11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 49,57%
yaz: 15,65%
sonbahar: 24,35%
kış: 10,43%
Katılımcı sayısı: 115. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 65 (12 Kayıtlı ve 53 Misafir) bulunmaktadır.

Online  BEYAZ, Ninja Kedi, Payitaht, samo, sevimli22, siyahsancaktar, tÜrkÜ, zeyn-eb mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
ebu mus'ab
Mü'min
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 378


 
Teşekkür etti: 325
Teşekkür aldı: 372 konuda 1.834 kere
Âlimler Âlimi

Âlimler Âlimi
İmam Buhârî



Müthiş Fark

Ulülazm peygamberlerden olan Musa aleyhisselam, elinde Allah’ın hak kitabı olan Tevrat’la gelmişti. Onu tebliğ etti. Onu bırakıp gitti. Kendisinden sonra çok geçmeden Tevrat tahrif edildi. Allah’ın kitabı olma vasfını yitirdi. Allah Tevrat’ın adeta tashih edilmiş şekli olan Zebur’u indirdi. Davud aleyhisselam, elinde Zebur’la hükmetti. O da gidince, Tevrat’ın başına gelen Zebur’un başına geldi. Kısa bir zamanda Zebur tanınmaz hale geldi. Allah Teala, yeni bir peygamberle yeni bir kitap gönderdi. Yine büyük bir nebi, elinde Allah’ın kitabı İncil ile geldi. İnsanlara İncil öğretmeye çalıştı.

İsa aleyhisselam yeryüzünden kaldırılınca İncil de Tevrat’ın akıbetine uğradı. Allah tek bir İncil göndermişti. İsa aleyhisselamdan sonra bir asır geçmeden, birbirine ters onlarca İncil çıktı. İncil bolluğu, Hristiyanları çaresizliğe itti. Toplanıp en çok oyu alan dört İncil’i hak kitap yapmaya karar verdiler. Bu da İncil’in tahrif edilmişliğini tescil etti. İncil de önceki kitaplar Tevrat ve Zebur’un akıbetine uğramıştı.

Kitapların tahrif görmesi, onları getiren peygamberlerin ve dinlerinin ‘ilahi’ olma vasfını zedeledi. Tabii bir sonuç olarak biz bugün, ‘Allah’ın indirdiği Tevrat ve Tevrat’ı getiren Musa’ diyerek, asılla taklidi ayırma mecburiyetinde kaldık. Çünkü ortada inkâr edilemez bir hakikat vardı: Önceki nebilerin mirası korunamadı! Nebilerin elindeki kitap yırtılıp atılmadı; ama o kitabı anlamaya yönelik sözler, nebilere ait bilgiler kısa zamanda unutuldu. Unutulanın yerine yenisi uyduruldu. Uydurmalara karşı tedbir alınmadı. Uyduranlarla, aslını koruyanlar aynı kefede tutuldu. Neticede önce o nebinin sözlerine, sonra da getirdiği kitaba el değdi.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden sonra ise böyle olmadı.
O veda hutbesini irat ettiği zaman ‘Bir cümle de olsa benden tebliğ edin.’ emrine uymak için bütün ümmeti adeta seferber oldu. At üzerinde, yaya binlerce ilim yolcusu yollara düştü. Çöller, vadiler aşıldı. Peygamber aleyhisselamın emaneti Kur’an ve onun sözleri olan hadisler uğruna, Asya ve Afrika kıtası boydan boya okula dönüştürüldü. Kimse vaktine ve bedenine acımadı. Malını vermekten erinmedi. Herkes yollara döküldü. Kimi öğrenmek için, kimi öğretmek için. Kimileri de kendindekini verip, başkalarındakini almak için çıktı sefere. Bir hadis, bir ayet duymak ya da bildiğini doğrulamak için binlerce km. yol kat edenler oldu. Camiler medrese oldu. Fırınlarda ekmek pişirmek için bekleyenler, bineği üzerinde yol alanlar göz-leriyle, kulaklarıyla ilim almaya, ilim vermeye çalıştılar. Doğan çocuklara hedef olarak bu gösterildi.

İmkânları, imkân kelimesini gülünç hale getirecek kadar cılızdı. Kâğıt, kalem kıt! Geceyi kullanacakları ışık kaynağı neredeyse yok! Kaynak yok, para yok.
Var olan şey ise, dağları delen himmetleri, bitmez tükenmez gayretleri.
Ne müthiş bir imanla yollara döküldüler. Analar, çocuklarını doğmadan ilme adadılar. Kaç hadis biliyorsa insanlara, o bildiği hadis sayısı kadar değer verdiler. Adam olmayı, Peygamber aleyhisselamın hadislerini bilmekle eşleştirdiler.

Aradan iki asır geçtikten sonra, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin nerede ne konuştuğu, kimin kimden hangi sözünü duyduğu kitabileşti. Önceki nebilerin sözlerinin başına gelenleri, bu ümmet Peygamber’inden uzak tuttu. Bu ümmet, Peygamber’inin mirasına sahip çıkmış, sözlerini ve getirdiği kitabı ebedileştirmişti. Allah, üç nesil süren bir grubu bu hizmetle şereflendirmişti.
Muhammed bin İsmail el-Buhârî, alnında bu şerefin parladığı isimlerden biridir.

devam..
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 08.03.2008, 22:01 ebu mus'ab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #1
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 13 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:47 .