26.jpg
Cüz:2,Sure:2
BAKARA SURESİ Sayfa:26
177.İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik,
o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, pey
gamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yok
sullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar,
namaz kılar, zekat verir.Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir.
Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu
vasıfları taşıyanlardır.Müttakiler ancak onlardır!
178.Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas size farz kılındı.Hüre hür,
köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öl
dürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkani
yete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir.Bu söy
lenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra
haddi aşarsa muhakkak onuniçin elem verici bir azap vardır.
(Bütün dinler, hukuk ve ahlak sistemleri, haksız olarak adam öldürmenin,
cana kıymanın büyük bir suç olduğunda birleşmişlerdir. Farklılık, bu suçun
önlenmesi için alınması gereken tedbirde kendini göstermektedir.İslam, su
ça iten sebepleri azami ölçüde ortadan kaldırmış, insanı iman, ibadet ve
ahlak terbiyesi ile olgunlaştırmak için gerekli tedbirleri almış, bütün bunlar
dan sonra da kısas adıyla ''cana kıyanın canına kıyılır'' kaidesini koymuş
tur. Haksız aflarla bir gün hürriyete kavuşmak ümidi içinde beslenen kim
selerin bu hali (hapis cezası) hiç de caydırıcı ve suçu önleyici bir tedbir
değildir. Kısası tazminata (diyete) çevirme hakkı, öldürme suçunun acı ne
ticelerine katlanmakta olan ölü yakınlarına (velilerine) aittir. Başkası bu
cezayı bağışlayamaz.)
179.Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.Umulur ki suç işlemek
ten sakınırsınız.
(''Kısasta hayat vardır'' sözü, gerçekten dikkate değer bir ifadedir.Zira kıs
as tatbik edilirse bir kişinin öldürülmesiyle pek çok kimsenin yaşaması sağ
lanır. Çünkü cezasının ölüm olduğunu bilen kimse, bu suçu işlemeyecektir.)
[/color]
180.Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa anaya, babaya,
yakınlara uygun bir biçimde vasiyet etmek Allah'tan korkanlar üzerine bir,
borçtur.
(Mirasla ilgili ayetler gelmeden önce, kişinin servetinden ana, baba ve ak
rabalarına bir miktar verilmesi için vasiyet etmesi emredilmiştir. Ancak,Ni
sa Suresinde gelen miras ayetleri ile herkesin hakkı kesin ve net olarak
belirlenmiş, Efendimiz de ''Allah her hak sahibine hakkını vermiştir.Bundan
sonra varise vasiyet yoktur'' buyurmuş, böylece yukarıdaki ayet nesh
edilmiştir. Fakat mirastan payı olmayan akraba ve düşkünlere, hayır mü
esseselerine vasiyet bakidir.Her müslüman gönüllü olarak servetinden is
tediği yere vasiyet edebilir.)
181.Her kim bunu işittikten ve kabullendikten sonra vasiyeti değiştirirse,
günahı onu değiştirenleredir. Şüphesiz Allah (her şeyi) işitir ve (her şeyi)
bilir.
(İslam'da vakıf müessesi hadislere dayanmakla birlikte sadaka-i cariye ma
hiyetinde olan ve ammeye hizmet veren vakıfları, bunların şekil ve şartları
nı haksız olarak değiştirenler de vasiyeti değiştirenler gibi telakki edilmiş,
bu ayeti birçok vakıf eşya üzerine ve vakıfnamelere yazılmıştır.)
KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ
------------------------------------------------------------------
27.jpg
Sayfa:27
BAKARA SURESİ Cüz:2, Sure:2
182.Her kim, vasiyet edenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden en
dişe eder de (alakalıların) aralarını bulursa kendisine günah yoktur.Şüphe
siz Allah çok bağışlayan hem de esirgeyendir.
(Bundan sonra gelecek ayetlerde Allah Teala müslümana farz kılınan Rama
zan orucundan söz eder. Oruç, İslam'ın beş temelinden biridir. Orucun far
ziyeti Kur'an'da belirtilmiştir. Oruca tahsis edilen Ramazan ayı faziletli bir
aydır. Bu ayın fazileti, içinde Kadir gecesi bulunmasındandır. Kadir gecesi
nin üstünlüğü ise kendisinde Kur'an indirilmiş olmasındandır. Çünkü Kur'an
Ramazan ayında ve Kadir gecesinde topluca, levh-i mahfuzdan Beytü'l-
izze denilen makama indirilmiş ve yine Kadir gecesinde ilk olarak Hira dağ
ında, Peygamberimize vahiy olarak gelmeye başlamıştır. Buna göre Rama
zan ayının ve Kadir gecesinin üstünlüğü, Kur'an'ın bu ayda ve bu gecede
inmesinden ileri gelmektedir. Bu üstünlükleri sebebiyle Ramazan ayı, bü
yük bir ibadet olan oruca tahsis edilmiştir.)[/color]
183.Ey iman edenler! Oruç dizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılın
dığı gibi size de farz kılındı.Umulur ki korunursunuz.
184.Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim has
ta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.
(İhtiyarlık veya şifa ümidi kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da)
oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.
Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha i
yidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha ha
yırlıdır.
185.Ramazan ayı, insanlara yol gösterici doğrunun ve doğruyu eğriden ay
ırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Rama
zan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu o
lursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin
için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve
size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz
içindir.
(Dinde güçlük yoktur. Allah orucu emretmiştir. Oruç tutma şartları bulun
an kimseler oruç tutarlar.Hastalık, yolculuk gibi geçici bir engelden ötü
rü oruç tutamayan, sonra kaza eder.İhtiyarlık ve müzmin hastalık gibi de
vamlı özrü olanlar fidye verirler. Her türlü zahmete rağmen kendi arzusu i
le gönülden oruç tutan ve hayır yapanlar övülmüştür.)
186.Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara) : Ben çok yakınım.Ba
na dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım
da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.
(Rivayete göre bir bedevi Resulullah (s.a.v.)'a ''Rabbimiz yakın mıdır yok
sa uzak mıdır? Yakınsa ona fısıltı şeklinde dua edelim, uzaksa bağıralım''
dedi. Bunun üzerine ayet indi. Allah'ın istediği iman ve itaattir. Allah, i
man edip itaat edenlerin dualarını kabul edeceğini vadetmiştir. Gerçek
manada iman edip Allah'a kulluk edenlerin duası kabul olunur.)
KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