müsbet manada söylenebilecekleri zamanın deli gibi aktığını farkettiğinde söylemem gerektiğini anladım ve değiştirdim kurulu düzeni hamdolsun
onlar değişmeyeceklerdi çünkü.. zor şartlarda şımartılmadan duyguların açıkça sergilenmediği ortamlarda büyümüşler.. ve öğrendikleri gibi davranıyorlardı bize, yine de sevgi ve şefkati hissettirerek.. şimdi, onlardan bekleyeceklerimizi, bizim onlara vermemiz gereken zamanlardı artık..
söylemediklerimi ise elbette bundan sonra da söylemeyecem
çünkü o dile gelmeyenlerin hepsi, yaptıklarının sadece bir canlıyı fiziksel olarak koruyup büyütmeyi değil, bir insanı yetiştirmekte olduklarını anlayıp anlamamalarıyla ilgili eksikler, eleştiriler.. "yüreğinin götürdüğü yere git" i okuyan herkes anlar bu duyguyu

söylenecek şeyler büyük ihtimalle onları üzüp yaralayacak şeyler..yani bizim yaralarımız.. ve bizi yetiştirirken pedagog değillerdi..bizim şimdi aklettiğimiz ve eksikliğini hissettiğimiz bir çok şeyi bilemezlerdi..biz çocuklarımıza yapmazsak suçlu oluruz şu saatten sonra belki, ama onları geçmişin hatalarıyla eleştirmeye benim vicdanım elvermiyor.
biz zamanın bizde açtığı yaralarla yaşamaya alıştık..sitemlerle onları da yaralamaya gerek yok
