6 Şevval 1429
06 Ekim 2008, Pazartesi
6 Şevval 1429
06 Ekim 2008, Pazartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 63 (22 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Ahmet Levent, aicha, Almula, aXa, canane, DeRCan, HamS, haqperest, kasif_gnc, KoRSaN, nur talebesi, Rifade, siluet, siyahsancaktar, tÜrkÜ, yaraLi, Şüheda-i Hayat Dagistan, Ummu Seleme
Tekil Mesaj gösterimi
Ummu Seleme
GüzellikGöreninGözündedir
 
Ummu Seleme - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 3.622




Teşekkür etti: 8.145
Teşekkür aldı: 2.523 konuda 7.461 kere
kucult  büyük
Osmanlı'nın İlk Matbaası

İbrahim Müteferrika, 1670'li yılların başında Erdel'in Koloszvar şehrinde dünyaya geldi. Müslüman olmadan önceki teslis akidesine karşı çıkan ve tek Tanrı inancını benimseyen Unitarius mezhebine mensuptu.


Yıllardır matbaa tartışmalarının yaşandığı ülkemizde Orlin Sabev (Orhan Salih)'in "İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni (1726-1746)" isimli yeni yayınlanan kitabıyla birlikte yeni bir dönüm noktası başlıyor.
Müteferrika'nın yaşadığı mahalleden, ilk Türk matbaasının yerine, aile mensuplarından Müteferrika'nın kütüphanesindeki kitaplarına ve bastığı kitapların satılıp satılmadığına kadar ilk matbaamızın ve matbaacımızın sırları çözüldü

İlk Türk matbaası ile matbaanın kurucusu, yayımcı, devlet adamı ve bir Osmanlı aydını olan İbrahim Müteferrika hakkındaki bilgilerimiz oldukça azdır. Matbaa ve İbrahim Müteferrika hakkında birçok kitap ve makale yayınlandıysa da bilgiler hemen hemen aynıdır. Birkaç araştırmada ortaya konulan bilgiler bazı kelime değişiklikleriyle tekrar edilmiştir.

Türkiye'de kurulan ilk matbaa daha o dönemde Avrupa'da incelenmeye ve hakkında bilgi toplanmaya başlanmıştı. Türkiye'de İbrahim Müteferrika ile ilgili ilk araştırmayı Katolik bir Macar rahibi olan Dr. İmre Karacson yaptı. Karacson'un ardından yapılan İhsan Sungu, Ahmed Refik Altınay, Tibor Halasi Kun ve Niyazi Berkes'in araştırmalarından sonra İbrahim Müteferrika'nın hayatı hakkında uzun süre yeni bir bilgi ortaya konulmadı, aynı bilgiler tekrarlanıp durdu. Daha sonra sadece bizim Osmanlı Arşivi'nde yaptığımız araştırma neticesinde İbrahim Müteferrika hakkında birçok yeni bilgiye ulaşıldı.

MÜTEFERRİKA'NIN MİRASI
Bizim araştırmamızdan sonra da bu konuda bazı yayınlar yapıldıysa da yine uzun süre orijinal yeni bilgiler ortaya konulmadı. Ancak iki yıl önce Bulgaristan'da Türk matbaacılığı üzerine yapılan yeni bir yayın, bu konuda çok önemli yeni bilgilere ulaşmamızı sağladı. Orlin Sabev (Orhan Salih)'in Bulgarca eserinin önemini hemen fark etmiş ve Türkçe'sinin çıkması için teşebbüse geçmiştik. "İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni (1726-1746)" isimli kitap birkaç gün önce Yeditepe Yayınları arasında çıktı.

