İBRAHİM MÜTEFERRİKA
İbrahim Müteferrika, 1670'li yılların başında Erdel'in Koloszvar şehrinde dünyaya geldi. Müslüman olmadan önceki teslis akidesine karşı çıkan ve tek Tanrı inancını benimseyen Unitarius mezhebine mensuptu. 1700'lü yıllarda Osmanlı hizmetine giren İbrahim Müteferrika, 18 Nisan 1716'da dergâhı âli müteferrikalığına, yani padişahın özel hizmetindeki saray görevlilerinin arasına tayin edildi ve bu görevi onun ismiyle özdeşleşti. Müteferrika, daha sonra Osmanlı bürokrasisinde birçok görevde bulundu. 1747 Şubat'ında vefat eden İbrâhim Müteferrika, Aynalıkavak Kabristanı'na defnedildi. 1942'de ise mezarı Reşid Saffet Atabinen'in teşebbüsüyle buradan Galata Mevlevihânesi Haziresi'ne nakledildi. İbrahim Müteferrika sadece bir matbaacı değil aynı zamanda 18. yüzyılın en önemli Osmanlı aydınlarındandı.
Birçok kitap yazmış ve tercümeler yapmıştı. İbrahim Müteferrika, 1731 yılında Osmanlı Padişahı Birinci Mahmud'a sunduğu ve Müteferrika Matbaası'nın dokuzuncu kitabı olarak 1732'de yayımlanan "Usulü'l-Hikem fi Nizâmi'l-Ümem", yani "Milletlerin Düzeninde İlmi Usuller" isimli eserinde Avrupa'daki devlet yönetimi şekilleri "monarkiya", "aristokrasiya" ve "demokrasiya" başlıklarıyla üç gruba ayırır. Eserde ayrıca fizik, astronomi ve coğrafya ilimlerinin devlet yönetimindeki önemi üzerinde durarak, bu ilimlerin gelişmediği bir ülkede sağlam bir devlet düzeninin kurulamayacağını söyler. Bunun yanında ilk defa "nizâm-ı cedid", yani "yeni düzen" tabirini kullanarak Osmanlı Devleti'nin de 18. yüzyıl Avrupa'sında gelişen yeni askerlik düzenlerini mutlaka alıp uygulaması gerektiğini ifade eder.
İBRAHİM MÜTEFERRİKA NELER OKURDU
Miras kayıtlarında matbaacımızın özel kütüphanesindeki kitapların neler olduğunu ve Müteferrika'nın neler okuduğunu artık tek tek biliyoruz. Bu kitapların içerisinde en ilginçleri Roma'daki Typographia Medicea'da 16. yüzyılın sonlarında ve 17. yüzyılın başlarında basılmış Arap harfli matbu Öklides Şerhi ve Nüzhetü'l-Müştak yer alıyor. Bu kitaplar Müteferrika'nın matbaa işine girişmeden önce geniş bir araştırma yaptığını gösteriyor.
Müteferrika'nın kütüphanesindeki birçok Latince ve çeşitli Avrupa dillerindeki kitapları içerisinde Meninski Lugati, Atlas Minor, İncil ve Tevrat dikkat çekiyor. İlk matbaacımız astronomi ile ilgili birçok kitaba ve 40'a yakın haritaya sahipti. Bunlar muhtemelen Müteferrika'nın Kâtip Çelebi'nin Cihannüması'na yaptığı şerhlerde ve diğer bastığı ve yazdığı eserlerde kullandığı kitaplardı. Müteferrika'nın özel kütüphanesindeki kitapların içerisinde Kâtip Çelebi'nin Mizanü'l-Hakk'ı, Gelibolulu Mustafa ¬li'nin Nusretnâmesi, Kınalızâde Ali'nin Ahlak-ı Alâisi, Nişancı Ramazanzâde Mehmed'in Tarih-i Mirât-ı Kâinât'ı, Ebu'l-fida'nın Takvim-i Buldan'ı, Acaibül-Mahlukat'ı da vardı.
UCUZ VE KALİTELİ KİTAP
İbrahim Müteferrika'yı sadece bir matbaacı olarak düşünmek büyük bir hata olur. İbrahim Müteferrika'nın bastığı kitapların tarih, coğrafya, dil gibi konularla, askerlik sahasında olduğu dikkat çekiyor. Araştırmacılar, Müteferrika'nın bastığı eserlerin seçiminde oldukça isabetli davrandığını söylerler. Müteferrika, bastığı kitapların büyük bir kısmına ilaveler ve açıklamalar yapmış, bir kısmını da notlar ve haritalar ekleyerek zenginleştirmişti. Bilhassa Kâtip Çelebi'nin Cihânnümâsı'na yaptığı ilaveler, onun Rönesans sonrası Avrupa'daki gelişmeleri nasıl takip ettiğini açıkça gösteriyor.
Müteferrika, matbaacılığa başlarken, yayınladığı kitaplarda doğru metin yayınlama amacında olduğunu söylemişti. Yayınladığı kitaplar incelendiğinde bu amaca ulaştığını görüyoruz. Nitekim, Amerika kıtasının keşfini anlatan Müteferrika'nın bastığı "Tarih-i Hindî Garbi" isimli kitabı inceleyen Amerikalı araştırmacı Thomas Goodrich, bu eserin mevcut yazma metinlerinin hiç birisinin tam ve doğru olmadığını, tamamı ve doğruya en yakın olanın 1730'da Müteferrika'nın yayınladığı olduğunu ve onun bu sonuca birden fazla metin kullanarak vardığını söyler. İlk matbaacımız, matbaanın önemli amaçlarından biri olan ucuz kitap politikasını da gerçekleştirmişti. Nitekim Müteferrika, matbaadan önce piyasada 350 kuruşa satılan Vankulu Sözlüğü'nü 35-40 kuruşa satmıştı.
__________________ Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit.. جزاك الله خيرا |