Neden Nafilelerin Kıymetini Bilemiyoruz?
Çünkü:-
İşlenen günahların ahiret âlemine intikal etmeden, hayatta iken verilen cezaları vardır. Bunlardan biri de ibadet lezzetinden mahrum bırakılmaktır. Nafile ibadetlerden zevk alamamak bir cezadır. Acilen kebair günahlardan arınmak gerekir. Midelerden ve cüzdanlardan haramı atmak zorundayız.
- O kadar vakit israf ediyoruz ki ibadet için ayıracağımız vakit, ancak farzlara ya yetiyor ya yetmiyor. Her şey gelişti. Teknoloji rahatlattı; ama vakit bırakmadı.
- Bid’atler de ibadet gibi ilgi bulduğu için, nefsi de tatmin ettiğinden nafilelere ayrılacak payı işgal ettiler. Hem nafileleri kaybettik, hem de bid’at bataklığına battık.
- Mubahlar ve nimetler bizi azdırdı, yediğimiz içtiğimiz yüzünden hasta olduk. En büyük düşmanımız yediğimiz yemekler olmaya başladı. Nefisler kuduracak hale geldi. Yemekten önce ve yemekten sonra yenecek şeyler listesi yapıp gülünç hale geldik. Bu kadar nimet bolluğu içinde ahirete ve nafileye verecek fazlalığımız ve himmetimiz kalmadı.
- Müslümanlar arasında örnek olarak bilinenler de mevkilerinin hakkını
veremediler. Bir Hasan Basri olacak yerde, herkesten önce taksitli
kampanyalara daldılar. Herkes gibi yediler, içtiler. Herkesten çok güldüler.
- Sünnet ve Hadis kelimesinden uzak kaldık. Sünneti ikinci sıra görevlerden
saydık. Ölen herkesi şefaate aday gördük; ama kimsenin sakal sünnetini ihya etmesini tavsiye etmedik. Cezaya düşmeyecek kadar kurallara uyana
iyi dedik. Hadiste geçen nafile hamlelerini yapmayı denemedik bile.
Neticede ibadeti mecburen yapan bir nesil olduk. Namazın evde kılınanını, camide ise kısa olanını, orucun iftarı iyi olanını, haccın turizme benzeyenini, zekâtın reklâma elverislisini tercih ettik.
Dinlediğimiz Kur’an’a okuyanın sesine göre değer verir hale de geldiysek! |