| Yürekli İdi
Yaşadığı dönem karışıklıkların yoğun olduğu dönemdi. Tatar istilası İslam toprağını alt üst etmişti. Mısır’dan gelen Baybars Suriye’yi kurtarmış; ancak kendi planına göre yeni bir düzen kurmak istiyordu. Maslahatkâr bir grup âlim de ona destek veriyordu. Nevevi, Baybars’a karşı tavır koyarak halkın ezileceği bir karara imza atmamasını istemişti. Baybars’la yaptığı görüş-meden sonra, mektup yazarak nasihat etti. Baybars, yarı tehditkâr yarı da alaylı bir cevap ver-di. Nevevi geri çekilmedi. Baybars’a ikinci bir mektup yazarak onu uyardı. Kırk yaşında, medresede talebelerini okutan bir hoca kimliği ile zulme karşı tarih yazan destanvari mektup-ları, onlarca yıldan beri boynu bükük olan Müslümanlara cesaret verdi. “Allah’ın kulu Nevevi’den sultana.İlim adamları olarak sultana yazı yazmamız gerekiyordu, yazdık. Tehdit ve ayıplamalı bir cevap yazdınız. Cihadı yanlış yorumladığınız anlaşılıyor. Allah, âlimlere susmayı haram etmiştir. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Tatar istilası zamanında topraklarını savunamadıkları için Müslümanları ayıplıyorsunuz. Siz kendinizi Allah’a inanmayan o zalimlerle nasıl kıyaslarsınız? Onlar iman ehli olmadıkları için biz onlara ayetle, hadisle yazı yazamadık. Siz kim onlar kim? Ben size yazı yazdım diye halkı nasıl tehdit edersiniz? Müslümanların benim yazımdan haberleri yoktur, onları neden tehdit ediyorsunuz? Bana gelince, benim korkacak bir şeyim yoktur. Ben sultana yazarım. Bana Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hakkı söylememi emretti. Ben söyledim. Olacakları da Allah’a havale ettim. Ahiretinizi düşünerek karar verin. Zaten kuraklıktan ötürü bunalmış olan Müslümanları rahat bırakın. Vesselamu aleyküm.”
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” |