| ! Nevevi ders yaptığı Revahiyye medresesindeki odasında kıbleye doğru otururken medresenin batı tarafından bir adam ona doğru yönelip:
‘Kalk, Kudüs ziyaretine git!’ dedi. O da talebesi İbni Attar’a bunu iletti. İbni Attar diyor ki: ‘Ben bunu normal bir yolculuk olarak anladım. Meğer kastı, hakiki yolculukmuş.’
‘Hadi gidelim, arkadaşlarımızla, dostlarımızla vedalaşalım.’ dedi.
Onunla beraber ben de gittim. Bazı hocalarının bulunduğu kabristanlığa gittik. Kabristanlıkta dua etti, ağladı.
Sonra yaşayan âlim arkadaşları olan Yusuf Bikai, Ahmimi, Şemsuddin bin Ebu Amr’ı ziyaret etti.
Kütüphaneden okumak için aldığı kitapları iade etti.
Dımaşk’tan ayrılırken arkadaşları ‘Ne zaman dönersin?’ diye sordular. Onlara: ‘İki yüz yıl sonra’ diye cevap verdi.
O sabah köyü olan Neva’ya gitti. Kudüs ve İbrahim aleyhisselamı ziyarete gitti. Neva’ya döndü. Babasının evinde iken hastalandı.
Hastalığı bana bildirilince Dımaşk’tan oraya gittim. Beni görünce sevindi. Ziyaretten sonra evime dönmemi emretti.
İyileşir gibi olunca vedalaşıp geri döndüm. Receb’in yirmisiydi. 676 yılının 24 Receb Salı gecesi, kırk beş yaşında vefat etti.
Köyü Neva’daki bir kabre gömüldü. İsteği üzerine yıkık dökük bir mezarda yatıyor. Debdebeli bir mezarda olmayı uygun görmemişti. ‘Sünnete uygun olsun, zavallılığımı bileyim. ‘demişti.
Hala yıkık dökük bir mezarlıkta vücudu, imanla dolu kalplerde ise adı durmaktadır.
Eserleri ise, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetine en büyük hizmeti yapan, ümmet-i Muhammed’e mal olmuş eserler olarak yaşıyor.
Allah sana rahmet etsin ey Âlim,
Âbid,
Zahid,
Yürekli İmam.
senabil dersleri
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” |