14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 9 (1 Kayıtlı ve 8 Misafir) bulunmaktadır.

Online  
Tekil Mesaj gösterimi
leys
ONURSAL ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.692




Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.666 kere
kucult  büyük
SEKİZİNCİ DEVA

Ey âhiretini düşünen hasta!

Hastalık, sabun gibi, günahların kirlerini yıkar, temizler.

Hastalıklar keffâretü'z-zünub olduğu hadis-i sahihle sabittir.

Hem hadiste vardır ki,

"Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer; imanlı bir

hastanın titremesi de öyle günahları silker."
Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır;

bu hayat-ı dünyeviyede dahi kalb, vicdan, ruh için mânevî hastalıklardır.

Sen eğer sabredip şekvâ-şikayet- etmezsen, şu muvakkat -geçici- bir hastalıkla daimî pek çok hastalıklardan kurtuluyorsun.

Eğer günahları düşünmüyorsan,
yahut âhireti bilmiyorsan
veya Allah'ı tanımıyorsan,
sende öyle dehşetli bir hastalık var ki,

milyon defa sendeki bu küçük hastalıktan daha büyüktür; ondan feryad et.

Çünkü, bütün dünyanın mevcudatıyla kalbin, ruhun ve nefsin alâkadardır.

Mütemadiyen firak ve zeval ile o alâkalar kesilip,
sende hadsiz yaralar açılır.

Bahusus âhireti bilmediğin için, ölümü idam-ı ebedî tahayyül ettiğinden,
adeta,
güya yara bere içinde, dünya kadar hastalıklı bir vücudun var.

İşte en evvel, hadsiz yaralı ve hastalıklı bu büyük mânevî vücudun hadsiz hastalıklarına katî ilâç ve katî şifa verici bir tiryak olan

İmân ilâcını aramak ve itikadını düzeltmek gerektir ki,

o ilâcı bulmakta en kısa yol,
bu maddî hastalığın yırttığı gaflet perdesinin altında

sana gösterdiği aczin ve zaafın penceresiyle,
bir Kadîr-i Zülcelâlin kudretini ve rahmetini tanımaktır.

Evet, Allah'ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır.
Allah'ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla doludur;
derecesine göre, İmân kuvvetiyle hisseder.
Bu imandan gelen mânevî sürur ve şifa ve lezzet altında,
cüz'î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.
__________________
-DİPSOMAN-
eski 25.03.2008, 19:47 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #15
leys isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:25 .