Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 43 (8 Kayıtlı ve 35 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, hafsa, hiranur, ta-ha, yaralıyurek MafraK


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
ebu mus'ab
Mü'min
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 496


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 436
Teşekkür aldı: 493 konuda 2.417 kere
Pfeil Müslüman Kadinin Rabbine Karşi Görevleri

MÜSLÜMAN KADININ RABBİNE KARŞI GÖREVLERİ

İmanlı ve şuurludur

Müslüman kadını, farklı kılan en bariz özellik Allah'a olan derin imanıdır.
Hacer kıssası müslüman kadının Önüne Allah'a imanın derinliğine ve O'na sadakatle tevekküle dair en parlak numuneleri koymaktadır. Hz. İbrahim (a.s.) onu Mekke-i Mükerreme'de Beytullah'ın civarında Zemzem'in üstündeki bir gölgeliğin yanına bırakmıştı. O zaman Mekke'de hiç kimseyoktu, su da bulunmuyordu. Hacer'in yanında sütteki bebeği İsmail'den başkası da yoktu. O vakit Hacer büyük bir metanet, güven, sükûnet ve huzurla Hz. İbrahim'e:

-"Ey İbrahim! Allah mı bunu sana emretti?" demiş, o da "Evet," diye cevap vermişti. Hacer'in cevabı rıza, kanaat, ferahlık ve emniyet ile doluydu:

-"Öyleyse o bizi zayi etmez."
(Buhari).

Dehşet verici ve son derece zor bir durumdu: Bir adam karısını ve memedeki bebeğini çorak bir arazide terkediyor, ne bir bitki, ne su, ne de bir insan var. Ve uzaktaki Şam diyarına doğru yürüyor. Onlara içinde biraz hurma bulunan bir çömlek ve bir su kırbası bile bırakmamış. Eğer Hacer'in gönlünü dolduran derin iman ile duygularına dolan Allah'a tevekkülün sadakati olmasaydı, bu dehşet verici duruma tahammül gösteremezdi, daha ilk andan itibaren çökerdi.
Ve Beytullah'ı ziyaret eden hacıların ve umrecilerin, gece ve gündüz pak zemzem suyundan her içişlerinde, onun o sıkıntılı günde yaptığı gibi Safa ile Merve arasında koşarak her sa'y edişlerinde hatırladıkları hatırası ebedî bir kadın da olmazdı.

Vicdan uyanıklığı, gizli ve aşikar hallerde Allah'dan ürperme ve korkunun gönülde canlı tutulması hakkında şu müslüman genç kızın kıssasından daha belirgin bir örnek yoktur. Kıssa Sıfatü's-Safve ile Vefeyatü'l-A'yan kitaplarında geçmektedir, İbnül-Cevzi de Ahkamü'n-Nisa kitabındabu olayı nakletmektedir (s. 441 -442).

Diyor ki:
Abdullah b. Zeyd b. Eslem, o babasından, o da dedesinden rivayet ediyor: Ömer b. Hattab radıyallahu anh bir defasında Medine'yi gece teftiş ederken onunla beraber idim. Gecenin bir vaktinde yorulmuş ve bir duvara dayanmıştı. Birden bir kadın sesi işitti. Kadın kızına şöyle diyordu:

"Kızcağızım, kalk da şu sütü suyla karıştır". Kız:

"Anneciğim, Emirü'1-müminin'in bugünkü emrini bilmiyor musun yoksa?" dedi. Kadın:

"Neymiş yavrum onun emri?" dedi. Kız:

"Bir dellala: "Dikkat, süte su karıştırılmasın" diye ilan ettirdi", dedi. Kadın:

"Kızcağızım, sen kalk da süte suyu karıştırmaya bak, sen şimdi Ömer'in görmeyeceği bir yerdesin", deyince küçük kızın annesine cevabı:

"Ben ona herkesin içinde itaat edip de yalnızken isyan edemem" oldu.


Ömer bütün bunları işitti ve: "Ey Eslem, git şu yere, bu sözlerin sahibi olan kadın ile kendisine bu sözler söylenen kimmiş, kocaları varmıyrnış, bak!" dedi. Eslem diyor ki: O yere gittim, baktım. Gördüm ki kocası bulunmayan bir genç kız ile onun annesi; erkekleri de yokmuş. Ömer'e gelip haber verdim. Çocuklarını çağırdı, hepsini bir araya getirdi ve dedi ki:

"İçinizde evlenmek isteyen var mı, onu hemen evlendireyim? Abdullah:

"Benim bir zevcem var", dedi. Abdurrahman da:

"Benim de bir zevcem var", dedi. Asım ise:

"Benim zevcem yok, beni evlendir", dedi. Ömer haber gönderip kızı istetti ve oğlu Asım'ı onunla evlendirdi. İşte bu kız Asım'a bir kız çocuğu doğurdu. O kız da takva ve adaletiyle meşhur Ömer b. Abdülaziz'i dünyaya getirdi.

Şuurlu müslüman kadının akidesi, inancı temiz ve saftır. Herhangi bir cehalet karışmamıştır ona. Onun duruluğunu hiç bir hurafenin alaca karanlığı lekememiştir. Pırıltısını hiç bir vehim karaltısı söndüremez.


devam..
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 08.03.2008, 23:22 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:21 .