|
HAMSİYİ HANGİ YAGDA KIZARTACAGIZ
SORU- Ne fark var arasinda?
CEVAP-. İnsan vücudunun her hücresinde
hücre zari vardir.
Bu hücre zari lipo protein katmanla sarili.
Yani bir yag bir de protein.
Bu hücre zarindaki yag ana madde olarak omega-3'tür.
Tek tük omega-6 da içerir.
Biz yesillikten uzaklastikça ve hayvanimizi da yesillikten uzaklastirdikça elimizde tek bir omega-3 kaynagi kaldi.
O da dogal deniz baligi; kültür baligi degil.
Halbuki insanin her gün 1 gram omega-3 almasi gerekiyor.
Omega-6 yag asitleri ile omega-3 yag asitleri vücudumuzda ayni enzimlerle metabolize edilir.
Biz ayçiçegi yagi, soya yagi gibi yaglarla beslenip çok omega-6 aldigimiz için artik omega-3'e enzim kalmiyor.
Diyelim ki hamsiyi ayçiçegi yaginda kizarttik, o hamsiden artik bize fayda gelmiyor. Bütün yaglar, yag asitlerinin karisimidir. Onlar da 3'e ayrilir.
Doymus yag asitleri,
tekli doymamis yag asitleri,
çoklu doymamis yag asitleri.
Çoklu doymamis yag asitleri ikiye bölünür,
onlar da omega-3 ve omega-6'dir.
Bundan 40-45 yil öncesi omega-6 kolesterolü düsürüyor diye tüm topluma söyledik. Ayçiçegi ve misirözü yaglarini tükettirdik.
Fakat sonra anladik ki bu yaglar iyi kolesterolü de, kötü kolesterolü düsürdügü oranda düsürüyor.
Bizim kolesterol açisindan saglikli olmamizdaki unsur iyi ve kötü arasindaki dengedir.
İkisini birden düsürürse denge bozulmamis oldugundan herhangi bir iyilik elde etmis olmuyoruz.
DEPRESYONUN ÇARESİ SORU-
İkisi arasinda denge mi, fark mi önemli?
CEVAP- Oran önemli. Omega-6'yi o kadar fazla aliyoruz ki, almis oldugumuz azicik omega-3'ü de degerlendirmeden vücuttan hemen atiyoruz.
Omega-3 olmayinca hücre duvarina veremiyorsunuz.
Hücre duvari da omega-3'ten olusuyor.
Vücut da asil malzemeyi bulamadigi zaman
gecekondu yapar gibi ne bulursa onla hücreyi onariyor.
Omega-3 yerine, omega-6 yag asidi olan arasidonik asidi kullaniyor.
Ama bu asit bütün stres komalarinin hammaddesi. Gecekondunuzu el bombasiyla örmüs oldunuz. Disardan biri tas atsa havaya uçacak.
SORU- Ama o zaman da ben size stres ilaçlari satacagim.
CEVAP- Tabii. Omega-3'ten zengin beslenen toplumlarda depresyon çok az oranda görülüyor. Zihinsel performans artiyor.
Beynimizdeki toplam yag asidinin yarisi omega-3 olmak zorunda.
Ama biz vücudumuza bunu sunamiyoruz.
ÇAY VE ZEKA
SORU- Beslenmeyle dogrudan iliskili öyle mi?
CEVAP- Ayni sey mesela demir için de geçerli.
Zamaninda Türkiye'nin yarisi aptaldir lafi çok tepki yaratti.
Bunu bu sekilde ifade etmek hos olmadi, ama Türkiye'nin yarisinda demir eksikligi, kansizligi var. Demir eksikligi zihinsel eksiklik yaratir. Sonuçta demir üstünden düsünürsek Aziz Nesin hakliydi.
Türkiye'de çay tüketiminin de buna katkisi var. Demirin emilimini olumsuz yönde etkiliyor. Ama diger taraftan çay iyi bir anti oksidan.
SORU- Yemekten hemen sonra çay içme adetimiz var. Dogru mu?
CEVAP- Sekerle içmediginiz takdirde hiçbir zarari yok. Yemekten hemen sonra çay içilebilir.
SORU- Demirin emilimini engelledigi için iki saat sonra içmek gerektigi söyleniyor.
"ÇAYI SEKERSİZ İÇİN!"
CEVAP- Üç saat. Ben tekrar omega-3'e dönmek istiyorum. Çünkü hayati bir olay. Omega-3'ün eksikligi insanlari seker hastaligina itiyor. Damarlarin sertlesmesine yol açiyor.
Pihtilasabilirlik oranin artmasina, dolayisiyla kalp damarinin veya beyin damarinin pihtiyla tikanip "inme" veya "enfarktüs" olmasina yol açiyor.
Bir yandan omega-3 kaynaklarimiz çok azaldi. Toplum olarak zaten baligi çok az tüketiyoruz. Omega-6'yi çok tükettigimiz için omega-3'ün yolunu kesiyoruz.
