Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 41 (8 Kayıtlı ve 33 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, hafsa, hiranur, ta-ha, yaralıyurek MafraK


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Dilnihad
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Mesajlar: 1.082


 
Yarışma Puanı: 840
Teşekkür etti: 249
Teşekkür aldı: 978 konuda 3.022 kere
52.jpg




Cüz:3,Sûre :3 ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ Sayfa:52




(Tefsirlerde, aşağıda meâli verilen âyetin nüzûlüne sebep olan sebep teş

kil eden muhtelif olaylar anlatılmıştır ki, bu olaylardan birisi şöyledir. İkisi

de yahudi olan bir kadınla bir erkek zina ederler.Tevrat'ta zinanın cezası

''recim'' olmakla beraber yahudiler, asaletleri sebebiyle bu kişileri recmet

mek istemezler;daha hafif bir ceza vereceği ümidiyle Resûlullah'a gelirler.

O da aynı ceza ile hükmedince bu hükme itiraz ederler.Hz. Peygamber

Tevrat'ın ilgili âyetini okutarak ona göre hüküm verir ve suçluların yine

recmedilmesini emreder.Umduklarını bulamayan yahudiler öfkelenirler.)
[/color]



23.(Resûlüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez

misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın Kitab'ına çağrılıyorlar da, son

ra içlerinde bir gurup cayarak geri dönüyor.




24.Onların bu tutumları: Bize ateş sayılı günlerde dokunacaktır, demeleri

nin bir sonucudur.Onların vaktiyle uydurdukları şeyler de dinleri hakkında

kendilerini yanıltmıştır.





25.Fakat, onları gelmesinde şüphe edilmeyen bir gün için topladığımız ve

hiçbir haksızlığa uğramaksızın herkese kazandığı şeyler tastamam öden

diği zaman halleri nice olur?





26.(Resûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dile

diğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediği

ni de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye

kadirsin.





27.Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi, diri

den de ölüyü çıkarırsın.Dilediğine de sayısız rızık verirsin.




(Bu âyette, gece ve gündüzün uzayıp kısalmasının, Allah'ın kudretine bir

nişâne olduğu anlatılmaktadır.)[/color]




28.Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmesin.Kim bunu yaparsa,

artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur.Ancak kâfirlerden gelebile

cek bir tehlikeden sakınmanız başkadır.Allah, kendisine karşı (gelmekten)

sizi sakındırıyor.Dönüş yalnız Allah'adır.





(Âyette yasaklanan dostluk, kâfirlere karşı gönülden bağlanma ve mümin

leri bırakıp onlara ilgi ve sevgi gösterme manasındaki dostluktur.Buna kar

şılık bir müslüman devletin -başka müslümanların aleyhine olmamak şartıy

la- kâfirlerle barış imzalaması ve başka bir gayri müslim devlete karşı işbir

liği yapması caizdir.)





29.De ki: İçinizdekileri gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir.Gök

lerde ve yerde olanları da bilir.Allah her şeye kadirdir.




(Müfessir Beyzâvi, bu âyeti tefsir ederken şöyle diyor: ''Eğer kalpleriniz

de kâfirlere karşı bir sevgi ve dostluk meyli varsa, onu saklasanız da

açığa vursanız da Allah bilir. Zira göklerde ve yerde olan her şeyi bilen

Allah, elbette sizin gizlinizi de,âşikarınızı da bilir.Ayrıca O, kâfirleri dost ol

manızı yasaklamasına rağmen, yine de siz bunda vazgeçmezseniz, sizi ce

zalandırmaya da kadirdir... Kısaca, O'nun muttali olmadığı ve cezalandır

maya gücünün yetmediği hiçbir kötülük ve isyan bulunmadığına göre, em

rine âsi olmak cür'etini göstermeyin.'')





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


-------------------------------------------------------------------

53.jpg





Sayfa:53 ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ Cüz:3,Sûre:3





30.Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşı

sında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi ara

sında uzun bir mesafe bulunsun.Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sa

kındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.





31.(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi

sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyi

cidir.




32.De ki: Allah'a ve Resûl'üne itaat edin.Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki

Allah kâfirleri sevmez.




33. 34.Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi

ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı.Allah işiten ve bilendir.



(İbrahim ve İmrân ailesinden maksat, müfessirlerin çoğunluğuna göre, on

lkardan sonra gelepeygamberlerdir.)




35.İmrân'ın karısı şöyle demişti: ''Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul sırf sa

na adadım.Adağımı kabul buyur. Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (ni

yetimi) bilen sensin.''





36.Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken; Rabbim! Ben o

nu kız doğurdum.Oysa erkek, kız gibi değildir.Ona Meryem adını verdim.Ko

vulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi.





37.Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi.

Zekeriyya'yı da onun bakımı ile görevlendirdi.Zekeriyya, onun yanına, mâ

bede her girişinde orada bir rızık bulur ve ''Ey Meryem, bu sana nereden

geliyor?'' der; o da : Bu, Allah tarafındandır.Allah, dilediğine sayısız rızık

verir, derdi.





(Zekeriyya aleyhisselâm, Hz. Meryem'in teyzesinin kocası idi. Âyette ifade

edildiği gibi Hz. Meryem'in Beyt-i Makdis'te bakımını Zekeriyya üzerine al

mıştı.Meryem'e özel bir oda tahsis etti ki ona âyette ''mihrap'' denilmiştir.

Mihrap, harp ve cihad vasıtası demektir.Bir nevi çile odası anlamını taşır.

Âyette geçen ''mihrap''ın, camilerde imamın namaz kıldırdığı yer olan mih

râb ile alâkası yoktur. Hz. Zekeriyya, Meryem'in her yanına girişinde çeş

it çeşit taze meyveler görürdü.Bunlar o mevsimde o bölgede yetişmeyen

meyvelerdi.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Konu Dilnihad tarafından (28.03.2008 Saat 23:13 ) değiştirilmiştir..
eski 27.03.2008, 23:26 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #42
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür edenler
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:22 .