Hemen hemen herkesin yıllardır "matbaa niye geç geldi" diye fikir yürüttüğü, ancak ortaya yeni bir bilgi koyamadığı bir tartışma ortamının yaşandığı ülkemizde bu kitapla birlikte yeni bir dönüm noktası başlıyor. Kitabın esas bilgi kaynağı, ilk Osmanlı matbaacısı İbrahim Müteferrika'nın 1 Nisan 1747 tarihli ilk defa gün ışığına çıkan terekesi, yani miras kayıtları. Yeni bulunan bu belge, Müteferrika'nın tam olarak yaşadığı mahalleyi, ilk matbaamızın yerini, matbaacımızın aile mensuplarını, kütüphanesindeki kitaplarını ve bastığı kitaplarından kaç tanesinin satılmadığını ve satılmayan kitapları nerede depoladığına ışık tutuyor. Bu yüzden matbaacılık tarihimiz ve İbrahim Müteferrika'nın sırları gün yüzüne çıkıyor.

MATBAA'NIN GELMESİNİ ULEMA ENGELLEMEDİ
Orlin Sabev, 1726-1746 tarihleri arasındaki çeşitli belgeleri inceleyerek, Müteferrika'nın bastığı kitapların okurlara hemen ulaştığını ve nispeten yüksek fiyatlarına rağmen satın alınıp, ilgiyle karşılandığı tespit etmiştir.

Baskı kitap alan kişilerin sosyal ve mesleki durumunu tespit için bu araştırmayı yapan yazar, basma kitap satın alanların genelde Osmanlı saray ve merkez bürokrasisinde çalışanlar ve ulema mensupları olduğunu ortaya çıkardı. Özellikle ulemanın kitap alması din adamlarının matbaaya karşı olmadıklarını açıkça ortaya koyuyor. Yani din yüzünden matbaa gelmedi iddialarının doğru olmadığı belgelere dayalı olarak ortaya çıktı. Ortaya çıkan önemli bir bilgi de matbaanın yeridir. İbrahim Müteferrika, matbaasını evine kurmuştu. Yeni belgelere göre ilk matbaacımızın oturduğu yer, Fatih'te Sultan Selim Camii yakınlarındaki Mismarcı Şücaeddin Mahallesi. Bugün burası Mismarcı Sokağı olarak geçiyor. İbrahim Müteferrika, satılmayan kitaplarını da Sultan Selim Cami yakınlarında Tophane diye anılan yerdeki taş odada depolamıştı.

İLK MATBAACIMIZ İYİ BİR PAZARLAMACIYDI
Müteferrika'nın miras kayıtlarından bol miktarda kâğıt depoladığı da anlaşılıyor. Miras kayıtlarının en ilginç ve en önemli yeri İbrahim Müteferrika'nın bastığı ve öldüğünde satılmayıp kalan kitapları ve bu kısım matbaacılık tarihimiz açısından çok önemlidir. Yıllardır Karacson'dan itibaren Müteferrika'nın öldüğünde satılmadan kalan birçok kitabı olduğu söylenilir. Ancak ne kadarının satıldığı bilinmezdi.

Bu durum, Orlin Sabev'in kitabıyla önemli ölçüde aydınlandı. Müteferrika'nın 3.172.756 akçelik mirasının yaklaşık altıda beşini bastığı ancak satamadığı kitapları oluşturuyordu. Kitapların satış performansına bakılırsa İbrahim Müteferrika'nın matbaanın ilk ürünlerini satmada oldukça başarılı olduğu görülüyor. Nitekim 18. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Müteferrika'nın bastığı kitaplar piyasada bulunmuyordu. Toplumumuzun kitaba bakışı dikkate alındığında Müteferrika'nın kendi devrinin şartlarına rağmen iyi bir satıcı olduğu ortaya çıkıyor. İbrahim Müteferrika, kitaplarını sadece Türkler'e değil Avrupalılar'a da satmıştı. Bu iş için Latince kataloglar hazırlayan Müteferrika, bunları Avrupa'nın değişik yerlerine göndererek kitaplarını pazarlamaktaydı.
__________________
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit..


Asla üç sey olma. Ümitsiz olma.Sükürsüz olma. Sabirsiz olma.
eski 18.03.2008, 12:11 Ummu Seleme isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Ummu Seleme isimli üye'ye teşekkür edenler
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:17 .