12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 49 (14 Kayıtlı ve 35 Misafir) bulunmaktadır.

Online   by_tezgel, Efraiil, ilayda, K.SERDAR, mselim, Mukarrebun, mustafaorhan, okyanus, Sakallı, siyahsancaktar, turab, ZiNNiRe Dagistan, mesutizm
Tekil Mesaj gösterimi
molla
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
molla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 239




Teşekkür etti: 39
Teşekkür aldı: 140 konuda 373 kere
kucult  büyük
BİRİNCİ BÖLÜM

KIRAAT İLMİ:

“Kıraat” kelimesinin sözlük anlamı, “Karee” kökünden bir mastar olup, “bir kitaba bakıp kelimelerini okumak” anlamına gelmektedir.(1)
Istılahta ise; “Harflerin talaffuzu, heyetlerinin söylenişi vs. gibi hususlarda Kıraat İmamlarının Kur’an’ı okumada takip ettikleri yoldur.”(2)
Kıraat İlmi ise; nakledenlere isnat ile, ayetlerdeki kelimelerin keyfiyetlerini ve okunuş şekillerindeki ihtilafları bildiren ilme Kıraat İlmi denir. (3)
Başka bir ifade ile Kıraat İlmi; okunuş şekilleri olan hazf, hareke, sükun, fasıl, vasıl, nakil, imale, tahkik vs. gibi hususlarda Kur’an Mütehassıslarının ittifak ve ihtilaflarını bildiren ilimdir. (4)
______________________________________________
* Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi İköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı
KONUSU:
Tarifinde bahsi geçen hususlardan, yani nakl, kasr, medd, vs. gibi çeşitli şekillerde okunan Kur’an-ı Kerim kelimelerinden bahseder. Bu hususta sünnet ve icmadan faydalanır. Yani kaynağı icma ve sünnettir.(5)

GAYESİ:
Mütevatir kıraat ihtilaflarının zabt melekesini elde etmektir. (6) Yani hem ezberleme, hem de tespit etme alışkanlığını kazandırır. Başka bir ifade ile, kıraat imamlarından her birinin kıratını bildirir.(7)

FAYDASI:

Kıraat İlminin faydası pek çoktur. Bu faydaları kısaca şöyle özetleye biliriz:

a-Kur’an lafızları talaffuz edilirken onları hata, tağyir ve tahriften korumak,

b-Kıraat İmamlarından her birinin okuyuş şeklini bilmek,

c-Kıraat vecihlerini birbirinden ayırmak,

d-Kur’an-ı Kerimin tilavet şeklini bilmek,

e-Hangi kıratın tercih edildiğini öğrenmek.(8)

METODU:

Kıraat ve Tabakat kitapları tetkik edildiğinde, kıraat öğreniminde iki usul göze çarpar: a-Sema veya istima, b-Arz.
Kıraat okuyan ve okutanlar arasında bu usullerden yalnız semai veya yalnız arz, bazen her ikisi birden cereyan eder. Kıraatle ilgili kitaplarda hafız ve Kuranın hayatı ve kıraat okumaları anlatılırken :
a- a- Sema için (semea min) veya (sem’an),
b- Arz için (karaa ala, arade ala) veya (Arden) ,
c- Her ikisi için ise, (Sem’an ve Arden) şeklinde ifadeler kullanılmaktadır.(9)


Sema ve Arzın ifade ettiği manalara gelince: Sözlükte Sema, bir söze kulak verip dinlemek (10), Arz ise, bir kimseye bir nesneyi izah etmek (11) demektir.
Kıraat ilminde birer ıstılah haline gelen ve iki ayrı mesleğin adı olarak kullanıla gelen sema ve arzı Aliyyü’l-Kari şöyle tarif etmektedir: Sema yolu öğretmenin okuyup öğrencinin dinlemesiyle olur. Bu Mütekaddimin’in yoludur. Arz yolu ise , talebenin okuyup hocanın dinlemesiyle olur ki, bu da Müteahhirin’in yoludur.(12)

Daha açık bir ifade ile talebe üstadının okuduğu kıratı önce dinler ve öğrenir ki,
buna sema denir. Daha sonra dinleyip öğrendiği kıratı üstadının huzurunda okur. Buna da arz denir. Gerektiği yerde üstat tashih eder.(13)

Ayrıca kıratı dinlerken üstadının dudağı ve ağzından harflerin ve kelimelerin çıkışını öğrencinin görmesi de esastır. Hem işiterek hem de dudaktan ve ağızdan görerek öğrenme, kıraat tahsilinde en belirgin bir özelliktir. Kıraatler semaan ve müşafeheten sabit olurlar.(14) Yani ağızdan çıktığı şekliyle duyulacak, görülecek, tesbit edilecek ve öylece okunacaktır.

KIRAAT İLMİNİN DİĞER İLİMLER ARASINDAKİ YERİ:

İlimler içinde en şerefli payeye sahip olanı Kur’an-ı Kerimdir. Kıraat ilmi doğrudan doğruya Kur’an’ın okumasıyla ilgili olduğu için, Kur’ani ilimlerden sayılır. Dolayısıyla İslami ilimler arasında önemli bir yere sahiptir. Dinimizde bu ilmi öğrenmek ve öğretmek farz-ı kifayedir.(15) Ulum-u Kur’an ile ilgili eserlerde, müfessirlerin bilmesi gereken ilimler içerisinde Kıraat İlmi başta gelir. Zira Kıraat İlmi doğrudan doğruya Kur’anın lafzına taalluk ettiği için, müfessirin bilmesi gereken ilimlerin ilkidir.(16)

Netice itibariyle İslam’ın dayandığı temel ilimlerin esası K. Kerimdir. K. Kerim de kıraatle muhafaza ve zapt edilir. Eğer bu mütevatir kıratlardan bir kısmı zayi olsa, ona istinat edilen itikat, ibadet ve muamelattaki hükümlerin mesnedinin kaybolması tehlikesi ortaya çıkar. İşte bu kötü sonuçları önleyen Kıraat İlmidir.(17)
eski 30.08.2006, 11:30 molla isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:25 .