söylenecekse o, Nevevi’nin Riyazı ve Erbaîn’i için söylenmelidir.
Allah’ın kitabı Kur’an’dan sonra değerli sayılan nice kitaplar olmuştur. Sahih-i Buhari de değerlidir. Hatta Nevevi’nin kaynaklarının başındadır. Ama âlim kitabıdır. Her evde yoktur. Kütüphanelerin başucu kitabıdır. Sadece âlimler arasında konuşulur. Nevevi’nin eserleri ise, âlimle cahilin aynı esnada okuduğu, etkisinde kalıp ya-rarlandığı kitaplardır. Nevevi Şafii mezhebine mensuptur. Kitapları ise ümmete mâl olmuştur. Her dilde, her ırkta, her coğrafyada Allah ona hayır yazmıştır. Bu küçük hacimli kitap üzerin-de, elliye yakın âlim ilmi çalışma yapmış, şerh etmeye çalışmıştır. O kendisini Allah’a verdi, Allah da onun adını müminler arasında unutulmaz yaptı.
Sadece 45 yıl yaşadı!
Nevevi rahmetullahi aleyh, sadece kitap yazan, talebe okutan bir âlim değildi. Kısacık ama bereket dolu hayatında siyasetle ve insanların sosyal olayları ile de ilgilendi. Tasavvufla da bağ kurdu. Hikâyeleri, uydurmaları bir kenara atıp, zikir ve fikir dünyasının derinliklerine daldı. Talebeleri gözle-riyle onun kerametlerini müşahede ettikleri halde o, ateşte yanmak korkusuyla titredi durdu. Herkes kurtuldu da bir tek o cehenneme gire-cekmiş kadar endişeli idi. Talebele-rinden biri, bir gece Dımaşk’taki mescidlerden birinde onu izlediğini anlatıyor: Direğin arkasına geçmiş namaz kılıyordu. Sabaha kadar onu izledim. “Durdurun onları. Onlar hesaba çekileceklerdir.” (Sâffât,24) ayetini okuyor, gözyaşları içinde aynı ayeti tekrar edip duruyordu.