|
Ümmü Atıyye radıyallahu anh diyor ki:
"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber yedi gaza ve savaşa katıldım. Konak yerlerinde onların arkalarında bulunur, kendilerine yemek yapar, yaralıları tedavi eder, hastalara bakardım."
Enes b. Malik de şöyle diyor: "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem gazaya Ümmü Süleym ile birlikte giderdi. O gaza ettiği vakit Ensar'dan bazı kadınlar da beraberinde bulunur, su verirler ve yaralıları tedavi ederlerdi."
İmam Buharı de Rubeyyi bint Muavviz'in şu sözünü rivayet eder: "Gazalarda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber bulunarak su verirdik, yaralıları tedavi eder, ölüleri Medine'ye naklederdik. "
İmam Buhari ve îmanı Müslim, Enes radıyallahu anh'dan şöyle rivayet eder: "Uhud Savaş'ı kopunca bazıları Hz. Peygamberin sallallahu aleyhi ve sellem yanından bozguna uğradılar. Ebu Talha ise Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellem Önünde onun üzerine deriden bir kalkan tutuyordu. Ebu Talha, güçlü bir şekilde ok atan atıcı bir adamdı. O gün iki veya üç yay kırdı. Beraberinde ok sadağı bulunan bir adam geçerken hemen Peygamber (s.a,): "O okları Ebu Talha'ya ver" buyurdu. Nebiyyallah sallallahu aleyhi ve sellem uzanıp düşmana bakıyor, Ebu Talha ise:
- Ya Nebiyyallah! Annem babam sana feda olsun, uzanıp bakma! Düşmanın oklarından sana bir ok isabet etmesin. Göğsüm onlara senin göğsünden daha yakın olsun, diyordu.
Yemin olsun ki Ebubekir'in kızı Aişe ile Ümmü Süleym'i paçalarını sıvamış halde gördüm. Ayaklarındaki halkaları (ayak bilezikleri) görüyordum. Su kırbalarını sırtlarında taşıyor, sonra gazilerin ağızlarına boşaltıyor, bilahere dönüp tekrar dolduruyor ve gelerek yine cemaatin ağızlarına boşaltıyorlardı. Vallahi uyuklamaktan Ebu Talha'nın elinden ya iki yahut üç defa kılıç düştü."
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
|