Ailenin vazgeçilmez şartı, niçin sabırdır? Ailenin vazgeçilmez şartı, niçin sabırdır?
Karı koca demek iki tane ağaçtan yapılmış manken insan gibi birbirinden farksız olmak demek değildir.
Mesele, temel, mefhumlarda ayrı olmamak, İslâm’ın esas konularında zıt düşmemektedir. Bunlarda bile farklılık olsa işi zamana bırakıp, düzeltmeye yönelmek gerekir.
İnsanın kalbini, gönlünü gerçeğe çevirme selahiyeti yalnız kendi elinde olan Allah’a havale etmelidir.
Rabbimiz Rasulü’ne bile:
– Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Ancak Allah’tır istediğini hidayete erdiren, gerçeğe döndüren, buyurmuştur.
Sözün burasında insanlığa örnek aile hayatı yaşamış olan Efendimiz (sav)’den bir misal arz edeyim de görün aile içinde ne gibi olaylar olabilir, ne türlü de düzeltme yoluna gidilir.
Efendimiz Hazretleri kızı Fatıma’nın evine girdiğinde damadı Ali’nin bulunmadığını görünce soruyor. Cevap:
– Ali ile bir konuda biraz tartıştık. O da küsüp gitti, nerede olduğunu bilemiyorum.
Efendimiz (sav) üzülerek yanında bulunan Sehl bin Sad’a emir verir:
– Git Ali’yi bul. Nerede olduğunu bana bildir.
Az sonra gelen Sehl bin Sad:
– Ya Rasûlallah, Ali mescitte toprak üzerine uzanmış uyuyor, der.
Efendimiz (sav) hemen mescide gider, uzanmış halde toz toprağa bulanmış vaziyette görünen Hz. Ali’ye şöyle seslenir:
– Kalk ya Eba Tûrab!
Bu sesleniş üzerine uyanıp baktığında başı ucunda Rasûlullah’ı (sav) gören Hz. Ali (ra) hemen fırlayıp ayağa kalkar. Efendimiz (sav) şefkatle elinden tutar, evine getirir ve birlikte otururlar. Şuradan buradan sohbetle arayı bulup küslüğü giderir, tam bir sevgi saygı ortamı meydana getirdikten sonra kalkıp gider.
Bu sırada Rasûlullah’ın mübarek yüzündeki sevinci gören sahabi sorar:
– Ya Rasûlallah, sizi çok sevinçli görmekteyiz.
Şöyle cevap verir:
– Nasıl sevinmeyeyim? Çok sevdiğim iki kişinin arasını bulmaya muvaffak oldum. Bu sevinilecek bir olay.
Beylere ve hanımlarla bu olay bir şeyler fısıldamış olmalı, benim bir şey ilave etmeme ihtiyaç duyulmamalıdır.
Zira Hazret-i Ali ile Hazret-i Fatıma da aile içi nazlanmalara maruz kalabiliyor; ama işi uzatmayıp düzeltmeye yöneliyorlar. Bize ne oluyor sanki? Yoksa (haşa!) biz onlardan daha mı ileriyiz?
__________________ ALLAH'IN BILE INSANLAR HAKKINDAKI
HÜKMÜNÜ, ÖMÜRLERI SONA ERDIKTEN SONRA
VERDIGINE INANIRKEN ...BIZ KIM OLUYORUZDA
INSANLARI BIRKAÇ KEZ GÖRMEK IKI ÜÇ YAZI OKUMAK
BIRKAÇ DEDI KODU DINLEMEKLE... YARGILAMA HAKKINA
SAHIP OLABILIYORUZ.! |