koylu´isimli üyeden Alıntı
Esselamu aleykum.
Yani Allah Tealadan baskasi zil yani gorunusten ibarettir olarak anlayabilirmiyiz konuyu?
Zira mektubat'i Imam'i Rabbani Rahmetullahi aleyde okumustum tam olarak anlayamamistim vesselam.
İbnu Kesîr'in naklettiği Ebî Seleme ve Ebî Hureyre'den gelen sahih bir rivayette, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu.
" Sözün en doğrusu, şair Lebîd'in söylemiş olduğu: ' Dikkat, Allah'tan başka her şey zeval halinde, helaktedir.' sözüdür. "
İbnu Kesir diyor ki: Bunun muktezası şudur: Gerçekte Allah Teâlâ’dan başka her şey, bütünüyle fanidir, zevaldedir. Bârî Teâlâ'nın Zât'ı, her şeyden önce ilk.. ve her şeyden sonra sondur.
Kâdı Beydâvi El-Kasas sûresinin son ayetinin tefsirinde: " Gerçekte Allah Teâlâ'nın Zât'ından başka her şey mümkündür; haddi zatında zevalde ve ma'dumdur." Er-Rahman sûresinin " Yeryüzünde her şey fânîdir. İkram ve Celal sahibi Rabb'inin Zât'ı bâkî kalacaktır." meâlindeki 26-27'nci ayetinin tefsirinde de "
Eğer sen mevcudatın cihetlerini araştırsan ve zatlarını teftiş etsen, Allah Teala'nın Zat'ından başkasının, haddi zatında zevalde olduğunu görürsün; Rabb'inin rızasının ciheti müstesna.. " demektedir.
Mercânî bunu naklettikten sonra diyor ki:
Ariflerin ittifakıyla, mümkinatın hepsi; helak, zeval ve fenâ halindedir. Hakiki vucudları yoktur. Ancak hakiki mevcud, doğrusu vücud, Allah Teala'dır. Bir şahs-ı vâhid, muhtelif bir çok aynalarda zuhur ettiği gibi, Allah Teâlâ'da mümkünlerde tecelli eder. Bu tecelli ve zuhurdan başka, mümkünlerin hiçbir vücudu yoktur.