Âlim!
Onunla oturup kalkanlar, önünde diz çökenler diyorlar ki: Üç belirgin özelliği vardı:
-Az konuşurdu.
-İnsanların elindekinde hiç gözü yoktu.
-İlimden başka bir işle ilgilenmezdi.
İlk Kitabı!
On sekiz yaşına geldiğinde, annesi ve kardeşi ile beraber hacca gitti. Oradaki âlimlerden okuyabilmek için annesini ve kardeşini gönderip kendisi Mekke’de kaldı. Oradan Medine’ye geçti. İlk kitabını orada yazdı.
Kendi verdiği bilgilere göre, mehtap ışığında geceleri Ravza-ı Mutahhara’nın kenarına oturup ‘et-Tarihu’l-Kebir’ isimli kitabını yazdı. Bu kitabında binlerce sahabinin ve hadis ilmine hizmet etmiş isimlerin hayatlarını yazdı. O yaşta iken hadis âlimleri arasında hakemlik yapmaya başladı.
Gittiği her yerde ilgi görüyor, insanlar ondan bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. Basra’ya gittiği bir zamanda ondan bir şeyler öğrenmek isteyenler, gideceği yere kadar onu yalnız bırakmayalım derken, yol kenarında binlerce insanın katıldığı ders yaptırmışlardı ona. Bir yandan öğreniyor bir yandan da öğretiyordu.
Muhammed bin Yakub diyor ki:
‘Buhari, Nişabur’a geldiğinde onu at üzerinde karşılayanlar sadece dört bin kişi idi. Yayalar ve diğer bineği olanları bilemiyorum.’
Atı Üzerinde Kanatlandı
Bağdat, Basra, Belh, Humus, Kûfe, Şam, Medine, Mekke, Mısır, Merv ve Nişabur onun defa-larca gidip kaldığı yerlerdir. Okuyacağı kitaplarını ve yazı malzemelerini hayvanının sırtına koyar öylece aylarca süren yolculuklara çıkardı. Bazen gittiği yerde öğreneceği şey birkaç ciltlik bir kitap bazen da iki veya üç hadisti. Bıkmadan, usanmadan ilmin peşinden koştu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti, önceki peygamberlerin sünneti gibi zayi olmasın diye kanatlandı, uçtu. Elindeki maddi imkânları talebelerine yardım olarak verdi. Verdiği borçları bile geri almayı düşünecek vakti olmadı.
devam..