|
Bütün emeli Allah Teala'nın rızasını kazanmaktır
Sadık bir müslüman kadın işlerinde daima Aziz ve Celil olan Allah'ın rızasını elde etme arzu ve amelindedir. İşlerini bu hassas terazi ile tartar. Allah'ın razı olacağı işi yapar, razı olmayacağı işten yüz çevirip onu kerih görür.
Aziz ve Celil olan Allah'ın razı olduğu ile insanların razı olduğu şey arasında çelişki varsa, müslüman kadın tereddüt etmeden, duraksamadan, insanları kızdırsa bile Allah'ın rızası bulunanı seçer.
Zira derin İslamî şuuru ve ince duygu gücüyle idrak etmektedir ki insanların rızasını, hoşnutluğunu elde etmeye çalışmak ulaşılamayacak bir amaçtır; öyle bir amaç aynı zamanda sahibini Allah'ın gazabına götürebilir.
Müslüman kadın bütün bu durumlarda hikmet sahibi peygamberinin yolunda hidayet arar. O buyurmuştur ki:
"Her kim insanların gücenmesine rağmen Allah'ın rızasını ararsa Allah da onu insanların eziyet ve sıkıntısından kurtarır.
Her kim de Allah'ın gazabına mukabil insanların rızasını ararsa Allah' da onu insanlara havale eder."
Bu hassas terazi ve bu sağlam ölçüyle müslüman kadın Önünde orta, mutedil, güzel yolun işaretleri belirmektedir. Artık neyi alacağını bilir, neyi bırakacağını bilir. Onun şaşmayan daimi ölçüsü Allah Teala’nın rızasını kazanmaktır. Ve bununla Allah yolundan ayrılmış birçok kadının düştüğü gülünç, utanç verici çelişkili durumlar, müslüman kadının hayatından kaybolur.
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
|