| İnsanın inandığı, yaşadıklarıdır... Herkes, inancının sonuçlarını yaşar!…
Aptal, karşısındakinin sözlerine bakarak onu değerlendirir; akıllı, karşısındakinin davranışlarıyla onu değerlendirir!.
Karşısındaki açık gerçekleri değerlendirmeyip, hayâlindekinin peşinde koşan, hem elindekini yitirir hem de hayâlindekini!.
İşinin, eşinin, aşının hakkını vermek, tasavvuf dedikodusuyla ömür tüketenlerin değil, onu yaşayanların hâlidir!.
Ailesinde huzuru olmayanın Allah’la da huzur olmaz!.
Karşısındakini veya çevresinde bulunanların hakikatini değerlendiremeyenlerin, gece hayâlleri kendilerine hüsrandan başka bir şey getirmez!.
İbadetleriniz yapınız; ama beraber olduklarınızın hakkını vermekten asla geri kalmayınız; gerçeği yaşamak istiyorsanız!… Velev ki henüz Hakikatı kavrayamamış olsanız bile!. |