11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 54 (13 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.

Online   barayev, DeRCan, Dilnihad, DuaLar, ebu mus'ab, ogrenci, RaBi_a, txtxfrm, waweyla Dagistan, Hak-dilaram, kebirulcady06
Tekil Mesaj gösterimi
Bakara-216
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 408




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 170 kere
kucult  büyük
Kozasındaki konuşuyordu kendi kendine…

“Benim kozam güzeldir!… Benim kozamın eşi yoktur!… Benim kozam cennettir!… Benim kozam dünyada bir tanedir”!.

Büyüktü kozası; dünyası!… O kadar büyüktü ki, içinde yiyor, içiyor, sevişiyor; çoluk-çocuk-torun-torba yaşıyorlardı!. Üstelik kozasının dışında onu gözetip koruyan bir tanrısı(?) da vardı!.. Sıkıştığında yönelip yardım istediği!.

Kozalımın dünyası bir dehşetti de… Dünyasındakilerin kralıydı!. Hiç kimseyi beğenmezdi kendinden başka!… Tüm kozalılar gibi!.

Ölünce önce tanrısının yanına gidecekti, onunla konuşacak, yaptıklarını anlatıp hesap verecek; sonra da onun cennetine gidecekti!…

Çoban da mutlu bu arada, dere başında akan suyu seyredip, yüzen yaprakları sayarken… Tanrım sana çok şükür diyordu; beni cennette yaşattığın için!… Aç değildi, açık değildi… Karnı tok, sırtı pekti… Üstelik sağlığı da yerinde!. Kurt ta yok etrafta koyunlarına saldıracak!

Veri tabanının oluşturduğu kozası olan dünyasında; veri tabanının oluşturduğu hayâllerle avunup mutlu olan; kâh da korkan; korkusuyla, vehmiyle korktuğunu oluşturup, onu yaşayan; sonra da “korktuğum başıma geldi”, diyen; yanan, üzülen, kıvranan kozalılar!.

Misâllerin, benzetmelerin, işaretlerin, neye yol gösterdiğini düşünme yeteneği körelmiş; garip, âciz, çaresiz, tutacak el arayan dünyalar!

Kiminin veri tabanı, 5 metreküp kozasını oluşturuyor; kiminin ki 500 m3!… Sonra kozalar birbiriyle savaşıp didişmeye koyuluyor!.

“ALLAH” her şeyden ve beşeri kavramdan münezzeh!… Hiç bir şekilde kayıt kavramı düşünülemeyen, sınırlanmayan!. Tüm beşer kavram ve değer yargılarından âri!. Ne ana-babası var ne de çocuğu!.

Kendi ellerinizle üretip, şekillendirip tapındığınız, sonra da afiyetle yanlışlarını eleştirdiğiniz tanrınızın ahlâkı ile mi ahlâklanacaksınız?

Beşeri düşünce, kavram ve değer yargılarından münezzeh, “Allah” adıyla işaret edilenin ne olduğunu fark etmeye çalışıp, olabildiğince “O”nun ahlâkıyla mı ahlâklanacaksınız!?.
eski 19.10.2006, 08:43 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:33 .