11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 50,43%
yaz: 15,38%
sonbahar: 23,93%
kış: 10,26%
Katılımcı sayısı: 117. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 76 (15 Kayıtlı ve 61 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, canane, dilara92, Dilnihad, DuaLar, haqperest, mutasyon, Ninja Kedi, Sakallı, sevimli22, tÜrkÜ mesutizm, Ummu Seleme


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
molla
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
molla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 239


 
Teşekkür etti: 41
Teşekkür aldı: 133 konuda 317 kere
II- ABDÜLAHAD NÛRÎ’NİN EBEVEYN-İ RESUL RİSALESİ

Abdülahad Nûrî, Ebeveyn-i Resul ile ilgili görüşlerini bu konuya tahsis ettiği “Te’dîbü’l-mütemerrîdîn”[17] adlı müstakil risalesinde incelemiştir. Risalenin çeşitli Arapça nüshaları ve Osmanlıca özetleri bulunmaktadır.[18] Mezkur risalenin Nûrî’ye nispetiyle ilgili kayıtlarda bazı karışıklıklar bulunmaktaysa da incelendiğinde bunun müstensih hatası olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Süleymaniye Ktp., H. Hüsnü Paşa, 471, Ta’lik, vr. 63-81’deki risale “Risaletü’l-valideyn Te’dîbü’l-mütemerridîn” ismiyle Kınalızâde Ali Çelebi, Alaüddin Ali b. Emrullah el-Hınnâî‘ye (ö.979/1571) nispet edilmiştir. Keza Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmut Efendi, 2022 ile Süleymaniye Ktp., Pertevniyal 96/3, vr. 116a-137b de kayıtlı bulunan ve Hasan b. Hasan b. Ali tarafından istinsah edilen risalenin başında “haza risaletü te’dîbi’l-mütemerridîn li merhum müftî Ali Çelebi nevverALLAHu markadehu…” yazılarak, eser yine Ali Çelebiye nispet edilmiştir. Halbuki bu risaleler diğer nüshalarla karşılaştırıldığında Abdülahad Nûrî’ye ait olduğu görülecektir. Bu karışıklık mezkur risalelerin “Mecmû’atü’r-resâil” şeklinde olduğu, bu ikisinin hemen peşinde aynı sayfanın yarısından itibaren başlayan Müftü Ali Çelebi’ye ait “Risalelü’t-deverân fî beldeti Kostantiniyye” adlı risale geldiği için müstensihler önceki risalenin de Ali Çelebi’ye ait olduğunu zannederek ona nispet etmiş olmalıdırlar.

Abdülahad Nûrî risalesini yazma gerekçesiyle ilgili şöyle demektedir: “Selef hakkında ileri geri konuşmayı kendilerine yol edinmiş olan bazı yoldan çıkmış sapkın kimseler, aklın üstünden edep perdelerini kaldırarak ALLAH’ın Habibi’nin (s.a.v) nesebine dil uzatmaya başladılar. Üstelik hadis hafızlarının itimat ettiği, dirayet ehlinin önemli gördüğü rivayetlerin belirleyici sınırlarına ulaşmaktan aciz oldukları, ilgili rivayetlerden müteahhir ile mütekaddimi, zayıflarla mensuh olanları, birbirleriyle çelişenler ile müevvel olanları birbirinden ayıramadıkları, akıl ve ilmî durumları kıt olmakla beraber ilgili nakiller hakkında derinlemesine araştırma yapmadıkları halde bu işe yeltendiler. İşte bu yüzden Hazreti üstad-ı a‘zam, âlimlerin en fazılı, irşat dairesinin kutbu, Şeyh Abdülmecid es-Sivâsî, bana, taş kalplilere karşı en sağlam rivayetleri toplayarak maksada en faydalı ve işe yarar rivayetlerden hareketle bir eser yazmamı emretti…”[19]

Abdülahad Nûrî, Ebeveyn’in mümin ve ehl-i necat olduğu kanaatindedir ve bu itibarla risalesi, kendi kanaatini ispat ve savunma amaçlı bir eserdir. Böyle olmakla beraber bütün bütün de ilmîlikten ayrılmamış, ilgili rivayetleri almada seçici davranmış ve kendince aralarından en sağlam olanları tercih etmiştir. Bu konuda o, hadis hafızlarının usül ve kurallarına riayet ettiğini, biraz da mübalağalı edebî bir üslup içinde konuyla ilgili zayıf rivayetler denizine dalıp bu deryadan daha önce hiçbir insan ve cin elinin ilişmediği inci ve mercanlar çıkardığını ifade etmiştir.[20]

Abdülahad Nurî, risalesini bir mukaddime ve üç bölüme ayırmıştır. Mukaddime’de sahabe ve tabiinden itibaren Ebeveyn-i Resul’ün ehl-i necat olduğunu kabul eden[21] önemli şahısların isimlerini tek tek sıralamıştır. Nûrî, zikrettiği bu şahısların bazı âyet ve hadislere dayanarak Hz. Peygamber’in sadece anne-babasının değil, bütün ata ve annelerinin muvahhid olduğunu kabul ettiklerini ifade etmiştir.[22] O, okuyucu üzerinde daha ikna edici olma düşüncesiyle bu kanaatte olanların isimlerini tek tek zikretme yolunu izlemiş olmalıdır. Risalenin birinci bölümü, Resulullah’ın anne-babasının ehl-i necat olduğunu benimseyenlerin delillerine; ikinci bölümü, Ebeveyn’in ehl-i necat olduğunu kabul etmeyenlerin ileri sürdükleri itirazlara verilen cevaplara; üçüncü bölümü ise Hz. Peygamber’in zerre/gen ve nurunun Hz. Adem’den beri nezih nesiller içinde intikaline ayırılmıştır. Bununla birlikte Nurî, bu genel başlıklar altında konuyu işlerken yer yer “Ebû Talib’in İmanı, Ebû Hanife’nin (ö.150/767) Ehl-i Beyt taraftarlığı, Fil Suresinin tefsirinde Abdülmuttalib’le ilgili hususların zikredilmesi, Hz. Peygamber’in baba ve anne tarafından soyu ağacı gibi” bazı tâlî konulara da değinmiştir.

Abdülahad Nurî’nin Ebeveyn hakkında düşünceleri onun mezkur risalesi çerçevesinde incelenmiş, imkanlar ölçüsüne müellifin yararlandığı kaynaklar kullanılmıştır.
eski 26.10.2006, 13:00 molla isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #4
molla isimli üye'ye teşekkür edenler
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:25 .