| Tamamı Erbaîn Değil!
Nasıl vakit buldu, nasıl yazdı bilinmez ama Nevevi’nin kitapları sadece Riyaz ve Erbaîn değildir. Sahih-i Müslim’e yaptığı şerh de bir tanedir. Kendisinden sonraki âlimlerin yazdıklarını gereksiz denecek hale getiren muazzam bir şerh yazarak Müslim’in kitabını sıradan Müslüman’ın anlayabileceği hale getirdi.
Fıkıhla ilgili, talebeler için ayrı, âlimler için ayrı kitaplar yazdı. ‘Ravzatuttalibîn’ isimli kitabı elden ele asırlardan beri, harika bir fıkıh kitabı olarak dolaşmaktadır. Altı âlim tarafından ayrı ayrı şerh edilmiş, on yedi âlim tarafından da farklı zamanlarda ihtisar edilmiştir. Üzerine yazılan haşiye sayısı ise beştir. Mecmu’ isimli fıkıh kitabını ise bitiremediği halde, yazdığı kadarı ile, Şafii mezhebinin kilit kitabı haline gelmiştir. ‘el-Ezkâr’ isimli kitabını yazdı. Bu kitabında, hadislerden yola çıkarak, hangi duanın ne zaman yapılması gerektiğini öğretiyordu. Benzer konularda yüzlerce kitap vardı kütüphanelerde. Ama Müslümanlar, ilk defa böyle bir kitap bulmuş gibi üzerine üşüştüler. Onu okuyan kendisini sahabilerin arasında gibi hissetti. O kadar şöhret buldu ki insanlar: ‘Bi’ ed-dâr veşteri el- ezkâr’ (Evini sat Ezkâr’ı al.) demeye başladılar. ‘Tedriburravi’ isimli kitabı ise, hadis ilimlerine girişin kanunlarından biri gibi algılandı. ‘Ettibyan fi Âdabi Hameletilkur’an’ isimli kitabı ise, medreselerin baş tacı oldu. Onun ölümünden sonra Kur’an ezberleyen, Kur’an ilimlerine dalan pek çok insan o kitapla yola koyuldu.
Bu sevgi ve ilginin tek yorumu olabilir: Allah’tan destek görmek.
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” |