12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 41 (10 Kayıtlı ve 31 Misafir) bulunmaktadır.

Online   --sena--, 1garibyolcu83, DeRCan, HamS, okyanus, seyyahcagri, yekru, _eslem_ Dagistan
Tekil Mesaj gösterimi
ebu mus'ab
Mü'min
(Konuyu Başlatan)
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 601




Teşekkür etti: 561
Teşekkür aldı: 597 konuda 2.958 kere
kucult  büyük
Uzay Çağında Velilik Mümkün Mü?

Kulluğun çağı, gecesi, gündüzü yoktur. İlk insandan son insana kadar aynı imtihana tabiyiz.
Elbette her zamanın kendine göre farklı bir fitnesi vardır.
Namaz aynı namaz, zekât aynı zekât, oruç aynı oruçtur.
Teheccüd aynı teheccüddür.
Kur’an aynı Kur’an’dır.
Şeytan da aynı şeytandır.
Yasak olan yine faizdir, zinadır, kumardır, alkoldür.
Emirler ve yasaklar aynı kaldıkça cennette ve cennete girme şartları aynı demektir.
Bu çağın verdiği rehavetten ötürü himmetler düşmüş olabilir.
İsteyen için bütün yollar açıktır. İnfaktan şehadete kadar her yol…
Velilik de dâhil.

Bir gerçeğe dikkat etmek durumundayız:

İslam’ın en iyilerinin sahabiler olduğunu biliriz. Bütün ibadetlerin en iyisini, teslimiyetin
en güzelini gösterdi onlar. Onlardan Allah razı oldu. Onlar da Allah’tan razı
oldu. Nicelerine ölmeden cennet müjdesi verildi. Veli olduklarına veya içlerinden büyük
bölümünün veli olduğunda her halde süphe yoktur.
Sahabilerden bize nakledilen keramet sayısı, daha sonraki asırlarda gelen ve haklarındaki
malumatımız sahabiler kadar olmayan insanlardan nakledilen keramet sayısından
çok azdır. Neredeyse bütün sahabilerin nakledilen kerameti, son asırlarda yasayan
bir veli zattan nakledilenden azdır.
Neden?
Bu nedenin cevabı önemlidir.
Önce biz, keramet olarak uçmayı, ateşte yanmamayı anlıyoruz. Evet, onlar da keramet
olabilir. Fakat sahabiler: ‘Sana anam, babam feda olsun ya Resullellah.’ demekle ve
dediklerini ispat etmekle, hiçbir çağda bir daha gösterilemeyen kerameti gösterdiler.
Meydanlarda yaptıkları cihadları muazzam bir keramet olarak meleklerin defterlerine
yazıldı. Eğer keramet, Allah’a yakınlığı gösteren bir işaretse, onlar işarete filan gerek
kalmadan, Kur’an ayetiyle, Peygamber aleyhisselam müjdesi ile o yakınlığın garantisi
altında oldular. Ebu Bekir için, Ömer için işarete filan gerek mi kaldı?
Sık sık kerametin gündeme gelmesinde bir ihtiyaç hissediliyorsa, bu ihtiyacın nedeni
tahlil edilmelidir. Bir veli, öğrencinin diploma peşinde olduğu gibi keramet peşinde
olmaz. O, Allah’ın rızası peşindedir; kerametler onu izler durur.

senabil dersleri
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”




http://ebumusab.blogcu.com
eski 28.03.2008, 21:41 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #18
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:59 .