anlat hocam, yetmedi dedim. sağolsun kırmadı bir hatırasını daha nakletmemiz için anlattı.
buyur hoca'm:
--------
oğlumun hastalığının yeni olduğu ve üst üste birçok sıkıntının had safhaya geldiği bir zaman, yine üstaz'ın yanına yürüyerek gidiyorum ve aklıma şöyle geldi:
'üstaz bize demişti ki: imanın alameti olarak zillet illet kıllet üçünden birisi mutlaka bir müslümanda olacak ve ben: Ya Rabbi! tamam! bir müslümanda bunlardan biri illa olacak, ancak bu kadarı bana çok ağır geliyor. çok genç yaşta böyle bir zat ile beni tanıştırdın. bu sayede aşırı melanete yönelmedim; ama ben ne yaptım ki, beni bu kadar ağır imtihan ediyorsun!? '
bu ahvalde hem ağlayıp hem yoluma devam ediyorum.
üstaz'ın yanına vardığımda, o gün, hiç sohbet etmemiş. bendeniz tam karşısına oturduktan on onbeş dakika sonra, sohbete şöyle başladı:
'ne yani!?
eyub aleyhisselam, koskoca bir peygamber idi. peygamberlerin peygamber olmadan evvel de sonra da günahları yoktur; ama buna rağmen Allah Teala, onun bütün vucudunu kurtlara yedirdi.
insanın başına bir müsibet gelmesi için, illa günahkar olması gerekmez!..'
bundan sonra üstaz sohbetine devam etti; ama bendeniz alacağımız almıştım, gerisinde ne konuştuğunu bilmiyorum. |