12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 23 (6 Kayıtlı ve 17 Misafir) bulunmaktadır.

Online   DuaLar, karduası, menekşe, siyahsancaktar kebirulcady06, mesutizm
Tekil Mesaj gösterimi
leys
ONURSAL ÜYE
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.692




Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.658 kere
kucult  büyük
Allah gelse seni elimden alamaz!

Bir öfke sonucu, bir kızgınlık anında, düşünmeden bu sözü söyleyen kişinin Allah’ın gücü ve kudreti konusunda en ufak bir bilgisinin olmadığı anlaşılır.
Bir kere Allah’ın gücünün ve kudretinin ne bir sınırı vardır, ne bir hududu... Çünkü Allah’ın kudreti sonsuzdur, sınırsızdır.

"Ve hüve alâ külli şey’in kadîr", yani "Allah’ın her şeye gücü yeter" ifadesi, Kur’an’da 40-50 yerde geçiyor.

"Her şey" derken, bu ifadenin içine girmeyen kalmıyor. Allah’ın kendi zatı dışında, varlık âleminde bulunan, Allah tarafından yaratılmış olan, aklımıza gelen gelmeyen bütün yaratıklar bu “her şey”in içindedir.

"Allah’ın şuna gücü yeter, buna yetmez; şunu yapar, bunu yapamaz; şu kişiyle baş eder, bu kimseyle baş edemez" diye bir şey söz konusu olamaz.

Bu ifadeler bir insan olarak, bizim için söylenebilir. Mesela, ben 10 kiloyu çok rahat kaldırırım, 20-30 kiloda biraz zorlanırım, 50 kiloda çok zorlanırım, ama 100 kiloyu asla kaldıramam.

Neden? Çünkü benim gücüm ve kudretim bellidir.

Nasıl bellidir? Çünkü benim gücüm ve kudretimde mertebeler vardır. Az önce verdiğimiz örnekte olduğu gibi…

Ama Cenab-ı Hak için, ağır-hafif, büyük-küçük, az-çok, aşağı-yukarı gibi kavramlardan söz edilmez.

Allah’ın kudreti karşısında bir sinekle dünyamızdan 1 milyon 300 bin defa büyük olan güneş aynıdır.

Minnacık bir sineği aynı kolaylıkla havada tuttuğu ve uçurduğu gibi, koca güneşi aynı kolaylıkla uzayda tutar ve seyrettirir. İçinde milyarlarca yıldızın yer aldığı galaksiyi de aynı kolaylıkla uzayda gezdirir.

Yine bir insanı yaratmasıyla bütün insanları yaratması Allah’ın gücü açısından aynıdır. Âhirette bir insanı diriltmesiyle aynı anda bütün insanları diriltmesi arasında bir fark yoktur.

Kur’an bu konuda diyor ki:


"Sizin yaratılmanız da, tekrar diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir". (Lokman, 31:28)


Yine İlahî kudreti bize anlatırken Kur’an şu âyeti hatırlatır:

"Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet gününde yeryüzü O’nun avucunda, gökler de dürülmüş hal-de elindedir (kudreti içindedir)." (Zümer, 39:67)


Kur’an özetle diyor ki: "Allah, her şey üzerinde dilediğini yapmaya kadirdir." (Kehf, 18:45)

Her şey Allah’ın elinde, her canlı Allah’ın idaresi ve iradesi altındadır.

"Hiçbir canlı yoktur ki, Allah onun alnından yakalamış olmasın" (Hud, 11:56) âyetinde ifade edildiği gibi, bütün canlılar, sürekli olarak Yüce Allah’ın kudretiyle ayakta ve hayatta kalmaktadır.

"Ahalisi zalim olan beldeyi Rabbin yakaladığı zaman işte böyle yakalar. O’nun yakalayışı gerçekten pek acı ve pek şiddetlidir” (Hud, 11:102) âyeti ise, âsi kavimleri, peygamberlerin davetine karşı gelen, azaptan başka bir yolla düzelmeleri mümkün olmayan zalim toplumları Cenab-ı Hakkın, tarihin çeşitli dönemlerinde helak ettiğini, ülkelerini yerin dibine geçirdiğini, onları günahlar içindeyken yakaladığını ve en şiddetli azaba çarptırdığını anlatıyor.

İsrailoğullarını Firavun’un elinden, İbrahim Aleyhisselama inananları Nemrut’un zulmünden, Mekke halkını Ebrehe’nin hücumundan ve İslam’ın ilk yıllarında Müslümanları Ebu Cehil’in işkencesinden kurtardığı gibi, her zaman ve her dönemde mazlumları zalimlerin zulmünden kurtarmış ve kurtarıyor.

Bu açıdan bilir bilmez biçimde, olur olmaz yerde, anlamlı anlamsız durumlarda ileri geri konuşup, "Allah gelse, seni elimden alamaz" gibi sözlerin hiçbir değeri, kıymeti ve anlamı yoktur.

Bu sözler söylenecek sözler olmadığı gibi, şu veya bu şekilde söyleyen kimselerin, söylediğine bin pişman olup bundan dolayı Allah’tan af dilemesi gerekir.

Mehmet Paksu
__________________
-DİPSOMAN-
eski 15.03.2008, 13:46 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #18
leys isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:00 .