|
Dininin emri olan başörtüsüne sımsıkı bağlılık gösterir
Evden çıkarken, Allah'ın kitabında ve Rasulünün sünnetinde kesin sınır ve işaretlerini belirlediği İslami kıyafet olan şer'i başörtüsünü (hicab) takar; koku sürünmüş, süslenmiş olarak evinden çıkmaz, mahremi olmayan erkeklere görünmez. Zira bunların Kur'an'ın kesin nassı ile haram olduğunu bilmektedir:
Şuurlu müslüman kadın, Allah'ın yolundan ve O'na itaatten uzaklaşmış, çağdaş toplumların kendileriyle dolu olduğu giyinik-çıplak kadınlardan değildir. Bilakis Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem o açık saçık, azgın, sapıtmış, fesatçı kadınları anlatırken çizdiği korkunç tipten dolayı müslüman kadın korkuyla titrer:
"Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki ben (henüz devrimde) onları görmedim. Birisi, yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar olup onlarla insanları döğen bir kavim; diğeri giyinik-çıplak, kırıtarak yürüyen bir takım kadınlardır. Başları eğri deve hörgüçleri gibidir. (Yapay süslenme ve ziynetlerle kabarmış, irileşmiş durumdadır). Bunlar cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır. Halbuki cennetin kokusu şu kadar ve şu kadar mesafeden duyulacaktır." (Müslim).
İslam'ın saf pınarından içmiş ve onun geniş serin havasında yetişmiş olan akıllı müslüman kadın, şer’i başörtüyü, annelerin ve ninelerin üzerinde gittikleri ve onlardan kendisine miras kalan bir adet, gelenek olarak takmaz. Bilakis müslüman kadın başörtülüne, onun Aziz ve Celil Allah'dan gelen bir emir olduğuna kalbi imanla dopdolu olarak bağlılık gösterir.
Safiyye bint Şeybe'den gelen rivayet şöyledir: "Hz. Aişe'nin radıyallahu anha yanında oturmuş Kureyş kadınlarından ve onların faziletlerinden, üstünlüklerinden söz ediyorduk. Hz. Aişe radıyallahu anha dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının bir üstünlüğü var. Ama ben Allah'a yemin ederim ki, Ensar kadınlarından daha üstününü Allah'ın Kitabın'ı onlardan daha çok tasdik ve Kur'an'a daha çok iman edenini görmedim. Nur Süresindeki: "Başörtülerini, yakalarının üstünü kapayacak surette koysunlar..." ayeti indirilmişti. Erkekleri onlara gidip Allah Teala'nın kendilerine başörtüsü hakkında ayet indirdiğini okudu. Adam karısına, kızına, kızkardeşine ve akrabası olan herkese okudu. Onlardan bunu işiten hiç bir kadın geri kalmaksızın her biri kalktı ve Allah'ınn kitabından gelen ayeti tasdik ve iman etmek üzere üzeri çizgili yün giyeceklerini aldı ve onunla örtündü. Sabah namazında Rasulullah'ın arkasında o şekilde örtünmüş olarak, sanki başlarının üstünde kara kargalar varmış gibi safa durdular."
Allah, Muhacir ve Ensar'ın hanımlarına rahmet eylesin. İmanları ne kuvvetliymiş! Müslümanlıkları ne sağlam ve doğruymuş! İndiği sırada hakka ne itaatkar imişler!
İşte bu gibi şuurlu, tertemiz müslüman genç hanımlarla müslüman evler mamur olur, nesiller fazilet esasına göre terbiye edilir, toplum da çalışkan, yapıcı yiğit erkeklerle dolar.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
|