20 Şaban 1429
22 Ağustos 2008, Cuma
20 Şaban 1429
22 Ağustos 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun
Mücâdele-9
hadis
İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek..İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 20 (1 Kayıtlı ve 19 Misafir) bulunmaktadır.

Online  yahya


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
Konu: Dua Adabi
Tekil Mesaj gösterimi
Bakara-216
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410



 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 68 konuda 132 kere
kucult  büyük
niçin dua

NİÇİN DUA?


"DUA MÜMİNİN SİLAHIDIR", diyor Rasûlullah Muhammed Mustafa aleyhis-selâm. Ve gene, şöyle başka bir açıklama getiriyor "DUA" konusuna:

"DUA İBADETİN ÖZÜDÜR"

Bu hadîs-i şerîfin hemen arkasından şu âyet-i kerîmeyi hatırlıyalım:

"CİNNİ VE İNSANLARI YALNIZCA KULLUK ETMELERİ İÇİN YARATTIM"

En basit anlamıyla kulluk, dua ve zikirdir!.

En geniş anlamıyla kulluk, birimin, varoluş gayesinin gereğini yerine getirmesidir..

"Eğer kulum, bana ellerini kaldırır da dua ederse, ben o elleri boş olarak geri çevirmekten hayâ ederim."

Evet, bu bir Hadîsi Kudsî.

Bu konudaki bir başka Hadîs-i Kudsî de şöyle:

"Ey âdem oğlu, dua senden icabet benden; istiğfar senden, bağışlamak benden; tövbe senden, kabul etmek benden; şükür senden, fazlasıyla vermek benden; sabır senden, yardım benden... Ne istedin ki benden sana vermedim."


İşte bu Hadîsi Kudsîyi destekleyen Ayet-i Kerîme:

"BANA DUA EDİN, İCABET EDEYİM"

Bu konuya açıklık getiren diğer bir hadîs-i kudsî de şudur:

"Ben, kulumun zannı üzereyim. Artık dilediği gibi düşünsün!.."
Yani siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka isteğiniz meydana gelecektir!..

Nitekim, bu açıdan olaya bakıldığı içindir ki, önde gelen evliyâullahdan İmamı Rabbanî Ahmed Faruk Serhendî şöyle demiştir:

"Bir şeyi istemek, ona nâil olmak demektir; Zirâ Allâhu Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez."

Esasen dua etmek söz konusu olduğunda, bir şey isteyeceğimizde hemen şu âyet-i kerîmeyi hatırlamamız gerekmektedir:

"ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ !."

- Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu?..

Yani, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte Allâh istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır!.. Eğer, Allâh istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz.

En kolay, en ucuz yani bedâva, ve en tesirli şey DUAdır. İşte bu yüzdendir ki, DUA için, `"müminin silâhıdır" buyurulmuştur.

"DUA" nasıl silâh olur?..

Bunu anlıyabilmek için, tasavvufun derinliklerine inmek gereklidir!....

İnsan, gerçeği itibariyle, Allâh adıyla işaret edilenin zâtî sıfatlarıyla yaratılmış, Onun varlığı ile kâim ve dâîm varlıktır.

Allâhın "HAY" ismiyle işaret edilen şekilde HAYAT sıfatıyla vardır; yaşar.

Allâhın "ALÎM" ismiyle işaret edilen şekilde, İLİM sıfatıyla bilgi, ilim sahibidir, yaşamına yön verir.

Allâhın "MÜRÎD" ismiyle işaret edilen şekilde, İRADE sıfatıyla isteklerini tahakkuk ettirmeye yönelir.

Dolayısıyladır ki insan, kendi varlığında mevcut olan bu isimlerin manâlarını ortaya çıkartabildiği ölçüde, takdir edilen nisbette, arzularına nâil, korktuğundan emin olur
eski 17.10.2006, 12:37 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:31 .


Page generated in 0,21079 seconds with 16 queries