Artik kesin olarak biliyoruz ki, ayçiçegi ve soya yagi kansere sebep olabiliyor. Akciger kanseri, meme kanseri, kalin bagirsak kanseri, seker hastaliginin olusumunu kolaylastiriyor.
SORU- Ayçiçegi de bir bitki. Neden zararli? Kimyasal yapisindan dolayi mi, üretim hatasindan mi?
CEVAP- Kimyasal yapisindan.
Kültür bitkisidir.
Omega-6 yag asidi içerdigi için.
Mesela zeytinyagi omega-9 yagidir.
Tekli doymamis yagdir ve omega-3 ün emilimine hiçbir zarari yoktur.
Ayrica ayçiçegi yaginin bir olumsuzlugu daha var. Pisirme esnasinda maruz kaldigi isidan sonra birtakim yapay yag asitlerine dönüsüyor.
Biz bunlara trans yag asitleri diyoruz.
Bu yag asitleri de yine kolesterolu oksitleyerek damar sertligi yapiyor.
Diger taraftan trans yag asidi beyindeki sinir kiliflarina girerek beyindeki iletiyi bozuyor ve parkinson, alzheimer gibi hastaliklara sebep oluyor.
"ANNEMİN YEMEKLERİ BASKAYDI"
SORU- Acaba "tadi güzel" dediklerimiz bize disardan dayatilan bir kavram mi?
Güzel nedir?
CEVAP- Esinizle ilk evlendiginizde yemek yaptiginiz zaman size itiraz etmedi mi, "benim annem böyle yapiyor" diye?
SORU- Ben güzel yemek yaparim.
CEVAP- Ona ragmen itiraz etti.
İnsan çocuklugundan alistigi damak tadini ariyor. Belki dünyanin en kötü asçisi annesi, ama insan neye alistiysa onu ariyor.
SORU- Eski çaglardan bu yana insana dair güzel-çirkin kavrami bile ne kadar çok degismis. Biz ona böyle bir deger yükledigimiz için güzel oluyor. Toplumda da dayatilan degerler var.
Kola ya da hamburger için "bak bu güzeldir" deniyor çocuklara.
CEVAP- Ben o yüzden üniversitelerde konferans vermeyi tercih ediyorum. Çünkü; onlar yakin zamanda anne baba adaylaridir.
SPOTLAR(ÖNEMLİ BİLGİLER)
"Bir kutu mesrubatta 35 gram;
200 gram meyvede 30 gram seker vardir.
İnsanoglunun 200 gram meyve disinda hiç seker yememesi gerekir.
Diyelim ki çok aserdiniz, 2 parça çikolata yediniz,
o gün meyve yemeyin.
Bir matematik yapmak zorundayiz.
Elbette, meyveden elde etmis oldugumuz birtakim vitamin ve antioksidanlari da feda etmis oluyoruz."
"Türkiye'de gençlerde inanilmaz bir demir eksikligi var.
Kirmizi et dogadaki en önemli demir kaynagidir. Bitkiden demir çok daha az özümsenebilmektedir. Dana eti bir demir kaynagidir, protein kaynagi degildir.
Ben proteinimi bulgurdan, baklagilden aliyorum zaten."
"Yapay yem üreticileri 'biz dünyayi nasil doyuracagiz' yalaniyla, hayvanlari meralardan ahirlara çektiler ve bugün her ahir hayvani seker hastasi.
Çünkü, pancar küspesiyle, yapay protein yemleriyle, patatesle ve misirla besleniyor.
Dogal beslenen inegin sütünde omega-3 vardir, yapay beslenende hiç yoktur.
Dogal beslenen inegin sütünde damar sertligi yapici donmus yag asidi yoktur, yapayda vardir.
Bu asitler fruktoz gibi kolesterolün asitlenmesine yol açar.
Dogal beslenen inegin sütünde dünyanin bugüne kadar bildigi en büyük antioksidan olan alfaminolimik asit vardir.
Bu maddeyi tüketen kadinlarda meme kanseri yüzde 40 daha az görülmektedir.
Yapay beslenen inegin sütünde bu hiç yoktur. Duymussunuzdur kirsal alanda 100 yasini asmis bazi insanlarda ikinci kalici disler düser ve onun yerine üçüncü disler çikar. İste bu dogal sütün eseridir. Dogal sütün maliyetinin çok pahali oldugu söylenir ama aradaki fark yüzde 10-15'i geçmiyor.
Elimizde tek bir omega-3 kaynagi kaldi.
O da dogal deniz baligi; kültür baligi degil.
Halbuki insan her gün 1gram omega-3 almasi gerekiyor.
Diyelim ki hamsiyi ayçiçek yaginda kizarttik, o hamsiden artik bize fayda gelmiyor.
Zeytinyagi omega-9 yagidir.
Tekli doymamis yagdir ve omega-3 ün emilimine hiçbir zarari yoktur.
Ayrica ayçiçegi yaginin bir olumsuzlugu daha var. Pisirme esnasinda maruz kaldigi isidan sonra birtakim yapay yag asitlerine dönüsüyor.
PROF. DR. KENAN CEVAP
|