|
6. Alim ve Ravi Olarak Ebu Eyyub
Okuma-Yazmanın henüz yaygınlaşmadığı İslam’ın ilk dönemlerinde az sayıdaki okur-yazardan biri olan Ebu Eyyub Hz. Peygamber’in vahiy katiplerindendi.
Resul-i Ekrem Efendimizin ders halkasında yetiştiği için engin bir ilme de sahipti. Bundan dolayı Allah Resulü’nün vefatından sonraki dönemlerde ilminden yararlanmak ve fetva almak için müracaat edilen bir kişi olmuştur.
Efendimiz’den 200 civarında hadis naklettiği bilinmektedir
Ebu Eyyub el-Ensari naklediyor;Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Herhangi bir gece İhlas suresini okuyan, o gece Kur’an’ın üçte birini okumuş gibi olur.”
7.Medine’den İstanbul’a
Ebu Eyyub el-Ensari ilerlemiş yaşına rağmen İslam için çalışmaktan geri kalmazdı. Cihad maksadıyla yılda en az bir defa sefere katılır ve herkese buna teşvik ederdi. Katıldığı en son sefer, hicri 49 (669) tarihinde müslümanlar tarafından gerçekleştirilen İstanbul kuşatmasıdır. O Medine’den binlerce kilometre uzakta meydana gelen bu kuşatmaya katıldığı zaman yaşı sekseni geçmişti. Ordu ile beraber İstanbul önlerine geldi ve şehrin fethedilmesi için büyük gayret gösterdi. Ancak bir sonuç alamadı. Bu arada kendisi ağır bir şekilde hastalanarak yatağa düştü. Bir vasiyetinin olup olmadığı sorulduğunda İslam ordusunun surlara yaklaşabileceği en ileri noktaya defnedilmeyi arzuladığını söyledi. Kuşatma esnasında vefat etti ve vasiyeti aynen yerine getirildi. Cenazesi yıkandıktan sonra bugün kendi adıyla anılan Eyüp Sultan’daki türbesinin bulunduğu yere defnedildi.
Bizans İmparatoru 4. Konstantinos (668-685), kalabalık bir asker topluluğu tarafından icra edilen cenaze merasimini surlardan izlemiş, ancak ne olduğunu anlayamamıştı. Bundan dolayı müslümanların arasına adam göndererek hareketliliğin nedenini araştırdı. İslam Peygamberi’nin ashabından önemli bir zatın buraya defnedildiğini öğrenince de Müslümanlara haber gönderdi ve islam ordusu buradan çekildikten sonra kabri açtırarak cesedi vahşi hayvanlara yedireceğini söyledi. Ancak gönderilen cevapta, böyle bir şey yapıldığı takdirde islam topraklarında yaşayan hristiyanların zarar görebileceği, hatta kiliselerin tahrip edilebileceği kendisine bildirilince bu niyetinden vaz geçerek kabre dokunulmayacağına dair teminat verdi.
Ebu Eyyub el-Ensari naklediyor;Hz. Peygamber (s.a.v.) bana şunu tavsiye etti:
“(La havle ve la kuvvete illa billah) sözünü çokça söyle! Çünkü o, cennetin hazinelerinden bir hazinedir.”
__________________
Taş yeşermez, geçmiş olsada nevbahar
Toprak olda bak, nasıl güller açar
Taş gibi idin çok gönül kırdın! Yeter!
Toprak ol, üstünde hoş güller biter.
Hz. Mevlana
|