11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 53 (13 Kayıtlı ve 40 Misafir) bulunmaktadır.

Online   barayev, DeRCan, Dilnihad, DuaLar, ebu mus'ab, ogrenci, RaBi_a, txtxfrm, waweyla Dagistan, Hak-dilaram, kebirulcady06
Tekil Mesaj gösterimi
ebu mus'ab
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 595




Teşekkür etti: 559
Teşekkür aldı: 592 konuda 2.947 kere
kucult  büyük
Neden Nafilelerin Kıymetini Bilemiyoruz?
Çünkü:
-

İşlenen günahların ahiret âlemine intikal etmeden, hayatta iken verilen cezaları vardır. Bunlardan biri de ibadet lezzetinden mahrum bırakılmaktır. Nafile ibadetlerden zevk alamamak bir cezadır. Acilen kebair günahlardan arınmak gerekir. Midelerden ve cüzdanlardan haramı atmak zorundayız.

- O kadar vakit israf ediyoruz ki ibadet için ayıracağımız vakit, ancak farzlara ya yetiyor ya yetmiyor. Her şey gelişti. Teknoloji rahatlattı; ama vakit bırakmadı.

- Bid’atler de ibadet gibi ilgi bulduğu için, nefsi de tatmin ettiğinden nafilelere ayrılacak payı işgal ettiler. Hem nafileleri kaybettik, hem de bid’at bataklığına battık.

- Mubahlar ve nimetler bizi azdırdı, yediğimiz içtiğimiz yüzünden hasta olduk. En büyük düşmanımız yediğimiz yemekler olmaya başladı. Nefisler kuduracak hale geldi. Yemekten önce ve yemekten sonra yenecek şeyler listesi yapıp gülünç hale geldik. Bu kadar nimet bolluğu içinde ahirete ve nafileye verecek fazlalığımız ve himmetimiz kalmadı.

- Müslümanlar arasında örnek olarak bilinenler de mevkilerinin hakkını
veremediler. Bir Hasan Basri olacak yerde, herkesten önce taksitli
kampanyalara daldılar. Herkes gibi yediler, içtiler. Herkesten çok güldüler.

- Sünnet ve Hadis kelimesinden uzak kaldık. Sünneti ikinci sıra görevlerden
saydık. Ölen herkesi şefaate aday gördük; ama kimsenin sakal sünnetini ihya etmesini tavsiye etmedik. Cezaya düşmeyecek kadar kurallara uyana
iyi dedik. Hadiste geçen nafile hamlelerini yapmayı denemedik bile.
Neticede ibadeti mecburen yapan bir nesil olduk. Namazın evde kılınanını, camide ise kısa olanını, orucun iftarı iyi olanını, haccın turizme benzeyenini, zekâtın reklâma elverislisini tercih ettik.
Dinlediğimiz Kur’an’a okuyanın sesine göre değer verir hale de geldiysek!
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 22.03.2008, 20:06 ebu mus'ab isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #4
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:32 .