12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 35 (9 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online   #cahid#, aXa, karduası, menekşe, siyahsancaktar kebirulcady06, mesutizm
Tekil Mesaj gösterimi
siyahsancaktar
Ceddi Osmanlı.....
(Konuyu Başlatan)
 
siyahsancaktar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 4.178




Teşekkür etti: 32.273
Teşekkür aldı: 3.689 konuda 11.264 kere
kucult  büyük
Enes ilmi Mâlik radıyallahu anh anlatıyor:
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem
Zeyneb binti Cahş ile evlendiği gün,
evinde verdiği yemeğe herkesi davet etti.
Gelen yemeğini yiyip gidiyordu.
Ben, artık gelecek kimse kalmadığını söyleyince,
sofranın kaldırılmasını emretti.
Bazı davetliler oturup konuşmaya başladılar.
Hz. Peygamber onların gitmediğini görünce
doğrulup kalktı;
onun kalktığını görenler kalkıp gittiler.
Yalnız üç kişi sohbete devam etti.
Bunun üzerine Resûl-i Ekrem,
onlara kalkıp gitmeleri gerektiğini
anlatmak için dışarı çıktı;
Hz. Aişe'nin odasına kadar gitti, onunla konuştu.
Hz. Aişe onun evliliğini tebrik etti.
Sonra diğer hanımlarına uğrayıp hatırlarını sordu.
Onlar da kendisini tebrik ettiler.
Resûl-i Ekrem sohbet edenlerin gitmiş olacağını
düşünerek eve döndü.
Adamlar hâlâ konuşup duruyorlardı.
166
Allah'ın Elçisi son derece hayâlı bir insandı. Onlara gitmeleri gerektiğini söyleyemedi. Tekrar Hz. Aişe'nin odasına doğru yürüdü.
Sohbet edenlerin gittiğini
ona ya ben veya bir başkası haber verince
eve döndü.
Bunun üzerine Ahzâb Sûresinin 53. âyeti nazil oldu.
Bu âyette,
Peygamber izin vermedikçe
evine kimsenin girmeyeceği,
yemeğe davet edilenlerin yemekten sonra kalkıp gideceği,
orada oturup sohbete dalmayacağı,
aksi halde Peygamberin rahatsız olacağı,
ama utandığı için bunu belli etmeyeceği
mü'minlere öğretildi.
,
Câbir ibni
Scmiire rayıdallahıt anhümâ şöyle diyor:
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kılardım.
Onun namazı da, hutbesi de normal uzunlukta idi. Cuma günleri hutbeyi uzatmaz, birkaç cümle söylemekle yetinirdi.

Câbir ibni Abdullah radıyallahu anh şöyle diyor:
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem
Secde ve Tebâreke
sûrelerini okumadan uyumazdı.

Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:

Birgün adamın biri1
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'in
huzuruna girmek için izin istedi.
Allah'ın Elçisi,
"O adam kabilesinin en kötüsüdür"
diye oradakileri uyardıktan sonra,
"Girmesine izin veriniz" buyurdu.
Adam huzuruna girdikten sonra da
ona güler yüzlü ve nâzik davrandı.
Bu şahıs kalkıp gittikten sonra,
"Ey Allah'ın Elçisi!" dedim.
"Hem o adamın kötü biri olduğunu söylediniz,
hem de ona niçin iyi davrandınız?"
"Âişe!" buyurdu:
Kıyamet günü Allah katında insanların en kötüsü, fenalığından korunmak için kendisini herkesin terk ettiği kimsedir.
1. Hadiste sözü edilen kimse, Müslüman olmadığı halde Müslüman geçinen, Hz. Peygamber vefat edince de dinden dönen biriydi.
eski 29.03.2008, 14:43 siyahsancaktar isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #21
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:48 .