14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
14 Şevval 1429
14 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 9 (0 Kayıtlı ve 9 Misafir) bulunmaktadır.

Online  
Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.753




Teşekkür etti: 560
Teşekkür aldı: 1.650 konuda 5.548 kere
kucult  büyük
50.jpg




Cüz:3,Sure:3 ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ Sayfa:50





10.Bilinmelidir ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâtları Allah huzurunda

kendilerine bir fayda sağlayacaktır.İşte onlar cehennemin yakıtıdırlar.





11.(Onların yolu) Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yo

la benzer.Onlar bizim âyetlerimizi yalanladılar.Allah da kendilerini günahla

rı yüzünden yakalayıverdi.Allah'ın cezası çok şiddetlidir.




12.(Resûlüm!) İnkâr edenlere de ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehen

neme sürüleceksiniz.Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!




(Bu âyet, müşriklerin veya bir başka rivayete göre yahudilerin, yakında

müslümanlar karşısında yenik düşeceklerini Hz. Peygamber'e müjdelemek

tedir.Nitekim Kur'ân'ın bu mucize haberi gerçekleşmiş ve gerek müşrikler,

gerekse yahudiler karşısında zafer müslümanların olmuştur.)




13.(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir

ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık

kendilerinin iki misli gören kâfir bir gurup, Alah dilediğini yardımı ile destek

ler.Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.




14.Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş

altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düş

künlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleri

dir.Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.




15.(Resûlüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sah

ipleri için Rableri yanında,içinden ırmaklar akan,ebediyyen kalacakları cen

netler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır.Al

lah kullarını çok iyi görür.




(14. âyette sayılan dünya nimetleri ve dünya güzelliğinin, insana sevdiril

diği ifade edilmiştir.Bu davranış tabiîdir, dünyevîdir.Esasen insanoğlu nef

sini ve neslini devam ettirebilmek için bu nimetlerden belli ölçüde istifa

de etmek zorundadır.Ancak insan bunlara kul köle olmamalıdır. 15. âyet

te bunlardan daha güzeli gösterilmiştir, çünkü öncekiler ne kadar güzel

olursa olsun geçicidir, ikinciler ise devamlıdır.)[/color]



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


----------------------------------------------------------------------
51.jpg




Sayfa:51 ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ Cüz:3,Sûre:3





16.(Bu nimetler) ''Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi

ateş azabından koru!'' diyen;



17.Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, hayra harcayan ve seh

er vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir).




18.Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, ken

disinden başka ilim yoktur.Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişler

dir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilah yoktur.




19.Allah nezdinde hak din İslâm'dır.Kendilerine kitap verilenler, kendilerine

ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler.

Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.




(''Din'' kelimesi, itaat ve ceza, millet ve şerîat manalarına gelir. Kur'ân-ı

Kerîm'de din kelimesi değişik manalarda kullanılmıştır.Yukarıdaki âyette ise,

kullar tarafından uyulması istenen ilâhi kanunun kastedildiği anlaşılmakta

dır. ''İslâm'' kelimesine de şu manalar verilmktedir: İtaat etmek ve bağlan

mak, selâmete kavuşmak, ibadette ihlâslı davranmak. Yukarıdaki âyette

''İslâm''dan, tek Allah inancına dayanan ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ri

saleti ile kemal noktasına ulaştırılmış bulunan ilâhî düsturların bütünü kas

tedilmektedir.)





20.Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: ''Bana uyanlarla birlikte ben

kendimi Allah'a teslim ettim.'' Ehl-i kitaba ve ümmîlere de: ''Siz de Allah'a

teslim oldunuz mu?'' de.Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir.

Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır.Allah kullarını

çok iyi görmektedir.




(''Ümmî'', lügatte okuma-yazması olmayan manasına gelmekte ise de tef

sirler, bu âyette, kendilerine kitap verilmemiş olan Arap müşriklerinin kas

tedildiğini belirtmişlerdir.)





21.Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına

kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onlara acı bir

azabı haber ver!




22.İşte bunlar dünyada da ahirette de çabaları boşa giden kimselerdir.On

ların hiçbir yardımcısı da yoktur.




(İman etmeyen ve dinin yayılmasına, adaletin uygulanmasına engel olma

ya çalışanların, ahirette hüsrana uğramaları tabiîdir.Dünyadaki hüsranları i

se bütün gayretlerine rağmen hak dinin yayılmasına, adaletin tecellisine

mani olamamalarında kendini göstermektedir.Kâfirler istese de, istemese

de Allah hak dini diğerlerine hakim kılacaktır.Amelin dünyada boşa gitmesi

nin bir manası da ömür sermayesini boşa harcamak, ahiret için bir şey ka

zanamadan ölüp gitmektir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (27.03.2008 Saat 21:07 ) değiştirilmiştir..
eski 27.03.2008, 08:58 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #41
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:28 .