| Mü'min
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 561
Teşekkür etti: 508
Teşekkür aldı: 559 konuda 2.783 kere
| Kuru Dindarlık Kuru Dindarlık
Nureddin YILDIZ’ın SOSYAL DOKU DERNEĞİ’ndeki 30.03.2008 Tarihli Dersidir www.sosyaldoku.com En Dindar Kim?
Şüphesiz en dindar, Allah’ı en iyi bilen, O’na en güzel kulluğu yapan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Din ne anlamı ifade ediyorsa O, onu yapmıştır. Yaptığının daha iyisi yoktur. Nitekim daha iyisini yapma iddiası gibi algılanacak tavırları reddetti. Onun gibi olmaya çalışanlar, o yolda emek verenler de ‘iyi dindar’ olma yolundadırlar. Ashabdan itibaren asırlardan beri sayılarını sadece Allah Teala’nın bilebileceği kadar kalabalık bir Müslüman grubu, iyi Müslüman olmak için uğraştı, didindi. Herkesin yaptığı ve yaptığının muhasebesi Allah’ın takdirine kaldı. Allah adına, din kalıbıyla yapılan işlerin iyi veya kötü sonuçlarını biz değerlendiremeyiz. Hüküm Allah’ındır. Kendisi de bir kul olan insan, diğer kulların hesabını görmeye kalkamaz. Fakat din ölçüleriyle, emirleriyle ortadadır. Ona uygunluk
esas olduğuna göre elimizde net ölçüler var demektir. Birbirimizi iyi veya kötü olmakla tenkit etmek yerine, hangi amelimiz sünnete daha uygun,
hangi amelimiz daha ihlâslı gibi ahiretimizi direk ilgilendiren
meseleler etrafında gündem olusturmamız evla olandır.
En dindar belli. Dindarlıkta iyiliği yakalamak için koşuşturacak
olanlar ise kıyamete kadar sürecektir. Düşülecek,
kalkılacak, tekrar düşülüp tekrar kalkılacak; ama
iyi olma mücadelesi devam edecektir.
Allah’ın kullarının bir bölümünün iyilerden olması, bir
bölümünün ise sakilerden olması O’nun kaderidir. Yapılacak
bir şey yoktur. Böyle takdir edildi, böyle gidecek.
İyilerden olmak için uğraşacağız. Şunlar Allah’ın âsî kulları, bunlar ise mümin kulları. Âsîlerin yolu belli, sonu belli!
Müminlerin de yolu belli, sonu belli elbette! Ancak âsîlerden olup, âsîliğin hakkını
vermemekle itham edilen yoktur. Çünkü iman çizgisini astıktan sonra bütün yollar cehenneme çıkar. Müminlik dairesinde kaldığı halde imanın içini dolduramamak, imanı erimeye terk etmek, imanı sözde bir iddia haline getirmek ahde vefasızlıktır. Mümin, kulluk sözü vermiş insandır. Sözünden caymış hale getiren tavırları, sözleri onu vefasız duruma düşürüyorsa, bunu bir hastalık belirtisi olarak görmeli ve hesaba çekilmeden kendisini hesaba çekmelidir. Şükreden Kul:
Ayakları şişinceye kadar namaz
kıldığı bir gecede Resûlullah
sallallahu aleyhi ve selleme, neden
kendisini bu denli yorduğu sorulunca,
‘Şükreden bir kul olmayayım
mı?’ diye cevap vermişti.
devam..
__________________ “Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.” |

03.04.2008, 21:17
| |
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
| |