14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 8 (0 Kayıtlı ve 8 Misafir) bulunmaktadır.

Online  
Tekil Mesaj gösterimi
Ayşe Reşad
.................
(Konuyu Başlatan)
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.413




Teşekkür etti: 27.022
Teşekkür aldı: 12.018 konuda 43.412 kere
kucult  büyük
Blinzeln Aldığım Notlardan Bir kısmı, devamı yarın inşaAllah

Fil Vak'ası

Fil Vak’ası’ndan 50 veya 55 gece sonra doğmuş Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem

Peygamberlik gelinceye kadar bir 40 yıl eklersek; Demek ki O ilan ettiğinde hala Fil Vak’asına şahid olanlar yaşıyordu o toplumda..Ve Fil Suresi’ne mesela hiç itiraz gelmedi bu meyanda..Bu da, O’nun hak olduğuna bir delildir.

Sütanneye Verilişi

Sütanneye verilme mes’elesi mes’elesini hep düşünmüşümdür..2 yıl gibi koca bir zaman dilimi, çocuğun anneye en ihtiyacı olan dönemde, anne ve bebeğin ayrı olması..

Evet âdetmiş o toplumda bazı diğer sebeplerden ama, bir anne nasıl dayanıyordu yavrusunun ayrılığına o kadar uzun zaman İçim sızlar hep bu konuyu okuyunca..

Sonra çocuk kimin sütünü içerse, ona benzermiş suret ve siret olarak..Bu, bir hadisde geçiyor..”Ahmak kadınlara çocuklarınızı emzirtmeyiniz” şeklinde idi galiba..

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuşlar sonradan bu konuda;

“Ben, aranızda en halis Arabım. Çünkü Kureyşliyim aynı zamanda Benî Sa’d b. Bekr yanında süt emdim ve lisanım da onların lisanıdır”

O’nun Sütannesi’ne ve süt kardeşlerine gösterdiği VEFA örnekleri kayda değer

O'nunla Bereketlenmesi Alemin

O’nunla alemin bereketlenmesi ve salavat hakkındaki hadisi dikkat çekici bu bağlamda

Hani var ya hadiste “Kim O’na salavat getirirse Rabbi 10 rahmet eder” Buradan açar, düşünürsek;

O zaman öyleydi, alem O’nunla bereketleniyordu..

Demek ki şimdi de eğer biz O’nunla olursak,

O, manada ve maddede bizlerle olacak..

Hem ötelere adres bırakmış olacağız, hem de O’nunla olduğumuzda rahmet, bereket, yağmur bulutları saracak her yanımızı..

Hatta bu bağlamda bir ayet de var;

“Sen onların arasındayken Allah onlara azab etmez ve gene onlar istiğfara devam ettikçe Allah onlara azab etmez.”

Demek ki O BİZDE ise, aynen üstteki rahmet mevzuunda olduğu gibi Allah azab etmeyecek..Kalbinde O olana ne burada ne de ötelerde korku yok..


Ulvî Vazifeye Hazırlanması


Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ulvi vazifeye hazırlanması yolunda, Efendimiz’in de çoğunu idrak ettiği Rabbim işaretleri.. Bulut, bolluk-bereket, yağmur, rüyalar..

Demek ki Rabbani bir metodtur bu!
Büyük bir işe birisi hazırlanırken, tedrici olarak onu yüklemek çeşitli vesilelerle.. Çocuk terbiyesinde ve ileriye dönük adam yetiştirmede alınacak ölçü!

Hz. Âmine’nin ileri görüşlülüğü ve vefası.

Çok dikkat çekici..

İlla ki oğlunu, babasının akrabalarıyla tanıştırmak istemesi

Bu çok önemli ve ilginç bir noktadır, buraya terkiz edilmeli

Zarif Annemizin ileri görüşlülüğü ve asırlara mesajına;

Günümüzde bazı anneler görüyoruz, eşinin ailesine hiç önem vermez, hatta sürekli kötüleyerek ya da bir takım hareketlerle onları sevmediğini çocuklarına hissettirir..

Çocuklar da tabii ki babalarının ehline gitmek istemez ya da ne bileyim ileride de sürecek soğukluğun temelleri atılır yüreklerinde.. Ne yazık.. Halbuki bu insancıkların isimleri müslümandır..Hz. Amine’nin mesajının kavranması umutlarıyla..

Anne- babalarının erken vefatları, kitapta güzel izah edilmiş Bediuzzaman hazretlerinden..

Bir de şu şekilde düşünebiliriz;

Rabbul Alemin, ta doğumundan itibaren O’nu sadece kendine bağlamak istiyordu hakkalyakin mertebesinde, tüm şubeleriyle Allah’ı idrak..

Sadece O..İlla ente.
Sadece o kucak..
Sadece o kudrete sığınma..
Herkesten ümit kesme, bir kapıya bağlanma..
Allah ile en yakından irtibat, iliklerine kadar O’nunla dolmak,
O’nu hissetmek, O’ndan gayrını Yar bilmemek..

Baba, anne..
Ardından dede, amca, can tanesi oğlu, biricik eşi..
Tek tek gittiler hep..

O, “Ya Baki entel Baki”yi hissetti ve defasında “Dönüşler sanadır” deyip O kucağa sığındı..

Aynı zamanda;

Ümmetine her konuda olduğu gibi bu mes’elede de örnek oldu O en Sevgili..

Bak yetimsen ben de öyleyim..
Öksüzsen ben de öyleyim..
En yakınların vefat ettiyse ben de öyleyim, aynı acıyı yaşadım..
Eşini mi kaybettin? Ben de!..
Çocuğun mu vefat etti? Benim de!..

Her durumda örnek alınacak, içselleştirilecek tek örnekti O!

Koşulacak tek kucak, Sevilecek tek Can!

Ya Habibi ya Resulullah

Sallallahu aleyhi ve sellem
__________________

"Nasıl dünya maîşeti insanlardan kazanılıyorsa, ahiret maîşeti de insanlardan kazanılır!"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 11.03.2008, 23:16 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #106
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:38 .