|
Kendisi Gibi Talebeler Bıraktı
Buhârî’nin önünde ders okuyan, ondan hadis öğrenen talebelerin sayısı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Sadece meşhur ‘Sahih’ isimli kitabını ondan okuyanların sayısı doksan bin kişidir. Müslümanlar’ın ikinci büyük muhaddisi İmam Müslim, Tirmizi, Nesaî ve Darimî de onun talebelerindendir.
İslam İlimlerinin En Muteber Kitabını Yazdı
Kur’an’dan sonra en muteber bilgi kaynağı olan ve Müslümanlar arasında ‘SAHİH-İ BUHARİ’ adıyla meşhur olan kitabı yazdı. Altı yüz bin hadis arasından seçip derlediği kitabına yazdığı her hadis için yazmadan önce abdest aldığı ve iki rekaat namaz kıldığı rivayet edilmiştir. Kitabı yazması on altı yıl sürdü. Yedi bin civarında hadis ihtiva etmektedir. Kitabın içinde zikredilen hadisleri iki yüz seksen dokuz hocadan derledi.
SAHİH-İ BUHARİ, Müslümanlar çocuklarını Hıristiyan profesörlerden din öğrenmeye gönderene kadar her Müslüman’ın gözünde ilk ve şeksiz bir kitaptı. Müslümanlar’ın çocukları, Hıristiyan ülkelerden diploma alıp, hadis hocası olmaya başladıktan sonra, Buhari de tenkit edildi. Kusurları(!) bulundu.
İlmini ve Onurunu Korudu
Buhara valisi, saraya gelip kitaplarından ders yapmasını emreden bir haberci gönderdi ona. O cevap olarak dedi ki:
‘Ben ilmi ayağa düşürmem. Vereceğim dersler hoşuna gidiyorsa, ders yaptığım mescide veya evime gelirsin. Eğer bu durum hoşuna gitmezse, yetkili birisin. Benim ders yapmamı yasakla. Ben de ders yapmayayım. Yasağı sen koy ki yarın Allah katında özrüm olsun.’
Ona Da Eziyet Edildi
Gayretini ve elde ettiği şöhreti çekemeyenler, siyasileri onun aleyhine kışkırttılar. Valilik emriyle sürgüne gönderildi. Semerkand’da vefat etti. Vefat etmeden önce yaptığı bir duasında: ‘Allahım! Geniş olmasına rağmen dünya bana daraldı. Beni kendine al.” demişti. Bu duasından sonra bir ay geçmeden vefat etti. 30 Ramazan 256 (31 Ağustos 869) da vefat etti. Vefat ettiğinde altmış iki yaşındaydı.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
|