11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 47,71%
yaz: 16,51%
sonbahar: 25,69%
kış: 10,09%
Katılımcı sayısı: 109. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 10 (0 Kayıtlı ve 10 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 430


Yarışma Puanı: 750
Teşekkür etti: 49
Teşekkür aldı: 340 konuda 984 kere
26.jpg



Cüz:2,Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:26




177.İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik,

o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, pey

gamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yok

sullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar,

namaz kılar, zekat verir.Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir.

Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu

vasıfları taşıyanlardır.Müttakiler ancak onlardır!




178.Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas size farz kılındı.Hüre hür,

köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öl

dürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkani

yete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir.Bu söy

lenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra

haddi aşarsa muhakkak onuniçin elem verici bir azap vardır.



(Bütün dinler, hukuk ve ahlak sistemleri, haksız olarak adam öldürmenin,

cana kıymanın büyük bir suç olduğunda birleşmişlerdir. Farklılık, bu suçun

önlenmesi için alınması gereken tedbirde kendini göstermektedir.İslam, su

ça iten sebepleri azami ölçüde ortadan kaldırmış, insanı iman, ibadet ve

ahlak terbiyesi ile olgunlaştırmak için gerekli tedbirleri almış, bütün bunlar

dan sonra da kısas adıyla ''cana kıyanın canına kıyılır'' kaidesini koymuş

tur. Haksız aflarla bir gün hürriyete kavuşmak ümidi içinde beslenen kim

selerin bu hali (hapis cezası) hiç de caydırıcı ve suçu önleyici bir tedbir

değildir. Kısası tazminata (diyete) çevirme hakkı, öldürme suçunun acı ne

ticelerine katlanmakta olan ölü yakınlarına (velilerine) aittir. Başkası bu

cezayı bağışlayamaz.)





179.Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.Umulur ki suç işlemek

ten sakınırsınız.




(''Kısasta hayat vardır'' sözü, gerçekten dikkate değer bir ifadedir.Zira kıs

as tatbik edilirse bir kişinin öldürülmesiyle pek çok kimsenin yaşaması sağ

lanır. Çünkü cezasının ölüm olduğunu bilen kimse, bu suçu işlemeyecektir.)
[/color]



180.Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya,

yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir,

borçtur.



(Mirasla ilgili ayetler gelmeden önce, kişinin servetinden ana, baba ve ak

rabalarına bir miktar verilmesi için vasiyet etmesi emredilmiştir. Ancak,Ni

sa Suresinde gelen miras ayetleri ile herkesin hakkı kesin ve net olarak

belirlenmiş, Efendimiz de ''Allah her hak sahibine hakkını vermiştir.Bundan

sonra varise vasiyet yoktur'' buyurmuş, böylece yukarıdaki ayet nesh

edilmiştir. Fakat mirastan payı olmayan akraba ve düşkünlere, hayır mü

esseselerine vasiyet bakidir.Her müslüman gönüllü olarak servetinden is

tediği yere vasiyet edebilir.)




181.Her kim bunu işittikten ve kabullendikten sonra vasiyeti değiştirirse,

günahı onu değiştirenleredir. Şüphesiz Allah (her şeyi) işitir ve (her şeyi)

bilir.




(İslam'da vakıf müessesi hadislere dayanmakla birlikte sadaka-i cariye ma

hiyetinde olan ve ammeye hizmet veren vakıfları, bunların şekil ve şartları

nı haksız olarak değiştirenler de vasiyeti değiştirenler gibi telakki edilmiş,

bu ayeti birçok vakıf eşya üzerine ve vakıfnamelere yazılmıştır.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ


------------------------------------------------------------------


27.jpg



Sayfa:27 BAKARA SURESİ Cüz:2, Sure:2




182.Her kim, vasiyet edenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden en

dişe eder de (alakalıların) aralarını bulursa kendisine günah yoktur.Şüphe

siz Allah çok bağışlayan hem de esirgeyendir.




(Bundan sonra gelecek ayetlerde Allah Teala müslümana farz kılınan Rama

zan orucundan söz eder. Oruç, İslam'ın beş temelinden biridir. Orucun far

ziyeti Kur'an'da belirtilmiştir. Oruca tahsis edilen Ramazan ayı faziletli bir

aydır. Bu ayın fazileti, içinde Kadir gecesi bulunmasındandır. Kadir gecesi

nin üstünlüğü ise kendisinde Kur'an indirilmiş olmasındandır. Çünkü Kur'an

Ramazan ayında ve Kadir gecesinde topluca, levh-i mahfuzdan Beytü'l-

izze denilen makama indirilmiş ve yine Kadir gecesinde ilk olarak Hira dağ

ında, Peygamberimize vahiy olarak gelmeye başlamıştır. Buna göre Rama

zan ayının ve Kadir gecesinin üstünlüğü, Kur'an'ın bu ayda ve bu gecede

inmesinden ileri gelmektedir. Bu üstünlükleri sebebiyle Ramazan ayı, bü

yük bir ibadet olan oruca tahsis edilmiştir.)[/color]



183.Ey iman edenler! Oruç dizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılın

dığı gibi size de farz kılındı.Umulur ki korunursunuz.




184.Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim has

ta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.

(İhtiyarlık veya şifa ümidi kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da)

oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.

Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha i

yidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha ha

yırlıdır.




185.Ramazan ayı, insanlara yol gösterici doğrunun ve doğruyu eğriden ay

ırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Rama

zan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu o

lursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin

için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve

size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz

içindir.




(Dinde güçlük yoktur. Allah orucu emretmiştir. Oruç tutma şartları bulun

an kimseler oruç tutarlar.Hastalık, yolculuk gibi geçici bir engelden ötü

rü oruç tutamayan, sonra kaza eder.İhtiyarlık ve müzmin hastalık gibi de

vamlı özrü olanlar fidye verirler. Her türlü zahmete rağmen kendi arzusu i

le gönülden oruç tutan ve hayır yapanlar övülmüştür.)





186.Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara) : Ben çok yakınım.Ba

na dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım

da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.






(Rivayete göre bir bedevi Resulullah (s.a.v.)'a ''Rabbimiz yakın mıdır yok

sa uzak mıdır? Yakınsa ona fısıltı şeklinde dua edelim, uzaksa bağıralım''

dedi. Bunun üzerine ayet indi. Allah'ın istediği iman ve itaattir. Allah, i

man edip itaat edenlerin dualarını kabul edeceğini vadetmiştir. Gerçek

manada iman edip Allah'a kulluk edenlerin duası kabul olunur.)




KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Konu Dilnihad tarafından (17.03.2008 Saat 19:50 ) değiştirilmiştir..
eski 15.03.2008, 14:04 Dilnihad isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #28
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:55 .