28.jpg
Cüz:2,Sure:2
BAKARA SURESİ Sayfa:28
187.Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı.Onlar sizin
için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.Allah sizin kendinize kö
tülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (Ramazan
gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin.
Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edi
linceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.Mescit
lerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin.Bun
lar Allah'ın koyduğu sınırlardır.Sakın bu sınırlara yaklaşmayın.İşte böyle
ce Allah ayetlerini insanlara açıklar.Umulur ki korunurlar.
(İslam'ın ilk zamanlarında farz olan Ramazan orucunu tutarken sahur ye
meği yoktu.Oruç tutan kimse, akşam orucunu açınca yatsı namazını kıl
ıp uyuyuncaya kadar yer içerdi.Bundan sonra yemek içmek ve kadınla
ra yaklaşmak haramdı.Bazı müslümanlar dayanamayıp kadınlarına yak
laştı.Bazıları iftardan sonra yorgunlukları sebebiyle hemen uyudukları
için, ertesi gün açlık ve susuzluktan baygınlık geçirdiler. Cenab-ı Allah
müminlere acıdı ve bir kolaylık olmak üzere bu ayeti indirdi.''Beyaz iplik
ve siyah iplik'' ifadelerinden maksadı, ''mine'l-fecr; tanyerinin ağarma
sından'' ilavesi açıklığa kavuşturmuştur. Buna göre orucun başlaması
gereken zaman (imsak), güneşin doğmasına değil, fecrin doğmasına,ya
ni tanyerinin ağarmaya başlamasına bağlıdır.İplik tabiri de, tanyeri, ağ
armasının başlangıcını ifade etmektedir.Aydınlık yayılıp yükselince, ar
tık ona ''beyaz iplik'' denemez. Aydınlığın başladığı an sahurun bittiği
ve imsakın başladığı, aynı zamanda sabah namazı vaktinin de girdiği
andır.)
188.Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin.Kendiniz bilip dururken,
insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları
hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.
(Bu ayette işaret edilmek istenen mana, daha ziyade rüşvet ve çıkarcı
lıktır.Binaenaleyh aldatma ve dalavere ile elde edilen bütün kazançlar ha
ramdır.)
189.Sana, hilal şeklinde yeni doğan ayları sorarlar. De ki: Onlar, insanlar
ve özellikle hac için vakit ölçüleridir. İyi davranış, aslara evlere arkaların
dangelip girmeniz değildir.Lakin iyi davranış, korunan (ve ölçülü giden)
Evlere kapılarından girin, Allah'tan korkun, umulur ki kurtuluşa erersiniz.
(Peygamberimize yeni doğan hilalin önce incecik olması,sonra her gün bü
yümesi, dolunay olduktan sonra tekrar incelip kaybolması ve tekrar aynı
şekilde doğup devam etmesi sorulmuştu. Ayette verilen cevapta ''Ayın
bu şekildeki hareketi, kameri senenin hesap edilmesini, özellikle hac gün
lerinin bilinmesini sağlamaktır'' denildi.Ayrıca eskiden Araplar hac için ih
ram giydiklerinde veya hac dönüşünde evlere kapısından değil de arka
dan açılan bir delikten girmenin iyilik olduğuna inanırlardı.Yukarıdaki ayet
te bunun da yanlış olduğu anlatılmıştır.)
190.Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın.Sakın aş
ırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.
KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ
-------------------------------------------------------------
29.jpg
Sayfa:29
BAKARA SURESİ Cüz:2,Sure:2
191.Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün.Sizi çıkar
dıkları yerden siz de onları çıkarın.Fitne, adam öldürdükten daha kötü
dür.Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaş
mayın.Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün.İşte
kafirlerin cezası böyledir.
192.Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah gafur
ve rahimdir.
193.Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için olun
caya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına
düşmanlık ve saldırı yoktur.
194.Haram ay haram aya karşılıktır.Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklı
dır.Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah'tan
korkun ve bilin ki Allah müttakilerle beraberdir.
(Resulullah (s.a.v.) hicretin altıncı yılında umre yapmak maksadıyla Mek
ke'ye doğru yola çıkmıştı.Mekke yakınlarındaki Hudeybiye'ye gelince müş
rikler Mekke'ye girmelerini önlediler.Orada çetin münakaşalar oldu.Sonun
da İslam tarihinin en mühim hadiselerinden biri olan Hudeybiye antlaşma
sı yapıldı.Bu antlaşmada yer alan maddelerden birine göre, müslümanlar
o sene Harem-i Şerif'i ziyaret etmeden geri dönecekler, gelecek sene
aynı haram ayı içinde Mescid'i ziyaret edip umre yapacaklardı.Müşrikler
bunu başarı saydılar.Allah, müslümanları ertesi sene aynı ayda Mescid-
i Haram'a getirdi.Böylece haram ay, haram aya karşılık oldu.
İslam hukukuna göre saldırıya ancak misli ile mukabele edilir, aşırı gitmek
suçtur.Bütün harplerde önce insanlar dine çağrılır.Müslüman olmayı yah
ut cizye vermeyi kabul etmeyenlerle savaşılır.)
195.Allah yolunda harcayın.Kendi ellerinizle kendinizi ttehlikeye atmayın.
Her türlü hareketinizde dürüst davranın.Çünkü Allah dürüstleri sever.
(Ayette geçen ''ihsan'' kelimesi, bir işi tam ve noksansız yapmak, işin
hakkını vermek ve dürüst olmak demektir.
Nitekim bir hadiste Resulullah (s.a.v.)'a ''İhsan nedir?'' diye sorulmuş. O
da : ''Allah'a, O'nu görüyormuş gibi kulluk etmendir, her ne kadar sen O'
nu görmüyorsan da, O seni görüyor'' buyurmuştur.Kulluk umumi bir davra
nıştır.Bu itibarla hadisteki manayı, özellikle ibadete yöneltmek doğru
değildir.Esasen Arapça'da ihsan, işi doğru dürüst yapmaktır. Onun için
işinin ehli olana ''muhsin'' denir.Tercüme bu anlayışa göre yapılmıştır.Sos
yal yardımı ve adaleti de içine alan ihsan ve infakı, ''tehlikeyi önleyen bir
tedbir'' olarak gösteren ayet, adaletin anarşiyi ve ihtilali önlediğine de iş
aret etmektedir.)
196.Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.Eğer (bunlardan) alıkonursanız
kolayınıza gelen kurbanı gönderin.Kurban, yerine varıncaya kadar başları
nızı traş etmeyin.Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahat
sızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.
(Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre
ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir.Kurban
kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi
olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi
Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.Allah'tan korkun.Biliniz ki
Allah'ın vereceği ceza ağırdır.
KAYNAK:KUR'AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