Abdullah ibni Ömer
radıyaUahu anhümâ anlatıyor.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yolculuğa çıkacak biriyle vedalaşırken onun elini tutar, o adam elini çekmedikçe Hz. Peygamber de çekmez ve ona şöyle dua ederdi:
Dinini koruman,
emanetlerini ifa etmen,
ve amellerini hayırla sonuçlandırman için
seni Allah'a emanet ediyorum.1
EbCı
Saîd el-Hudn
rachyallahuanh gediyor:
"elbise, göm §öyle dua ederdi:
ve amacına u Sana sığınırını.
Ebfi Saîd cl-Hudn ra>
dıyallahıt anh şöyle diyor:
Hoşlanmadığı bir§ey gördüğünde, bunu yüzüne bakınca anlardık.
Câbir ibni
i Abdullah radıyaUah
anhümâ anlatıyor
Babam Abdullah ibni Haram Uhud Savaşında şehid düştüğünde
geride dokuz kız,
bir hayli de borç bırakmıştı.
Alacaklılar haklarım almak için pek anlayışsız davrandılar.
Ben de Resûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem'e başvurdum;
alacaklılarla konuşmasını söyledim.
Hurma bahçesinin o yıl verdiği ürünü kabul etmeleri
ve borcun geri kalan kısmından vazgeçmeleri konusunda
onları ikna etmesini istedim.
Resûl-i Ekrem alacaklılardan bunu istedi,
fakat hiçbiri kabul etmedi.
O zaman Allah'ın Elçisi bana,
"Yarın sana geleceğim" buyurdu.
Ertesi sabah Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer ile
birlikte geldi, hurma bahçesini dolaştı,
hurmanın bereketlenmesi için dua etti. Bana da,
"Hurmalarım toplayıp cins cins ayır,
iyi hurmaları (acve hurmasını) bir boy,
kalitesiz hurmaları bir boy yap.
Sonra durumu bana bildir" dedi.
Dediklerini yapıp durumu ona bildirdim.
Hz. Peygamber geldi, hurmaların başına oturdu ve bana,
"Haydi herkese alacağım ölçüp ver!" buyurdu.
Ben de hurmaları ölçerek herkese alacağını verdim,1
Hurmalar hiç eksilmemiş gibi öylece duruyordu.
1. Hurmaları Resûl-i Ekrem'in kendi elleriyle ölçüp alacaklılara verdiği de rivayet edilmektedir
Berâ
ibtıi Âzib radıyallahu anhiimâ anlatıyor:
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu:
Yatağına yatmak istediğin zaman namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ yanına yat ve şöyle dua et:
Allahım!
Kendimi Sana teslim ettim.
Yüzümü Sana çevirdim.
İşimi Sana ısmarladım.
Sırtımı Sana dayadım.
Ümit bağladığım Sen, korktuğum yine Sensin.
Senden kaçıp sığınacak
ve Senin elinden kurtulacak bir yer varsa
yine Sensin.
İndirdiğin kitabına,
gönderdiğin peygamberine iman ettim.
Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam etti:
Eğer o gece ölürsen imanlı olarak ölürsün; ölmez de yaşarsan, büyük sevap kazanırsın. Yalnız bu dua, senin o geceki son sözlerin olsun.
Ben hadisi ezberlemeye çalışırken,
"gönderdiğin nebîne" diyecek yerde,
"gönderdiğin resulüne" deyince,
Resûl-i Ekrem, eliyle göğsüme vurarak,
"Hayır, 'gönderdiğin nebîne' diyeceksin" diye düzeltti. |