7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 36 (13 Kayıtlı ve 23 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Atmaca, DeRCan, EMANET-35, HamS, KoRSaN, okyanus, Sakallı, seyyah, siluet, _seda_ Dagistan, Hak-dilaram, Ummu Seleme
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hademe
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.462




Teşekkür etti: 10.821
Teşekkür aldı: 4.716 konuda 23.419 kere
kucult  büyük
talebeyim. baran efendi'yi tanımıyordum. yenimahalle'de cami yaşatma derneği adı altında yol üstü on onbeş metrekarelik bir küçük mekandalar. geçerken ordan, bir baktım, içerde kocaman sakallı kocaman kocaman insanlar! tamam! bunlara üstaz'ın eserlerinden getireyim, tanıtayım dedim.

bu şekilde bir kontak kurduk. çok insansever bir müslüman. yüzünü asmak, ilgilenmemek, adam seçmek yok. muhsin yazıcıoğlu elini öpmeye gelmişti mesela bir seferinde, ona ne muamelesi varsa, eski bir valiye ya da, köfteciye de aynı muamelesi olan bir insan ı kamil...

şeyh olduğunu bilmiyordum. koluma girdi namaz sonrası yürüyoruz. bana dedi ki: ben senin hocanı galiba tanıyacak gibiyim! onun yanında filan var mıydı evladım?

evet, vardı.

tamam bak şimdi hatırladım! senin hocanın ilmi çok derin; ama türkçesi zayıf! değil mi? demesin mi...

elimi kolundan öyle bir hınçla çektim ki hiç sormayın.

ne diyorsunuz siz ya? üstaz'ın türkçesi sizin türkçenize beş basar! bu nasıl bir laf! dedim.

ama öyle hoş, öyle nur bir çehreye büründü ki o an, asla tarif edemem. yüzünde güller açtı, ay gibi parladı, güldü çokça ve:

gel buraya oğlum! gel... yahu sen amma panter mişin! dur bir hele. yani doğulu ya şive demek istedim evladım, yanlış anlama, dedi.

ben bir yandan yüzünün nurlanmasındayım, bir yandan da sözü hazmedemiyorum: o, osmanlıca şive ile konuşuyor, normal gelmemesi ondandır, dedim.

çok hoşuna gitti, üstaz'ı müdafaa etmem. kolumdan ayrılmadı, evine kadar beraber adımladık. sonra: yarın gel bana biraz kitap getir bizim çavuşlara verelim, dedi.

ertesi gün öğrendim onu ve vasfını. utancımdan ne yapacağımı bilemiyorum. ne kadar da kaba konuşmuştum!

içeri girdiğinde eline sarılmak istedim. elimi tuttu, bırakmadı, öptürmedi önce:

hayır! ne münasebet ismail! biz kardeşiz yahu! can bu can, ciğer ciğer.. dedi ve sonra öptüm elini. üstaz'dan eserlerinden sormaya başladı...

mola
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 20.03.2008, 20:39 Hak-dilaram isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #228
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:22 .


Page generated in 0,20283 seconds with 13 queries