12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 47 (8 Kayıtlı ve 39 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Can U Can, DeRCan, kasif_gnc, nur talebesi Dagistan, Hak-dilaram
Tekil Mesaj gösterimi
leys
ONURSAL ÜYE
(Konuyu Başlatan)
 
leys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.09.2006
Mesajlar: 1.692




Teşekkür etti: 3.318
Teşekkür aldı: 1.478 konuda 5.659 kere
kucult  büyük
DOKUZUNCUDEVÂ

Ey Hâlıkını tanıyan hasta!

Hastalıklardaki elem ve tevahhuş ve korkmak ise,

hastalık bazen ölüme vesile olduğu cihetindendir.

Ölüm, nazar-ı gaflet ve zâhirî cihetinde dehşetli olduğundan, ona vesile olabilen hastalıklar korkutuyor, telâş veriyor.

Evvelâ bil ve katî İmân et ki, ecel mukadderdir -miktarı ve kıymeti biçilmiş olan-, tagayyür etmez -başkalaşmaz-.
Çok ağır hastaların başında ağlayanlar ve sıhhatleri yerinde olanlar ölmüşler, o ağır hastalar şifa bulup yaşamışlar.

Saniyen: Ölüm, sureten göründüğü gibi dehşetli değil.
Çok risalelerde gayet katî, şeksiz, şüphesiz bir surette,
Kur'ân-ı Hakîmin verdiği nurla ispat etmişiz ki,

ehl-i İmân için ölüm, vazife-i hayat külfetinden bir terhistir.

- Hem dünya meydanındaki imtihanda, talim ve talimat olan ubudiyetten
-kulluktan- bir paydostur.

- Hem öteki âleme gitmiş yüzde doksan dokuz ahbap ve akrabasına kavuşmak için bir vesiledir.

- Hem hakikî vatanına ve ebedî makam-ı saadetine girmeye bir vasıtadır.

- Hem zindan-ı dünyadan, bostan-ı cinâna-cennet bahçelerine- bir davettir.

- Hem Hâlık-ı Rahîminin fazlından, kendi hizmetine mukabil ahz-ı ücret-ücret alma-etmeye bir nöbettir.

Madem ölümün mahiyeti hakikat noktasında budur;
ona dehşetli bakmak değil, bilâkis rahmet ve saadetin bir mukaddemesi nazarıyla bakmak gerektir.

Hem ehlullahın bir kısmının ölümden korkmaları, ölümün dehşetinden değildir. Belki daha fazla hayır kazanacağım diye, vazife-i hayatın idamesinden kazanacakları hayrat içindir.

Evet, ehl-i İmân için ölüm rahmet kapısıdır, ehl-i dalâlet için zulümat-ı ebediye kuyusudur.
__________________
-DİPSOMAN-
eski 29.03.2008, 18:38 leys isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #16
leys isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:24 .